1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Hırsızlardan el aman
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hırsızlardan el aman

A+A-

Üç yıldır bölgemizde (genel ifadesiyle) KAN AKMIYOR. Analar ağlamıyor, ağıtlar yakılmıyor.

Ne güzel.

Aileler çocuklarını “acaba geriye döner mi?” endişesini taşımadan askere gönderebiliyor.

Ne güzel.

İnsanlarımız, kadınlı çocuklu  gece geç saatlere kadar dışarılarda dolaşabiliyor.

Ne güzel.

İnsanlarımız, tüccarımız, esnafımız huzurlu günlerin keyfini çıkarıyor…

……….

Hayır çıkarmıyor.

Esnafımız, tüccarımız hiç de keyifli değil. Huzurlu değil…

Çünkü hırsızlar, soyguncular, kapkaççılar rahat bırakmıyor insanlarımızı.

Cepçiler, hırsızlar, kapkaççılar cirit atıyor Diyarbakır’da.

Ve bu durum da Diyarbakır’a hiç mi hiç yakışmıyor.

Diyarbakır’ın tarihi geçmişine yakışmıyor.

Diyarbakır’ın kültürüne hiç yakışmıyor.

Hele de Diyarbakır’ın geleneklerine, göreneklerine hiç yakışmıyor.

Dahası, Diyarbakır’ın son yıllardaki huzurlu (!) ortamına hiç yakışmıyor.

Diyarbakır’ın son zamanlardaki turizm gelişmesine hiç yakışmıyor.

Diyarbakır’da kime sorsanız, muhakkak size hırsız mağduru olduğunu söyleyecektir. Herbirinin hırsızlıktan yana mutlaka bir öyküsü vardır.  Ya cebinden paraları çekilmiştir, ya telefonu alınmıştır, ya evi ya dükkanı soyulmuştur.

Kimse korkusuzca ATM’lerin öne yaklaşamıyor. Bankalardan çıkan esnafımız tüccarımız, hele de emeklilerimiz mutlaka soyguncuların kapkaççıların hışmına uğruyor…

…………

İnsanın dili varmıyor söylemeye, ama gerçek şu  ki; koca Diyarbakır hırsıza, kapkaççıya, soyguncuya teslim…

Ve Diyarbakır halkı bu konuda çok dertli çok.

Gün geçmiyor ki birkaç hırsızlık, soygunculuk olayı olmasın.

Soyulmadık, ev, dükkan, mağaza yok gibi. Hem de her biri birkaç kez.

Bu konuda en dertliler bakırcılar çarşısının küçük esnafı. Burada son iki-üç yıldır soyulmadık dükkan yok. Hem de her biri iki-üç kez…

Zaten çarşıda baba, dede mesleğini sürdürenlerin sayısı da çok azaldı.

Çoğu iş yapamamaktan ama en çok da hırsızlardan bizar oldukları için terki sanat etmiş.

Kalan birkaç esnaf da “her an bırakabiliriz” diyor.

Onlar da bırakırsa hepten bir zamanlar BAKIRCILIĞI ile de ünlü Diyarbakır’da bu zenaatin adı anılmayacak…

Geçtiğimiz gün bir soygun daha oldu çarşıda.

Bakırcılar Dernek Başkanı’nın dükkanı dördüncü kez soyuldu.

Yine polisler geldi, parmak izleri arandı, ifadeler alındı ve gidildi.

Giderken de “Bir şeyler duyarsanız bize haber verin” denilmiş.

Oh ne ala…

Diğer üç soygundan bir şey çıkmadı.

Bundan ne çıkacak bilinmiyor.

Bir şeyler duyarsak haber veririz.

……….

İstir inanın, ister inanmayın.

Diyarbakır’da herkesin dilinde bir söylem var.

Güya polis, “Kimse teröre, siyasi eylemlere bulaşmasın da kim ne yaparsa yapsın” politikası güdüyormuş…

Eeeee “elin ağzı torba değil ki büzesin…”

İşte bu “HAY-HUY” içinde turizme hazırlanıyoruz.

İyi mi?

 

Bu yazı toplam 538 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.