NACİ SAPAN

NACİ SAPAN

Hewler mutabakatından Duhok antlaşmasına

Hewler mutabakatından Duhok antlaşmasına

2012 yılında da Rojavadaki Kürtler arasındaki anlaşmazlık Güney Kürdistan’da Mesut Barzani’nin başkanlığında yapılan toplantılar sonrası sonuçlanmış, Hewler mutabakatı adı altında anlaşmaya varılmıştı.

Taraflar bu anlaşmanın gereğini yerine getirdi mi?

Getirilmiş olsa aynı kesimler 2 yıl aradan sonra yine Mesut Barzani Başkanlığında bir araya gelip 9 günlük toplantının ardından bu kez ‘Duhok’ anlaşması imzalamazdı, Hewler anlaşması üzerinden eksik ve fazlalıklar giderilir, anlaşma tazelenirdi.

 

Böyle olması mümkün değildi, çünkü 2012-Hewler mutabakatı ile oluşan Suriye Kürt Ulusal konseyinin işlevsizliği söz konusu. Bu anlaşmanın dışında Ocak-2013’te ilan edilmiş kantonlar var. Kürtler arasındaki sıkıntıların bir nedeni de; Hewler mutabakatının içinde yer almamasına rağmen ilan edilmiş kantonlar oldu.

 

Şimdi ortaya yeni bir durum çıktı;

Suriye Kürtleri Ulusal Meclisi (ENKS) ve Mesut Barzani, Kanton yönetimlerine karşı olmalarına rağmen, Rojava kantonlarının yönetimi ile 9 gün süren ve olumlu sonuçlanan bir toplantı gerçekleştirdiler.

 

Suriye Kürtleri Ulusal Meclisi (ENKS) ile Rojava kantonlarının yönetimi arasında imzalanan Duhok Antlaşmasında neler var, ana hatlarına bakıyoruz;

 

-Batı Kürdistan'ın ortak savunması ve demokratik özerklik daha da zenginleştirilecek.

-ENKS'nin Demokratik Özerklik Yönetimi ve bağlı kurumlarına aktif katılımı, dayanışma, işbirliği, birlikte çalışma ve gerçekçi bir paylaşım sağlanacak.

-Kürt bölgelerindeki mevcut yönetim biçimi geliştirilerek siyasi ve idari alanda birlik sağlanacak. Rojava'daki tüm farklı oluşumların yeteri temsilini bulması için da çalışmalar aralıksız sürdürülecek.

Duhok antlaşmasının bu ana maddelerine baktığımızda, Rojava bölgesindeki yönetim biçimlerinin değiştirilip, geliştirilmesi yönünde ciddi kararlar alınmış olduğu izlenimi edinmek mümkün.

Örneğin; İleride kanton yönetimleri fikrinden vazgeçilmesi gibi

Ortadoğu gerçeği, aynı halkın 3 ayrı kantonu arasındaki bağların nasıl koptuğunu, koparıldığını çok net gösterdi. Batı Kürdistan’ın tamamını ortak bir yönetim biçimi ve idari yapılanma ile yeniden organize edecek, uluslar arası toplumunun ve Suriye rejiminin de ‘evet’ diyebileceği özerk, federal bir yönetim biçimi ortaya çıkabilir.

Ne zaman, nasıl?

Tabii ki, IŞİD belasının kısa sürede bertaraf edilmesinden hemen sonra, ancak bu sadece bir öngörü. Gelişmeler, alınan kararlar, bunlardan çıkardığım sonuçlar, böyle bir durumun ortaya çıkacağını anlatıyor.

 

Cizire, Afrin ve Kobane kantonları arasındaki bağlantı kopukluğu, arada IŞİD’in tampon gibi durması, Kürtlerin özgürlük ve birlik hayallerinin bir süre daha Rojava semalarında asılı duracağına işaret ediyor.

 

Sonuç; Mesut Barzani Başkanlığında gerçekleşen ve 9 gün süren toplantı son derece önemli. Kürtler, bu toplantıyı ve Duhok anlaşma tarihini bir kenara bence not etmeli. Hewler mutabakatı eksik kalmıştı, Duhok antlaşması durumu tamamladı.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NACİ SAPAN Arşivi
SON YAZILAR