"Gebelikte beslenme”

"Gebelikte beslenme”
"Gebelikte beslenme”

 

 

Özel Genesis Hastanesi ‘Gebelik Okulu’ tarafından annae adaylarına ve eşlerine yönelik olarak düzenlenen eğitim programında “Gebelikte Beslenme” üzerine bir sunum gerçekleştiren Diyetisyen Gülnihal Hazar, “Gebelik süresince annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi ile erken doğum,  düşük doğum ağırlıklı bebekler, bedensel ve zihinsel gelişimi yetersiz bebek doğumları gibi sorunlar görülebilir” dedi.

Özel Genesis Hospital, Gebelik Okulu anne adaylarına gebelikte beslenme, gebelikte diş sağlığı, doğum esnasında yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler, gebeliği etkileyen fiziksel ve fizyolojik etmenler hakkında slaytlar eşliğinde bir sunum gerçekleştirdi.

Gebelik Okulu tarafından anne adaylarına gebelikte yapılması gerekenler Yrd. Dç. Dr. Deniz Balsak, Eğitim Efeksiyonu Hemşiresi Eylin Ecem Görmez, Başhemşire Servet Karaoğlu ve Diyetisyen Gülnihal  Hazar tarafından verildi.

Annenin ve bebeğin sağlığı için yeterli ve dengeli beslenme

Gebelikte beslenme ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Gülnihal Hazar, gebelikte beslenme ile anne karnındaki bebeğin sağlığı arasında önemli bir ilişki olduğunu söyledi. Anne karnındaki bebeğin bedensel ve zihinsel olarak büyümesi ve gelişmesi annenin gebeliği süresince yeterli ve dengeli beslenmesi ile mümkün olduğunu belirten Hazar, " Gebelik süresince annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi ile erken doğum,  düşük doğum ağırlıklı bebekler, bedensel ve zihinsel gelişimi yetersiz bebek doğumları gibi sorunlar görülebilir. Özellikle 18 yaş altı ve 35 yaş üstündeki kadınlarda, sık aralıklarla (2 yıldan az) gebe kalan veya çoğul gebeliği (ikiz, üçüz) olan kadınlarda yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşabilecek bu sorunlar daha fazla görülmektedir. Tüm bu olası risklerin önlenmesi, gebeliğin sağlıklı bir şekilde sonlandırılabilmesi için gerek bebeğinizin ve gerekse sizin sağlığınızın temel taşlarından olan yeterli ve dengeli beslenme sağlanılmalıdır."dedi

"Günde iki porsiyon süt veya yoğurt"

Gebelikte yeterli ve dengeli beslenmenin nasıl sağlanılacağına ve annenin gebelikten dolayı artan vitamin-mineral ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için; anne adaylarına birçok önerilerde bulundu. Hazar,  günde iki porsiyon süt veya yoğurt ve 2 dilim peynir tüketilmesi gerektiğini. Süt ve süt ürünleri yeterli tüketilerek kalsiyum gereksinimi karşılanması gerektiğinin altını çizerek "Bebeğin iskelet sistemi ve gelişimi için yeterli miktarda kalsiyum alınması gerekmektedir. En fazla kalsiyum süt, peynir, yoğurt, kuru fasulye, karnabahar, ıspanak, yumurta vb. besinlerde bulunmaktadır. Et, tavuk, balık, yumurta grubundaki besinler ise günde 3-4 porsiyon tüketilmeli. Bu gruptaki besinler diğerlerine oranla daha fazla protein içerir.  Bu nedenle her gün bir adet yumurta ve ortalama 3 köfte kadar et veya tavuk tüketilmeli. Haftada 1-2 kez ise bitkisel protein kaynakları olan kurubaklagiller, mercimekli veya nohutlu çorbalar da tüketilebilir " dedi.

"5-7 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli."

Besinlerdeki demirin emiliminin engellenmemesi için kahve ve çay tüketimi azaltılması ve yemeklerden en az 45 dakika önce veya sonra tüketilmesi gerektiğini söyleyen Hazar" Sebze ve meyveler ise vitamin ve minerallerden zengindir. Gebelikte günde 5-7 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli. Günlük gereksinim ara öğünlerde meyve tüketilip öğünlerde de salataya yer verilerek kolaylıkla karşılanabilir."dedi

Diyetisyen Gülnihal Hazar Ayrıca Anne adaylarına şu tavsiyelerde bulundu:

- Öğün atlanmamalı uzun süre aç kalınmamalıdır.

-Günde 3 ana öğün 3 ara öğün olmak üzere 6 öğün beslenmeye özen gösterilmeli. Azar azar sık sık beslenme; acıkmayı ve fazla yemeyi önler, artan gereksinimlerin gün boyu yeterli tüketimini sağlar.

-Besin çeşitliliğine önem verilmelidir. Bu şekilde birçok vitamin ve mineralin vücuda alınması mümkün olacaktır. 

Haftada 2 gün balık tüketimine özen gösterilmeli.

- Sıvı alımı asla ihmal edilmemeli, günde en az 8-10 bardak su tüketilmeli.  Özellikle gebelikte sıklıkla karşılaşılabilecek sorunlardan olan kabızlık problemi bol su içilip, posa tüketimi arttırılarak ve her öğünde salataya yer verilerek tedavi edilebilir.

- Yemeklerde iyotlu tuz kullanılmalı. Besinler az tuzlu olmalı ve sofrada tuz bulunmamalıdır.

- Aşırı vücut ağırlığı kazanımını önlemek için şekerli, unlu, yağlı besinlerin tüketimi azaltılmalı.

-Organ etleri, sosis, salam, sucuk, pastırma tüketiminden uzak durulmalı.

-Pişirme yöntemi olarak kızartma yerine haşlama veya fırında tercih edilmeli.

-Alkol sigara asla tüketilmemeli.”

Dilek Akin / Özel

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.