1. YAZARLAR

  2. Yakubi Doktor

  3. HAVUZDAKİ ŞİİR
Yakubi Doktor

Yakubi Doktor

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

HAVUZDAKİ ŞİİR

A+A-

  Malum bahar… Hayatın yeniden filizlendiği duyguların, tohumların fidana, fidanın ormana döndüğü gerçek üstü bir dönem…Şiir yazmak! Birçok kişinin hayatı boyunca en az bir kez denediğini düşünüyorum, biliyorum. Her yazılana şiir denilemeyeceği gibi her yazana da şair denmiyor, herkes şair olsa gerçek şairlerin mısraları sızlar.

      Malum bahar…Şair kısmı hüznü sever, duyguları hüzünle demlenir, baharla arası olmasa bile, baharı dört gözle bekler. Sonbahar da hüzünle dolan yüreği kış mevsiminde önce beyaz kağıda dökülür sonra baharda kitaba dönüşüverir, kitap ellerimize geldiğinde yudum yudum içeriz demlenen hüznü. Şair ise yeni bir sonbaharı beklerken nadastadır yüreği…

      Çoğu şair yaşamadan yazamaz, empati ile de yazan var ancak dikkat edin empati ile yazılan hep yavan kalır, ağızda bizim deyimle têıl tadı bırakır, oysa yaşayarak yazanın eli yüreği ve beyni senkronize  çalışıyorsa yazılanın tadına doyulmaz. Tadına doyum olmayan şiirin yazarına da işte o zaman şair denir, her kelimesinin her harfi saygıyı hak etmiştir artık.

      Bir havuz düşünün, kocaman bir havuz! İçi mikroskobik büyüklükteki harflerle ağzına kadar tıka basa dolu. Havuzun bir de musluğu olsun. Her musluğu açtığımızda öyle harfler dökülsün ki, o harflerin her biri bir araya gelerek hüznü anlatan, pişmanlığı anlatan, coşkuyu, korkuları, sevinçleri yani özetle insanı ve ruhu anlatan anlamlı kelimeler oluştursun, o kelimeler şiir olsun, bizi bizden alıp bazen hüznün sokaklarında bazen cennet bahçesinde gezintiye çıkarsın. Dökülen harflerin kendiliğinden şiir oluşturması… var mı böyle bir olasılık? Var tabi, imkansıza yakın sonsuzda bir ihtimalde olsa var tabi.

 

ŞAİR HARFLERİN ŞİİR OLUŞTURMA OLASILIĞINI OLURA ÇEVİREN KİŞİ!

 

İmkansıza yakın ihtimali yakalayıp yüreğimize sunan kişi.

“Yayınlanmayan O Romandan Alıntılar!” isimli yeni çıkan bu kitap kocaman havuzda saklı, gizlenmiş, gözlerden uzak öylesine duruyordu. Musluk öyle ahenkle açılmalıydı ki harfler ait oldukları yerlerden başka yerlere sıçramamalıydı…en uygun damlaların yan yana düşmesi, kelimelerin oluşması gerekiyordu. Kelimelerin oluşması da yetmeyecekti, şiirin oluşması gerekiyordu. Havuzda saklı hazineyi bulup çıkaran bizimle tanıştıran yüreğimize sunan NİMETULLAH YILDIZ  şair apoletini yüreğine takıp dolaşabilir artık, hak ediyor, ellerine-yüreğine-beynine sağlık.

 

DİP NOT: Robin derki;

Ağır bedeller ödeyince ,

paha biçilmez acılara sahip olabiliyorsun .

Acını estetize edince

buna şiir , aşığa şair diyorlar.

Birileri canını okuyor , başka birileri de şiirlerini .

(YAYINLANMAYAN O ROMANDAN ALINTILAR…NİMETULLAH YILDIZ)

 

Bu yazı toplam 1101 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.