1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. FAKİR BAYKURT’UN ANILARINDA TONGUÇ
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

FAKİR BAYKURT’UN ANILARINDA TONGUÇ

A+A-

 

 

 

23 Haziran, Köy Enstitüleri’nin “babası” olarak kabul edilen İsmail Hakkı Tonguç’un yaşamını yitirdiği günün yıldönümüdür. 27 Mayıs 1960’tan hemen sonra karın atardamarının patlaması yüzünden 62 yaşında ölen İsmail Hakkı Tonguç’un ismi Köy Enstitüleri ile özdeşleşmiştir.

 

1898 Bulgaristan, Silistre doğumlu olan İsmail Hakkı Tonguç uzun yıllar öğretmen okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptıktan sonra, önce vekaleten sonra asaleten İlköğretim Genel Müdürlüğü yapmıştır.  1940 yılında Köy Enstitülerinin Kurulması Hakkında Kanun çıktıktan sonra, Köy Enstitülerinin kurulması için olağanüstü çaba göstermiştir.

 

1946 Yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından Talim Terbiye Kurulu üyeliğine atanarak görevden alınana dek, yurda yaygın bir biçimde kurulan Köy Enstitülerini sayısız kez dolaşarak,  başarılı olmaları için  çalışmıştır.

 

İsmail Hakkı Tonguç’un, "Köyde Eğitim", "İlköğretim Kavramı", "Canlandırılacak Köy" başlıklı 3 kitabı bulunmaktadır.

  Fakir Baykurt, Tonguç’un eğitim üzerine yazdığı bu kitapların çok değerli eğitim kitapları olduğunu ifade etmiştir.

 

***

 

Köy Enstitüleri’nden yetişen bir yazar olan Fakir Baykurt, “Baba” olarak gördükleri İsmail Hakkı Tonguç’lu anılara, Özyaşam’ında sıkça yer vermiştir. İsmail Hakkı Tonguç’un kendisiyle aynı yaşlardaki oğlu Dr. Engin Tonguç’la, “bir yaşamı güzelleştirecek derecede” yakın arkadaş olduklarını yazan Fakir Baykurt, “Zor zamanlarımda onu, öz kardeşlerimden biri gibi yakınımda buldum. Yalnız iyi günlerin değil, kötü günlerin de dostu çıktı” değerlendirmesini yapıyor.

 

Fakir Baykurt, Gazi Eğitim Enstitüsünde öğretim görmesi sırasında evinde ziyaret ettiği İsmail Hakkı Tonguç’un desteğini hep gördüğünü ifade etmiştir. Yılanların Öcü romanının Yunus Nadi Yarışmasında birinci olması üzerine İsmail Hakkı Tonguç’un “güzelim elyazısı” ile kendisine kutlama mektubu gönderdiğini yazar:

 

“…Köydeki gerçek yaşayışı bir sanat yapıtı haline sokarak ortaya sermen, pek durgun ve kısır fikir hayatımızı biraz olsun dalgalandırmaya yarayacaktır sanıyorum. Hareket, canlılık, kıpırdanış durgunluktan, sessizlikten daima daha hayırlı olduğu için yapıtın üstüne yazılacakların çoğu faydalı olacaktır.

 

Bu türlü hareketler, kalıp biçiminde yargılamaya yapmaya alışkın yazarları, onun dışına çıkmaya zorlayacaktır. Ezbere yazıp çizenlerle konuşanlar çıkacak olursa, böylelerine de kulak asmadan doğru bildiğin yolda ilerler gidersin.”

 

***

 

27 Mayıs öncesi günlerde görevden alınınca, kendisini görmek için evlerine gelen İsmail Hakkı Tonguç’un Demokrat Parti iktidarının 10 yıllık süreçte yaptığı yanlışlıkları çok doğru bir biçimde ortaya koyduğunu anlatan Fakir Baykurt, “zaman zaman döndüğü çocukluğunun güzel Rumeli ağzıyla çok güzel espriler yapardı" diyor.

  27 Mayıs’ın ona sevinç getiren günlerinde, Mustafa Ekmekçi’yi arayıp Mahmut Makal ve beni Kızılay’da bira içmeye çağırırdı diyen, Fakir Baykurt, “Coşkundu. Yeni anayasaya girmesi gereken eğitimle ilgili maddeler hazırlıyor, hastalıkla boğuşurken hazırladığı metinleri Komisyona ulaştırmaya çalışıyordu” diye anlatıyor.

 

&&&

 

İsmail Hakkı Tonguç’un ismini, onun ölümünden sonra doğan oğluna koyan Fakir Baykurt, Tonguç’u toprağa verirken, oraya gelemeyen arkadaşları adına  da bir şeyler söyler. Söyledikleri, İsmail Hakkı Tonguç’un yaşamını güzel özetleyen sözlerdir:

 

“Kırmızı kiremitli, beyaz badanalı okullar kurucusu, köyler eğitimcisi, yoksul köy çocuklarının eğitim babası İsmail Hakkı Tonguç! dedim. Kuruyan dilim ağzımda zor dönüyor. Açtığın köyü canlandırma, köylüleri uyandırma çığırından dönülmüş gibi görünse de, köyler yabancıların yardımıyla sağlanan  baraka okullarla donatılmaya çalışılsa da üzülme; kafalara, gönüllere ektiğin tohumlar bir gün daha gür yeşerecek. Her 17 Nisan’da sana çiçekler getireceğiz. Yalnız biz değil, senin bizlerden sonra gelecek çocukların da sana karşı vefalı olacağız, üzülme. Bu sözlerim şimdi gelinmez yerlerde, belki ölümünü duymayan köy çocuğu arkadaşlarım adına, köylerdeki milyonlar adına olsun. Göklerin yağmurları üstüne yağsın, toprağın her zaman çiçekli, yapraklı olsun…”

 

Fakir Baykurt, İsmail Hakkı Tonguç’un romanını yazmak için yıllarca uğramış olmasına karşın, roman tamamlanmamıştır.

Bu yazı toplam 503 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.