1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. FAKİR BAYKURT & AŞIK VEYSEL DOSTLUĞU (1)
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

FAKİR BAYKURT & AŞIK VEYSEL DOSTLUĞU (1)

A+A-

 

 

" Yiğitler silkinip ata binince" diye bambaşka bir Köroğlu vururdu.

Atı Bolu dağlarından Burdur dağlarına akan bir Köroğlu canlanırdı gözümde"

 

 

Aşık Veysel'in ölümünün 44.yıldönümü anısına...

(Ülkemizin halk kahramanlarının unutulmaması dileğiyle)

 

&&&

 

Fakir Baykurt yaşamının 65 yılını anlattığı Özyaşam'ın, Kavacık Köyünün Öğretmeni başlıklı 3. cildinde ve Köşe Bucak Anadolu başlıklı 4. cildinde Aşık Veysel ile olan tanışmalarını ve Aşık Veysel'in yaşadığı Sivralan köyünde gidip görmesini anlatır. Fakir Baykurt'un Özyaşam'ını okuma olanağı bulamayanlar için, bu değerli anıyı paylaşmak istedim.

 

VEYSEL ADI

 

Aşık Veysel adının yıllar önce çocukken aklına girdiğini söyleyen Fakir Baykurt, Isparta Gönen Köy Enstitüsü'nde beş yıl onun türküleriyle büyüdüğünü yazacaktır. Aşık Veysel'le ilk tanışmalarının köylerinde komşularının gramofonu aracılığı ile olduğunu, onun sesinden dinlediği türküleri yıllarca unutamadığını söyler. "...Atatürk'e Ağıt'ı , Sarı Yıldız'ı, Çiçeklerin Dili'ni söylerdi.

 

KÖROĞLU

 

   " Yiğitler silkinip ata binince" diye bambaşka bir Köroğlu vururdu.

Atı Bolu dağlarından Burdur dağlarına akan bir Köroğlu canlanırdı gözümde. Radyo yok, ses bandı yok, ama Köroğlu akardı. Veysel'in kör olduğu konuşulurdu. Daha o zaman kafama taktım: " Madem kör, nasıl biliyor nergis mavi donlu, gök gözlüdür?" Anam : " Öyle adamlar bilir, Allah vergisi!.." derdi..."

 

AŞIK VEYSEL' LE TANIŞMA

 

Fakir Baykurt, Gazi Eğitim Enstitüsü'nde yüksek öğrenimine devam ederken, Veysel'in yakın köylüsü arkadaşı Ali Doğanay aracılığıyla Aşık Veysel'in Ankara'ya geldiğini öğrenince, kaldığı otelde ziyaretine gittiklerini yazar.

 Mahmut Makal ile birlikte Hergele Meydanında yer alan ucuz bir otelde kalan Veysel'i ziyaret edip Gazi'de sahneye çıkarıp, çalıp söylemesini isteyeceklerdir.

Aşık Veysel'i önce Cihan Palas'ta ararlar; ancak kapısında çifte görevlinin beklediği Cihan Palas'ta değil, Hergele Meydanında yoksulların kalabildiği Cihan Otel'de onu bulurlar. Sonrasını şöyle anlatıyor, Fakir Baykurt:

"... Odasına çıktık, ceketini çıkarıp duvara asmış, Fötrünü küçük masanın üstüne koymuş. Bizi ayakta karşıladı; " buyrun, bir arzunuz mu var? Mahmut: " Ankara'ya hoş geldin Aşık! Sen bizi tanımazsın..." Mahmut hem kendini, hem de beni tanıttı. Araya girdim:

"Biz Gazi Eğitim'den geliyoruz, orda öğrenciyiz. Hemşerin Ali Doğanay'ın arkadaşıyız."

" Gozel, çok gozel! dedi, Aşık Veysel. Birden Mahmut'a döndü: " Yahu Mamıdefendi, ne zaman yolum İstanbul'a düşse, orda herkes Makal, Makal deyi seni konuşuyor. Bakıyom ünde beni geçtin. Sen asıl ne iş yapan aslanım?" Mahmut güldü, " Ben önce öğretmendim" Şimdi gene öğrenci olduk Fakir Baykurt'la ...Daha önce de Enstitüde okuduk. O Isparta--Gönen'de, ben Konya- İvriz'de..."

" Hakkı Beyi tanır mısınız, Tonguç'u?"

" Aşık o nasıl soru? İnsan babasını tanımaz mı?"

" Lan yiğenlerim oturun hele! Siz demek Enistüdensiniz?"

Açtı kollarını; sarmaş dolaş olduk. Ayrı ayrı kucakladı ikimizi.

" Rahat oturun! İkinizin de hocası sayılırım..."

" Öyle ama Gönen'e, İvriz'e uğramadın ne yazık!"

" Enistülerin hepisine gidemedim... Doğru." Mahmut'tan yana dönerek: " Peki gocaa İstanbul seni nerden tanır o kadar?"

" Veysel emmi, Mahmut önemli bir yazar. Duymuşsundur. Bizim Köy kitabını yazıp dünyayı ayağa kaldırdı. Birden yedi dile çevrildi." diye araya girdim.

 

&&&

 

Fakir Baykurt, anılarının devamında; Aşık Veysel'in kendisini ziyaret sebebini sorduğunu, amacımızın, "Kendisini Gazi'ye çağırıp bize küçük bir konser vermesini" istemek olduğunu söylediklerini yazar.

Aşık Veysel : " Konser vermem! Saz çalar, türkü söylerim... Bunlar kolay.. Kitap, film işi olmasın da...Metin ( Erksan) bey filmimi çekti. Sivralan'a, Ürgüp'e gittik . Fakat nedense Hökümet bu işe çok kızmış. Film yasaklandı. O kadar emek, para boşa gitti diye üzüldük.

Sonra izin çıktı ama bu sefer film değişmiş, bizim köy moderin bir köy olmuş. Habarımız yok ama köyde neler olmuş! Sağlık ocağı açılmış, traktörler, köyde gençler ağ kurmuş, top oynuyor. Ben de sazımı almışım traktörlere karşı çalıp söylüyorum Aslının yerini sahtesi almış. Yalançılar..." dedi.

 

( DEVAMI VAR)

 

Bu yazı toplam 475 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.