1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Gözler Cenevre’ye çevrildi
Gözler Cenevre’ye çevrildi

Gözler Cenevre’ye çevrildi

İsviçre’nin Cenevre şehrinde, Suriye’de iç savaşın sona erdirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek olan uluslararası konferans dünya gündeminde birinci sıraya yerleşti.

A+A-

CENEVRE - İsviçre’nin Cenevre şehrinde düzenlenecek konferansa 30 otuz kadar ülkenin katılması bekleniyor ancak, en önemli sorun hem Suriye içinden hem de krizin başından bu yana çatışmaların bir şekilde tarafı olan ülkelerin durumu. Kürtlerin davet edilmediği konferanstan İslamcı örgütler zaten başından beri dışlanmıştı.

Batı ve Körfez ülkelerinin yardımı keseriz tehdidi

Çalışmalarını yoğunluklu olarak İstanbul üzerinden yürüten Suriye Ulusal Koalisyonu (SUK)’un askeri kanadının temsil edilmemesi nedeniyle de Suriye muhalefetinin çok cılız bir biçimde temsil edileceği malum. SUK’un 18 Ocak’ta İstanbul’daki toplantısında bir grup Cenevre-2 oylamasını boykot etmişti. SUK içindeki bir grup, çoğunluğu Suriye’de bile yaşamayan sivil üyelerin konferansa katılmasını eleştirirken, Yüksek Askeri Konsey üyelerinin de katılmasını istiyorlardı. 120 üyeden oluşan SUK içinde yoğun eğilim Cenevre'ye gitmeme yönündeydi. Ancak çıkar ilişkileri çerçevesinde bağımlı oldukları Batı ve Körfez ülkelerine 'hayır' diyemediler. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, “Cenevre'ye gelmezseniz desteği keseriz” diyerek açıktan kendilerini tehdit etti. Aynı uyarı Londra'dan da geldi.  Bu açıklamalardan sonra SUK içindeki iç çelişkiler yoğun tartışmalara yol açtı, Koalisyon'dan 40 üye ayrıldı, kalan 80 üyeden sadece 74'ü İstanbul'da toplanabildi. Nihayetinde, 58 üye evet, 14 üye hayır ve 2 üye tarafsız kaldı. SUK içindeki Katar ve Suudi Arabistan destekli üyelerin de çekilmesi ile sadece yarısı onay vermiş oldu.

Masada Suriye halkının temsilcileri dışında herkes var

PYD’nin de Suriye genelinde üyesi olduğu Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Kurulu da Cenevre’ye davetli olmasına rağmen katılmayacak. Kurulun lideri Heysem Cenevre-2 için, “Cenevre masasında Suriye halklarının temsilcileri dışında herkes var. Bu toplantı Suriye için çare değil, yeni bir kaosa kapı aralıyor...” diyerek, Suriye halkının gerçek temsilcilerinin olmamasını eleştirmişti. Pazar günü İran’ın da konferansa davet edilmesi sonrası Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK)’nin çekilmesine sebep oldu. SMDK üyesi Ahmed Ramazan, Sky News Arabia televizyonuna, “Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Koalisyonu, İran’ın Montreux’ye davet edilmesi sonrası Cenevre-2 Konferansı’na katılmayı reddetti” açıklamasında bulunmuştu. Ramazan, koalisyonun Cenevre-2 Konferansı’na katılmayı durdurmasının resmi bir karar olduğunu vurgulamıştı. SMDK sözcüsü “Biz İran’ın konferansa davet edilmesi durumunda bizim katılmayacağımız konusunda Lakhdar Brahimi’yi uyarmıştık” ifadelerine yer vermişti.

İran'ın katılımı sorunu

ABD ve Rusya’nın öncülük ettiği ve Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde Montreux’de yapılacak konferansta Suriye rejiminin yanı sıra İran’ın katılıp katılmayacağı merak konusuydu. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un İran’ı önceki gün davet edip, bir gün dahi geçmeden baskılar nedeniyle davetini geri çekmesi kendisi açısından büyük bir prestij kaybı oldu. ABD, İngiltere ve Fransa açık bir şekilde İran’ın konferansa katılmasını istemediklerini dile getirerek, Ban Ki-moon’a baskı yaptılar ve bunda da başarılı oldular. İran’ın katılmasını isteyenlerin başında ise Rusya geliyordu. Esad rejimine destek veren İran’ın konferansa katılması durumunda Rusya, Esadsız bir Suriye baskılarına karşı yalnız kalmayacaktı.

Rejimin karşısında muhatap sorunu

Cenevre-2’ye Suriye’deki halk muhalefetinin gerçek temsilcilerinin katılmaması ile konferanstan beklentiler de azalmış durumda. Öyle ki, ülke topraklarının önemli bir kesimi Kürtler ve az da olsa El Kaide yanlısı örgütlerin kontrolünde bulunuyor. El Kaide dışındaki Suriye muhalefeti de kısmi olarak bazı kentleri kontrol etse de, bu kesimin SUK içerisindeki temsiliyet sorunu nedeniyle, Rejimin karşısında masada neredeyse hiç bir ciddi muhattap olmayacak. ‘Sorunlar muhattapları ile çözülür’ ilkesi ile yaklaşıldığında konferansın kendisi ileride daha büyük bir sorun olabilir.

Konferansa son anda katılma kararı alan SUK, Suriye’nin geleceğinde Beşar Esad’ın olmaması şartını dayatıyordu. Esad ise daha önce yaptığı bir açıklama ile Haziran ayındaki devlet başkanlığı seçimlerine katılabileceğin ima etmişti. Cenevre-2 konferansına katılacağını açıklayan Beşar Esad yönetimi  asla iktidarı devretme gibi bir seçeneği kabul etmeyeceklerini son günlerde daha yüksek sesle dillendiriyor.

Bu durumda, ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler ile SUK’un talep ettiği ‘Esadsız geçiş hükümeti’ şimdilik zor görünüyor.

Uzmanlar, Cenevre-2'de geçiş hükümeti önerisinin tartışılması durumunda, Moskova'nın ancak Esad’ın da dahil olacağı bir sisteme yeşil ışık yakacağını savunuyor. 

(ANF)

Bu haber toplam 597 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.