1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Gözümüzün önünde oldu
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Gözümüzün önünde oldu

A+A-

 

 

 

İshak Karakaş

Göz göre göre olmadı evet ama gözümüzün önünde oldu. Göz göre göre gitmedi o insanlar o meydana. Öyle olsa küçücük çocuklarını, yaşlı analarını, yorgun babalarını alırlar mıydı yanlarına? Kocaman yürekleriyle yine giderlerdi barış için, özgürlük için haykırmaya ama hiç olmazsa sevdiklerini evde bırakırlardı. Bir barış mitinginde niye katliam olsundu? Niye kaygılanacaklardı ki sevdikleri için? Barıştı istedikleri. İçlerindeki iyilik o kadar büyüktü ki, içlerindeki insan sevgisi öyle çoktu ki, bu kadarını bekleyemezlerdi. Ama gencecik fidanları kırdılar, anaları, babaları, öğretmenleri, öğrencileri, işçileri yaktılar, parça parça ettiler, katlettiler, sakat bıraktılar o meydanda birileri.

Halbuki gözümüzün önünde oldu olanlar. 7 Haziran seçimlerinin öncesinde başlamışlardı daha. Hükümet üyeleri açıkça tehdit ediyordu halkları. HDP barajı geçerse olabilecekleri çekinmeden söylüyorlardı. "Kaos" diyorlardı, "sürecin filmi" diyorlardı, "Kürtler için zor günler başlayacak" diyorlardı. Sanki Kürtler hiç zor gün görmemiş gibi, sanki kendileri "süreç" diye diye koskoca bir halkı ve toplumu oyalamamış, barıştan, çatışmasızlıktan rant devşirmemişler gibi. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla, yılların çabasının ürünü Dolmabahçe Mutabakatı'nı rafa kaldırmamışlar gibi.

Evet, olanlar gözümüzün önünde oldu. Seçime iki gün kala HDP'nin Diyarbakır mitingi gözümüzün önünde bombalandı. Seçimin hemen ertesinde Diyarbakır'da insanlar evlerinin kapısında katledildi. Kürtler arası bir içsavaş provokasyonlarla ilmek ilmek örülmek istendi. Olmadı, halk provokasyona gelmedi. Bu sefer el artırıldı. Suruç'ta yine barışsever gençler hedef alındı. Toplum daha bu saldırının şokunu atlatamadan, faili karanlıkta kalmış bir çifte cinayet gerekçe gösterilerek çatışmasızlık sona erdirildi ve ardından uçak sortileri, bombalar, Kürdistan ilçelerinde, kentlerinde sokağa çıkma yasakları, sivil katliamları başladı, araçların arkasına bağlanan ölü bedenler yerlerde sürüklendi. Bütün bunlar olurken AKP ve geçici hükümeti hâlâ mağduru oynuyor ve olanları tek başına iktidar olmamasına bağlıyor, yine Cumhurbaşkanı talimatıyla yapılacak erken seçimde istikrar ve güvenlik karşılığında tek başına iktidar talep ediyordu.

Gözümüzün önünde adım adım bir içsavaş planlanıyordu. Devlet - hükümet kitlelerin içindeki faşizmi uyandırmıştı. HDP binaları saldırıya uğruyor, yağmalanıyor, Kürtler sokaklarda linç edilmek isteniyordu. Bu puslu ortam Türkiye'nin bütün karanlık güçlerini harekete geçirdi. Epeydir unutulmuş Mafya bozuntuları sahneye çıktılar. Devletin bunca yıllık maşalarına iadei itibar edildi. Sedat Peker denilen bir Mafyacı "teröre hayır" mitingleri turnesine çıktı ve Ankara katliamının hemen öncesinde "oluk oluk kan akacak" diye haber verdi kürsüden. Biz barış yanlılarını katledeceklerini açıkça söyledi. Ve bırakın soruşturulmayı, belli ki sırtı sıvazlandı. Sonra da oluk oluk kanımız aktı. Gözümüzün önünde oldu hepsi.

Şimdi gözümüzün önünde hükümet yetkilileri gülerek gazetecilerin katliama ilişkin sorularını cevaplıyor, geçici Başbakan onlarca üyesini, sempatizanını kaybetmiş HDP'yi ve onun eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ı suçluyor, tehdit ediyor ama önceki bombalamalarda parmağı olduğu ortaya çıkan IŞİD'e tek bir laf etmiyor. Yine onlar mağdur, yine Kürtler, yine solcular, yine barışseverler suçlu.

Oysa eğer bundan önceki katliamlar soruşturulsa ve azmettirenler yargılansaydı, bugün Ankara'dan 128 güzel insanın cenazeleri memleketlerine uğurlanıyor olmazdı. Selahattin Demirtaş uğurlama töreninde yaptığı konuşmada onları koruyamadığımızı söyleyip özür diledi. Evet, hepimiz kaybettiklerimizden özür dilemeliyiz. Gözümüzün önünde oluyordu bunlar ve biz birbirimizi koruyamadık.

Şimdi kaybettiğimiz bu güzel insanların anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. 

Bu yazı toplam 646 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.