1. YAZARLAR

  2. Nimetullah Yıldız

  3. HİÇ BİR ŞEY TESADÜF DEĞİLDİR
Nimetullah Yıldız

Nimetullah Yıldız

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

HİÇ BİR ŞEY TESADÜF DEĞİLDİR

A+A-

                                                  

Tesadüfen düşündüğüm bir şey değildi bu.

"Hiç"in bir şey olmasından tutunda "bir şey"in hiç olmasına kadar her şey bunu anlatıyordu.

Her şeyi, hiç bir şeyle anlatabilir miydik?

Her şey tesadüftür diyebilir miydik?

Hiç'i bir şey ile tarif edebilir miydik?

Ne tesadüf? "Ne" diye bir şey vardı değil mi bu hayatta?

Ne diye vardı ki "Ne" diye bir şey?

Ne'yimiz var ne'yimiz yoksa bir tesadüfe mi kurban etmeliydik?

"Ne" diyerek sorduğumuz soruların bizi götürdüğü cevaplara tesadüfen gidebilir miydik?

Öğrenebilir miydik işin aslını tesadüfün asılsızlığında.

Mesela, "mesela" diye bir şey var dı değil mi?

Ve de bu hayat ancak misallerle anlatılırdı. "Anlatılırdı" dediğime bakmayın. Mesele anlaşılsın diye bunu yapmak zorundaydım.

Meseleye misal mi lazım?

Daldıralım elimizi hayat torbasının içine. Çekelim kuramızı ve de "baht" diye bir şey olmadığını anlatalım. Ne çıkarsa "her şey" onun içinde.

Her şeyi "her şey" ile anlatabilirdik belki ama, hiç bir şeyi anlatamazdık "her hangi bir şey" ile.

Mesela tesadüf diyelim "her şey"in sebebine.

Sebebi tesadüf olan bir hayata sarılmamız ne diye?

Sarılmak diye bir şey vardı değil mi bu hayatta?

Sarıldığımız "her şey"den ayrılmamız ne diye?

Ayrılmak diye bir şey vardı değil mi bu hayatta?

Bizi insan eden o aklımızdan ayrılmamız "ne" ile açıklanabilinir.

Bir açıklaması olmalıydı değil mi biri bin yapan bu varoluşun kelimelerinin?

Bir açıklaması vardı elbette tesadüfe mal edilemeyecek kadar aşikar cümlelerin. Açıklaması "bir" olan cinsten. Anlamayanların yerle bir olduğu cinsten.

En ilginç tarafı da neydi biliyor musunuz?

Her şeyin açıklaması "bir"di.

Kim nereden bilebilirdi?

O'nun "ben", benim "o" olduğum gerçeğini! Diğerleri diye bir şey yoktu aslında.

Her şeyin açıklaması "bir"di. "Bir" açıklaması olmalı her şeyin? diye sorulan bir sorunun yanıtı, kendi içindeydi. Daha ilk kelimesinde "bir" derdi ve de soru kendi cevabını verirdi. En zor soruların cevabı "aslında" kendi içindeydi. "Hiç bir şey tesadüf değildir."cümlesindeki tesadüf kelimesi gibi

O kelime oraya tesadüfen girmiş olabilir mi?

Çıkaralım isterseniz tesadüfe bırakmayalım bu işi!

"Hiç bir şey değildir" diyordu cümlenin gerisi. Hiç; "bir şey" değildir diyordu bir şeyler anlatır gibi. Evet!  Ne hiç bir şeydi, ne de bu hayat tesadüf ile tarif edilebilirdi.

Onun bilgisi olmaksızın bir yaprak dahi düşmezdi .

Böylesi bir organizasyon başıboş bırakılabilinir miydi ?

Başı boşlara bakmamak gerekirdi.

"Başı boş" olanların boş boş konuşması bile boşuna değildi.

Hiç bir şey tesadüf değildi.

Hiçin bir şey olmasından tutunda bir şeyin hiç olmasına kadar.

Hiç bir şey tesadüf değildi. Her şey bir kitabın içindeydi…

 

Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.