1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. FAKİR BAYKURT& AŞIK VEYSEL DOSTLUĞU (2)
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

FAKİR BAYKURT& AŞIK VEYSEL DOSTLUĞU (2)

A+A-

 

HALK BİTMEYİNCE HALK ŞİİRİ BİTMEZ!

 

"...Eksik olmasın, Bülbül arkadaşınız, beni Türk halk şiir geleneğinin yaşayan ve yaşayacak olan son temsilcisi olarak selamladı. Bu değerli sözleri ben kabul edemem. Halk şiirinin sonu bu kadar yakın değildir. Hem de onun sonu yoktur. Bana başka yerlerde sorulmuştur. Yanıtım şu olmuştur. Halk bitmeyince halk şiiri bitmez.

 

AŞIK VEYSEL GAZİ'DE

 

Fakir Baykurt, anılarının davamında; Aşık Veysel'in okullarına geldiğini çok kalabalık bir topluluk önünde sahneye çıktığını sahneye çıkmadan önce bir arkadaşlarının Aşık Veysel'i tanıtan bir konuşma yaptığını anlatır.

" Bülbül arkadaş güzel konuşuyor. Çok uzatacak diye korkuyorum, uzatmıyor: " Türk halk şiir geleneğinin yaşayan, hem de her zaman yaşayacak olan son temsilcisi! büyük üstat Aşık Veysel Şatıroğlu..." diyor, sahneye çağırıyor.

"...Aşık Veysel'in koluna giriyorum. Sahneye birlikte çıkıyoruz. Alkışlar sürerken, " Veysel emmi" diyorum kulağına. " senden bir ricam var... Hatırım için bir Köroğlu çalarsan sevinirim. Çok seviyorum..." " Kimi Köroğlu'nu mu?" " Köroğlu'nu da, Senin çalışını da, söyleyişini de..."

 

&&&

 

Aşık Veysel sahnede yerini alır, sazına düzen verdiği sırada alkışlar başlayınca, önler eliyle:

"...Eksik olmasın, Bülbül arkadaşınız, beni Türk halk şiir geleneğinin yaşayan ve yaşayacak olan son temsilcisi olarak selamladı. Bu değerli sözleri ben kabul edemem. Halk şiirinin sonu bu kadar yakın değildir. Hem de onun sonu yoktur. Bana başka yerlerde sorulmuştur. Yanıtım şu olmuştur. Halk bitmeyince halk şiiri bitmez. Dolayısıyla temsilcileri her zaman gelir...İkincisi büyüklüğü de asla kabul edemem. Ben gördüğünüz gibi kendi halinde bir Veysel'im; saz çalarım, türkü söylerim. Şimdi başlıyorum" dedi alkışlar başlayınca da; "alkışı kargışı kesin. Önce dinleyin. Beğenirseniz, sonunda bir iki çırparsınız. .."

Fakir Baykurt, Aşık Veysel'in dura dura, sözcüklerin hakkını vererek konuşmasından çok etkilendiğini, bundan ders çıkarması gerektiğini düşündüğünü yazar.

FAKİR BAYKURT KÖROĞLU OYNUYOR

Aşık Veysel: "... sahneye çıkarken bir arkadaşınız benden Köroğlu'nu çalıp söylememi istedi. Şimdi onu çalacağım hatırı için. Yalnız benim de kendisinden bir ricam olacak. Çalıp söylemem boşa gitmesin. O da çıkıp benim hatırım için oynasın"

Fakir Baykurt, bir an düşündüğünü sonra da "..Aşık Veysel'in sazına oynamayacam da neye oynayacam dedim. Üstüme bir coşkunluk geldi. Alkışlar arasında oynamaya başladım. Oynadıkça oynadım. Veysel'in önüne geçtim oynadım, ardına geçtim oynadım. Başka katılanlar da oldu. Çok güzel, seçme türküler söyledi Aşık Veysel, çok güzel bir gece oldu. Arkadaşlar hoşnut kaldı. Çok konuşuldu, hele benim oyunum çok konuşuldu..."

 

&&&

 

FAKİR BAYKURT SİVAS'TA AŞIK VEYSEL'İN KÖYÜNDE

Fakir Baykurt, Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Sivas Lisesi öğretmenliğine atanır. Sivas Lisesi'nde ortaokul öğretmeni olarak görev yapacaktır.

Fakir Baykurt, Sivas toprağına ulaşmasının üzerinden bir kaç gün geçince Ankara'da tanıştığı Aşık Veysel'in Şarkışla'nın Sivralan köyüne gitmeye karar verir. Sivas'tan Şarkışla'ya otobüsle, Şarkışla'dan Sivralan'a 14 saat yürüyerek Aşık Veysel'in yanına ulaşır.

 

(DEVAMI VAR)

Bu yazı toplam 416 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.