1. YAZARLAR

  2. Ekrem Yeşil

  3. “Futbolda  liyakat ve ehliyet"
Ekrem Yeşil

Ekrem Yeşil

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

“Futbolda  liyakat ve ehliyet"

A+A-

Halkın yararına yürütülen görevler aynı zamanda emanet görevlerdir. Emanet görevi üstlenenlerin, liyakat ve ehliyet ölçülerine sahip olması lazım. Milyonlarca kişinin gönüllerini, hayallerini ve parasal değerlerini bağrında taşıyan futbol da emanet bir görevdir. Bu emaneti üstlenenler, diğerlerinden daha fazla layık ve ehil olmaları gerekir.

İnsanlık tarihi kadar eski olan yönetim ve yöneticilik, zamanın ruhuna uygun olarak sürekli değişmektedir. Futboldaki yönetim anlayışı da bu değişimden nasibini almış ve birçok gelişmiş ülke, futbol kulüplerinde yöneticilik yapmak isteyenleri, bazı yeterlilik testlerine tabi tutmaktadır.

Örneğin İngiltere’de, Futbol kulüplerinde yönetici olmak isteyenlere, ekonomik, mali,  her türlü sosyal, mali, sportif ve idari konulardaki yetkinlik ve yeterliliklerini ölçen İşe Uygun Kişi (Fit-And Proper Person) Testi uygulanmaktadır. Bu testlerde, başarılı olamayanların yönetici olmalarına müsaade edilmemektedir.

Yine aynı ülkede, kulüplerin mali kaynaklarını sadece kişilerin insafına terk etmemek ve mali istikrarı sağlamak adına Futbol Federasyonundan bağımsız Mali Üst Kurul oluşturulmuştur. Aynı zamanda inceleme ve denetleme yetkisine sahip olan bu kurul, bünyesinde bulunan uzman kişiler ile kulüpleri iktisadi ve mali yönden hesap hareketlerini de yakından izlemektedir.

Futbol kulüplerimizde görev alan yöneticilerin, liyakat ve ehliyet yönünden herhangi bir teste tabi tutulmamaları nedeniyle büyük bir çoğunluğu, vasıfsız kişilerden oluşmaktadır. Bu vasıfsız kişilerin yetersizlikleri ve keyfi davranışları nedeniyle uluslararası futbol arenasında tam bir hayal kırıklığı yaşandığı gibi mali açıdan da kulüplerin tamamına yakını kendini sürdüremez hale gelmiştir.  

Vermiş oldukları zararlarından ötürü ciddi bir sorumlulukla karşılaşmayan, hatta zaman zaman ödül alan kulüp yöneticilerinin hâkim olduğu bu alanda, toplam yıllık, 3,5 milyar TL tutarındaki kulüp gelirlerine karşılık, 14 milyar TL tutarında bir borç sarmalı oluşmuştur.

Yıllarca borç sarmalından kurtulamayan başta İstanbul’un üç büyük kulübü olmak üzere birçok kulüp, iflasın eşiğine gelmiştir. Yine bu sorumsuz yönetim anlayışından dolayı köklü bir mazisi bulunan Diyarbakırspor, Malatyaspor,  Orduspor, Beykoz ve benzeri birçok kulübün kapısına kilit vurulmuştur.

Amerikalı yazar Jİm Rohn ”Bugün yaptığınız şeyi değiştirmezseniz, yarınlarınızın tamamı düne benzeyecektir.” sözü, tamda şu anki futbol yönetimine söylenmiş gibi. Futbol kulüplerinin yarınlarının düne benzememesi ve başarısızlığa mahkûm olan bu yönetim anlayışının değişebilmesi için,

Son dönemlerde sık sık dile getirilen ve taslağı oluşturulan Spor Yasasında, kulüplerin saydam, şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde yönetilebilmeleri için, yönetim ve denetim kurularında görev alanların,  görev, yetki ve sorumluluklarının çok net bir şekilde belirlenmesi ve özellikle mali yönetime ilişkin belirlenen kuralların ihlali sonucunda oluşan zararlardan kulüp yöneticilerinin de kendi payları oranında sorumlu tutulması,

Kulüplerde mali disiplinin sağlanabilmesi için UEFA tarafından getirilen Finansal Fair Play kriteri ile Transfer Yasağının yanı sıra Futbol Federasyonundan bağımsız Mali Üst Kurul’ gibi, denetleyici kurulların oluşturulması, bu kurul ile mali disipline aykırı hareket eden kulüpler hakkında ağır cezai müeyyidelerin uygulanması,

Kulüp yönetimlerinin, klasik yönetim anlayışından ziyade, çağdaş yönetim anlayışı olarak kabul edilen ve tüm kurum paydaşlarının (Yöneticiler, kulüp çalışanları, taraftarlar ve ilgili kurum ve kişiler) ortak akıl ile katıldığı yönetişim anlayışına dönüştürülmesi,

Kulüplerin iç denetimini sağlamak için oluşturulan Denetim Kurulunun uzman kişilerden seçilmesi, Yönetim Kurulundan bağımsız alan bilgisine sahip bu kurul ile şeffaf bir muhasebe ve bağımsız bir denetim anlayışının oluşturulması,

Kurumları harekete geçiren ve onlarda fark yaratan kaynağın, insan kaynağı olması nedeniyle özelikle bazı ülkelerde yöneticilerin liyakat ve ehliyet ölçüsünde görev almasına yardımcı olan  İşe Uygun Kişi (Fit-And Proper Person) testi ve benzerlerinin burada da uygulanması, alan bilgisi ve yönetme becerilerinin de yer aldığı bu testleri geçemeyenlerin, yönetici olarak görev almalarına müsaade edilmemesi,

Gerekir.

Selam ve saygılarımla.

 

 

 

  

 

 

 

 

 

    

Bu yazı toplam 2750 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.