• Diyarbakır5 °C
  • Batman5 °C
  • Mardin2 °C
  • Bingöl2 °C
  • Bitlis-1 °C
  • Elazığ0 °C
  • Erzincan0 °C
  • Şanlıurfa5 °C
  • Erzurum-3 °C
  • Ağrı-1 °C
  • Gaziantep4 °C
  • Hakkari-1 °C
  • Muş0 °C
  • Siirt4 °C
  • Van2 °C

İbrahim GENÇ / Köşe yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İbrahim GENÇ / Köşe yazarı

Hüda Par’a Yurttaşlık Soruları

05 Mart 2014 Çarşamba 08:35

Velev ki 90’lı yıllarda Hizbullah, JİTEM gibi karanlık odaklarla birlikte Kürt siyasalına karşı savaşmadı. Diyarbakır çevik kuvvet merkezlerinde ya da Batman kısalında kurulan kamplarda bölgedeki askeri birlikler tarafından eğitilmedi. Olabilir. Çünkü bu konu sürekli tartışılıyor. Peki o dönemde durduğunuz taraf; Kürt siyasalına karşı eylemler yaptığı için dolaylı ya da doğrudan sizi devletle bir ittifak durumuna sokmaz mı?

Velev ki geçmişten bu yana Kürt halkının ulusal ve siyasal hakları için mücadele ettiniz; acaba tüm dini referansları en radikal biçimde kullanmanıza rağmen halkta bir karşılık bulamamanızın (dar çerçevede kalmasının) ve devlet tarafından Kürtler konusunda muhatap olarak görülmemenizin nedenini hiç sorguluyor musunuz?

Birçok konuda olmasa da dini anlamda AK Parti döneminde müthiş bir gelişim oldu. Bugün köylere kadar bile Kur’an kursları götürüldü ve dini okulların önü açıldı. Programınızda ilan ettiğiniz birçok şeyin pratikteki karşılığını AK Parti hükümeti yerine getiriyor. Siz de sivil toplum örgütü olarak tebliğ ve irşad faaliyetleri yapmak yerine siyasi bir alana kaymakla Müslümanlar arasında kutuplaşma yaratmıyor musunuz?

Kürtlerin siyasal ve kültürel anlamda talep ettikleri noktasında programınızda ele aldığınız şeyler BDP’nin de yıllarca mücadelesini verdiği şeyler. Fikir, vicdan hürriyeti ve birçok konuda zaten Kürtler yıllardır aynı şeyleri haykırıyorlar. Bu anlamda sanki ilk defa Kürtler için birileri böyle siyasal ve kültürel taleplerde bulunuyor izlenimi uyandırmanız ne kadar doğru?

Siyaset, her ne kadar devleti ve insanları yönetme sanatı olsa da bugünkü ortamda adeta tarafgirliğin, asabiyetin ve yalanın bir arada yürüdüğü mayınlı bir alana dönüşmüştür. Bunu eminim ki siz de çok iyi biliyorsunuz. Bazen sırf siyasetten dolayı insanlar birilerinin karşısına dikilebiliyor. Siz de İslam referanslı olarak kurduğunuz Hüda Par ile bu ortamda ister istemez eleştiriler alacaksınız. Peki sürekli “Allah” ve “Peygamber” referansına sığınıp bu kutsallarla bir dokunulmazlık zırhına bürünmeniz ve adeta kendinizi eleştirilemez gibi görmekle nasıl ve neyin siyasetini yapacaksınız?

Çeşitli açıklamalarınızı okuyor ve demeçlerinizi dinliyorum. Farklı şahısların Hüda Par’ı tüm İslam aleminin bir temsilcisi konumuna sokmaya çalıştığını, Türkiye sınırları dışına bile propagandayı taşıdığını görüyorum. Yelpaze genişletilebilir, normaldir. Peki Türkiye’de Hüda Par neden sadece Kürt coğrafyasında örgütleniyor? Mesela Hüda Par neden Konya, Kayseri, Trabzon gibi yerlerde de değil de sadece Kürt coğrafyasında aday gösteriyor? Buralar da Müslüman değil mi? Filistin’den dem vuran, Mısır’a karşı çok duyarlı olan Hüda Par’ın bu tutumu bazı Kürtler nezdinde adeta kendi birliklerine karşı bir örgütlenme gibi bir görüntü vermez mi?

 

 

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim