1. YAZARLAR

  2. Şeyhmus DİKEN

  3. “Ezber bozan” Kemal Ezber
Şeyhmus DİKEN

Şeyhmus DİKEN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

“Ezber bozan” Kemal Ezber

A+A-

Cumartesi günü sevgili dostum Doktor Abdurrahman Yakut’tan haberi aldığımda film şeridi gibi ruloyu geriye sardım ve kırk yıl öncesine gittim.

1970’li yılların başı Ecevit’in “Karaoğlan” olduğu yıllar. Diyarbakır epeyce hareketli. Demokrat kimlikli insanların örgütlendiği mekânlardan biri de Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır İl Örgütü. O yıllar CHP, Ulucaminin arkasında eski bir Diyarbakır evinde çalışmalarını yürütüyor. Gençlik Kollarında Berat Beran, Kemal Ezber gibi kentin ismi bilinen şahsiyetleri var. Birileri Liseden donanımlı kimliğim nedeniyle adımı vermiş kendilerine. Seçim öncesi hayli kalabalık parti binası. Tanıştık, sohbet ettik. O yıllar “gençlik başımızda duman” destek olup bildiri de dağıttık, afiş de yapıştırdık duvarlara.

O günden sonra diyalogum, dostluğum Kemal Ezber’le, Kemal Abi ile hiç kopmadı, kesilmedi önceki gün vefatına kadar. Hastaydı, kanser illetine tutulmuştu. Ankara’da tedavi oluyordu. Sık sık telefonla görüşüyor hal hatır soruyordum. Morali çok diriydi, sesi her zamanki neşesini kaybetmemişti. Her zamanki nüktedan tavrıyla hastalığıyla dalga geçiyor, alay ediyordu.

Şehrin en eski mezarlığı Mardinkapıda Şêx Muhammed Düzlüğünde defin esnasında Fevzi Paydaş, Ruhi Koç, Seyfettin Kızılkan ile sohber ederken sadece dini vecibenin yerine getirilip defin işleminin sonlandırılmasının Kemal Ezber gibi bir kişiliğe hakzılık olacağını bu sebeple arkadaşları olarak birkaç kelam etmenin uygun olacağı noktasında mutabık kaldı.

Seyfettin anlattı; seksen askeri darbesinden sonra Kemal’in Diyarbakır Beş Nolu cezaevinde Esat Oktay Yıldıran’ın zalimliklerine nasıl muhatap kaldığını ve bugün Kemal Ezber’i erken yaşta öte yakaya uğurluyorsak bunun müsebbiblerinin o günün zalimleri olduğunu anlattı.

Kemal Ezber düzgün bir adamdı. Sevgili Ruhi Koç’un tabiriyle insan devrimci olabilir, sosyalist, demokrat olabilir. Her şey olabilir. Ama bunların hepsinden önemlisi “adam” olmalı insan. Bu cinsiyet ve kimliklerden azade bir tespittir. Adam olmak sahiden önemli. Kemal Abi Adam gibi adam denilebilecek şahsiyetlerden biriydi.

1970’li yılların ilk yarısında Ülkü Ocaklı Faşistlerin Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüleri üzerinden kentte kabadayıca boy gösterdiği yıllarda onların tabancalarının ve bıçaklarının üzerine cesurca yürüyüp ölümlerden dönmüş bir adamdı Kemal Ezber.

Hasta yatağında bile okumaktan vazgeçmemiş. Cezaevi günleri dahil hayata hep espritüel perspektiften bakmış, kendiyle dahi dalga geçmeyi becerebilmiş insan güzeli bir adamdı Kemal Ezber.

Hoca mezar başında Kemal Ezber için son duayı okuyup da rahmetliyi helal edin sözünü üç kez tekrarlayıp “helal olsun” cevabını aldığında sahiden Helal Olsun diyebileceğimiz bir Adam’ı öte yakaya yolculuyorduk.

Geçmiş ve yakın dönem Hafıza Kültürünün hayli sığlaştığtığı zor zamanlarda nerelerden nerelere geldik diyebileceğimiz yılların şahsiyetler üzerinden okumalarından biriydi Kemal Ezber. Demem o ki; kentlerin sicillerine nakşedilmiş o kente ait “Efsane Kişilikler”dendi demeyi, hak etmiş biriydi öte yakaya göçen Kemal Ezber

Ruhu şad olsun. Toprağında rahat uyusun.

Güle güle Kemal Abi…

 

Bu yazı toplam 3756 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.