1. YAZARLAR

  2. Genceddin Öner

  3. HURİLER, NURİLER VE HECİ HEMO
Genceddin Öner

Genceddin Öner

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

HURİLER, NURİLER VE HECİ HEMO

A+A-

 

Son bir kaç yıldır, içinde yer aldığımız ortadoğu coğrafyasında, insanlık tarihi boyunca elde edilen bütün  olumlu insani kazanımlarını ve erdemliliği yerle bir eden Selefi İslam tandanslı bir vahşet furyasını yaşadık ve izledik. Bu yeniden yapılanma ve altüst  oluşlar, içinde yaşadığımız ülkeyi de derinden etkiledi. Yüzyıla yaklaşan bir ideolojik çözümsüzlük  inadı, onbinlerce genç, yaşlı ve çocukların hayatlarının yitimine yol açan Kürd sorunu dallanıp budaklandı. Üstüne üstlük bir askeri darbe kalkışmasına şahit olduk. Daha önce işbirliği içinde olup, bu ülkeyi  kendi inançsal, ideolojik ve çıkarsal hesaplarına göre dizayn etmeye çalışan yapılar, "öküz öldü, ortaklık bozuldu" misali birbirlerine girip kirli çamaşırlarını ortaya sermeye başladılar. Başarısız bir askeri  darbeden sonra, Bu ülkenin ve toplumunun en büyük belası olarak resmileştirilen ve adına FETÖ(Fetulahçı  terör örgütü) denilen yapıyı yere göğe sığdıramayan, önünde elpençe divan duran, ceplerinde onun referanslarıyla dolaşan, bu referansları ilahi bir emir gibi telaki edenler, bu gün bu yapının ne kadar kötü ve "şeytani" olduğundan dem vurup itirafçılık adı altında günah  çıkarmaya başladılar. İş öylesine çığırından çıktı ki, komedileşip magazinel bir hal aldı. Şeker pancarının verimini düşürmesinin sorumluluğundan tutun  çiftlik civcivlerinin telef olmasına, hatta bir adamın kendisinden boşanmak isteyen karısının FETÖ tarafından nasıl kandırıldığını anlatan ifadeler bile servis edilmeye başlandı.

Bir tarafta algı operasyonu ile toplum ve bireyler bu algının etrafında tutulmaya çalışılırken, diğer yandan insanlar, yaşamı ve inançları sorgulamaya başladı.   Bu sorgulamanın başkahramanları da kadınlar oldu. Bütün semavi kutsal kitaplarda erkek egemen bir anlayış ile kaleme alınan ve ilahi buyruk diye topluma benimsetilen çarpıl ilişkiler silsilesini kadınlar sarsmaya başladı. Muktedirlerin iktidarları uğruna rakiplerine karşı ölümüne savaşmak için yoksul erkeklere ödül olarak verilen ayrıcalıkların, kadınlar tarafından adil ve eşitlikçi bulunmayıp,erkeklere öbür dünyada verilen 72 hurinin adil ve adaletli olmadığını dolayısıyla kendilerinin de 72 Nuri istediklerini tellendirdikçe, dünyanın en büyük inanç gurubunu oluşturan Hıristiyanlığın Katolik mezhebinin ruhani lideri Papa Françesko bu ciddi sorunu dallanıp budaklamadan önünü kesti. Kadınların bu yoğun taleplerinin ileride bir isyana dönüşeceğini kestiren Papa da İtirafçı oldu. Papa 3. Konsül toplantısında; "Yıllarca insanları kandırdık, Öbür dünyada huri diye bir şey yoktur. Aslında Adem ile Havva da yoktur." diyerek çok tartışılacak hayati bir konuyu gündeme taşıdı. Acılarımızın katlandığı bu günlerde daha önce yaşanmış komikliklerin bu konu ile olan çarpıcı bağlantısını sizinle paylaşmak istedim. Biraz mizah.Çünkü hayat devam ediyor.

Bundan 30 sene önce ben tıp fakültesi 5. sınıfta okurken, çok sevdiğim sınıf arkadaşımın 90 yaşındaki dedesi Hemo dede aklıma geldi. Hemo ile ondan 5 yaş küçük Remo isminde bir arkadaşı vardı. Remo akciğer kanserinden ölüyor. Arkadaşını çok seven Hemo dede,  çok sevdiği arkadaşının adını her andığında  kahkahalarla gülmeye başlaması aile arasında aklını yitirdi diye ciddi bir endişeye kapılıyorlar. Arkadaşım üzgün bir şekilde bana konuyu açtı; "Dedem aklını kaçırmış. Yedikleri ayrı gitmeyen çok sevdiği arkadaşı Remo dede öldükten sonra kahkaha üstüne kahkaha atarak bizleri mahcup durumda bırakıyor. Psikiyatriste getirelim diyoruz, yanaşmıyor. Seni çok sever. Nolur köye gidelim onu ikna etmeye çalış. Köylerine gittik. Bir odaya kapıtmışlar. Yanına vardım, kendi dünyasında "Hemo dede nasılsın?" dedim. irkilerek yüzüme baktı. Bir kahkaha attıktan sonra; "Remo ka huriyê te(Remo hurilerin nerede?)" Ben ona "seni Diyarbakır'a doktora götüreceğiz" dedim. Yüzüme baktı; "Ben deli değilim" dedi. Kulağıma doğru eğilerek; "Torunu dışarı çıkar sana gerçeği anlatırım" dedi. Arkadaşıma bizi yalnız bırakmasını söyledim. Sağına soluna baktıktan sonra "Sana bir sır verceğim, ama ben ölmeden kimseye söylemeyeceğine dair söz ver" dedi bende "söz kimseye söylemem" dedim. Çok sevdiği arkadaşının ölümünden sonra kahkaha krizinin sebeplerini anlatmaya başladı. İki yaşlı kafadar, birbirlerine takılırlarken, sen benden önce öleceksin, yok sen önce öleceksin muhabeti sürüp giderken iş ciddiye binip kim önce ölürse öbür dünyada 72 hurisinin sonradan ölene devri konusunda anlaşıyorlar. Abdest alıp birlikte camiye gidiyorlar. Camide bir kaç rekaat namaz kıldıktan sonra Allah'ın huzurunda yüksek sesle; "Ya Rabbim, senin huzunda kendi rızam ve irademle şayet benim ruhumu önce alırsan öbür dünyadaki  Hurilerimi ... ver" ikiside bu şekilde yeminli ifade veriyorlar. Yüzüne yansıyan  sempatik gülümsemesiyle; "İşte bütün mesele bu. Eğerki Remo günahsız ise ve şu an cennette  ise açıkçası halini görmek isterdim. Herkesin hurilerle eğlenirken onun bir elma ağacının altına tüneyip bana küfürler savurmasını görür gibiyim" dediğinde şok olmuştum. iki hafta sonra bu sevimli ihtiyar vefat etti. Oysa Papa Huri de Nuri de yok diyor. Hemo dede alacaklarını aldımı acaba? Hergün üzüntü içinde debelendiğimiz bu günlerde umarım bu anekdot iyi gelmiştir. 

Bu yazı toplam 7692 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.