Zeynep ABBASOĞLU

Zeynep ABBASOĞLU

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Eski Yeni

A+A-

Eski Yeni

 

Yeni yıla girmemize dört gün kaldı. Gazetelerdeotellerin yılbaşı programları, dostlar arasında “Ne yapsak acaba?” telefon trafiği, eve istediğimiz paket servislerin içinden çıkan “Yılbaşı hindiniz bizden” reklamları, acaba kime ne alsam tasası...

 

Kısacası yorucu ve benim için sıkıcı bir hafta. Her sene alınan ama hiç bir şekilde uygulanmayan yeni yıl kararları, göz açıp kapayana kadar geliveren yeni sene.

 

Yılbaşı gecesi nereye gidileceğine ve kimlerin gelip gelmeyeceğine karar verene kadar geçen son haftanın benim için en eğlenceli tarafı, o haftanın farklı arkadaşlar ile bir araya gelip önden yapılan kutlamalar oluyor.

 

Geçtiğimiz cumartesi akşamı yine böyle küçük bir grup, dışarda bir şeyler yer, sonrasında da belki bir yere daha uğrarız diye plan yaptık. Gecemiz çok güzel başladı. Ankara’ya ilk karın yağması da yılbaşı kutlamamıza renk kattı. Kar yağışının şiddetleneceği belli olduğu için gayet sıkı giyinip ayağımıza da kar botlarımızı geçirip çıktık dışarıya.Yemeğimizi yedik, uygulamayacağımız planlardan konuştuk ve sonrasında “hava çok güzel, hadi Kızılay’a yürüyelim” dedik.

 

Kızılay’da, çok sık gitmesek de tarzını beğendiğimiz ve artık bir klasik haline gelmiş “Eski Yeni” adında bir bar vardır. Bu sene dokuzuncu yılını kutlayacakmış. Çizgisinden hiçbir şey kaybetmeyen nadir mekânlardan biri. Güzel müzik yapar; güzel, rahat insanlar gelir. Oraya uğramanın tek sebebi gerçekten eğlenmektir.Biz de oraya kadar yürümüşken biraz da orada müzik dinleyelim dedik ve her şey gayet güzel geçti. Geceyi çok fazla uzatmak istemedik, kardan yollar kapanabilir düşüncesi ile anayola çıkıp taksiye bindik. Önce beni bıraktılar ve herkes evine devam etti. Evde biraz ısındıktan sonra telefon edip sorayım, rahat gitti mi herkes diye düşündüm.

 

            Yok! Telefonum hiçbir yerde yok. Çantayı yere boşalttım, paltonun ceplerine baktım ama yok!

 

            Kendime çok kızdım.“Kesin Eski Yeni’de düşürdüm, ne yapacağım ben şimdi” diyedışarıdaki beyazlığa inat kara kara düşünmeye başladım. O sırada, telefonu bir çevireyim bakayım dedim.Telefon çalıyordu ve bir erkek sesi “Efendim” dedi. Kulaklarıma inanamadım. Gayet heyecanlı bir ses ile “Eski Yeni mi orası?” diye sordum.

 

            Gelen cevap beni şok etti.

 

            “Hanımefendi ne o kadar eskiyim ne de o kadar yeniyim” dedi. Bu sözlerin sahibi taksicimiz çıktı. “Merak etmeyin telefonunuzu getiririm birazdan” dedi. Ne kadar iyi insanlar var diye geçti aklımdan.

 

            Kötülüklerin eskide kalması, güzelliklerin yeni senede çokça gelmesi dileklerimle...

Bu yazı toplam 8160 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.