1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tulgar

  3. Hatıranın kokusu
Ahmet Tulgar

Ahmet Tulgar

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hatıranın kokusu

A+A-

Marcel Proust’un dev romanı Kayıp Zamanın Peşinde bir koku ile başlar. Roman kahramanı bir kurabiyeyi, madeleine ağzına yaklaştırır. Bir koku, bir lezzet. Ve hatırlama başlar. 3000 sayfa.

2006 yılında yayımlanan ilk romanım Volkan’ın Romanı da koku ile başladı. Roman kahramanı Volkan hatırlamaya bir koku ile başladı. Kebap kokusu.
Evet, koku bu romanımda hatırlamaya hizmet eden, hatırlamaya eşlik eden önemli bir leitmotiv’dir.
Sahiden de hatırlama çoğunca koku ile gelir, koku hatırlamaya eşlik eder.
Ülkeleri, kentleri de böyle hatırlamak mümkün. Kokuları ile.
Hindistan’ı da mesela.
Hindistan’ı hele.
Baharat ülkesi.
Baharatlar ülkesi.
Baharat kokusu ile hatırlamak.
Sokağın kokusu ile.
Büyük kalabalıkların ten kokusu ile.
Hindistan’ı en çok böyle hatırlamak mümkün.
Burada ise fotoğrafçı cam işçileri ile hatırlamak istemiş Hindistan’ı. Cam işçileri ile Hindistan’a gönderme yapmak.
Bakanı, fotoğrafa bakan kişiyi Hindistan’a böyle göndermek.
Öyle mi peki?
Ya da burada fotoğrafçı bir oyun mu hazırlamış, oynuyor?
Camın, koku ile tadan, sokak ile bakan arasındaki camın üretimini göstererek, camın üretimine işaret ederek hatırlamak ile hatırlamamak arasındaki yere, hatırlamaya çalışmak ile hatıradan kaçmak arasındaki çelişkiye işaret ederek bir oyun oynamak?
Olabilir mi?
Bu fotoğraflara, Bekir Ormancı’nın Hindistan’ın Agra kasabası yakınlarında çektiği fotoğraflara böyle bakılabilir mi?

 

Bu yazı toplam 2818 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.