• Diyarbakır9 °C
  • Batman11 °C
  • Mardin8 °C
  • Bingöl6 °C
  • Bitlis3 °C
  • Elazığ8 °C
  • Erzincan4 °C
  • Şanlıurfa11 °C
  • Erzurum2 °C
  • Ağrı3 °C
  • Gaziantep10 °C
  • Hakkari3 °C
  • Muş3 °C
  • Siirt9 °C
  • Van5 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İthal et çare değil yerli üretim arttırılsın!
28 Ekim 2017 Cumartesi 07:29

İthal et çare değil yerli üretim arttırılsın!

Diyarbakırlı kasaplar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba’nın et fiyatlarının yüzde 40 düşebileceği yönündeki açıklamasını ve ithal etin piyasaya etkisini değerlendirdi.

 

 

Et fiyatlarının düşürülmesinde et ithalinin çözüm olmadığını çarenin yerli üretimi arttırmada yattığını ve devletin hayvancılığın geliştirilmesi için verdiği teşviklerin denetlenmesi gerektiğini belirten esnaflar köylülerde eskisi gibi bir üretimin olmadığının da altını çizdiler.

Doğuda hayvancılık öldü

Et fiyatlarını düşürmede ithal etin çare olmadığını belirten esnaflarından Vedat Karadaban, “Çiftçilere, köylülere destek verilmedikten sonra üretim kapasitemiz artırılmadıktan sonra ucuz et yemenin imkanı yoktur. Özellikle bölge için düşünürsek, köylerin boşaltılması, köylerdeki üretimin azalması bölgedeki et piyasasına ister istemez yansıyor. Yani, Doğuda hayvancılık öldü. Bundan yıllar önce Doğuda boşaltılan köylerin faturası şuan et piyasasına yansıyor. Evet, şuan hayvancılığa bir destek var ancak bunun etkisini ancak 10 yıl sonra alabiliriz” diye konuştu.

Üreticiye yem desteği verilsin!

Et ithalatının piyasadaki etkisinin geçici olduğunu ve dışa bağımlılığı arttırdığını ifade eden Sur esnaflarından Ahmet Şeyhan Yakşi,  “Üreticiye destek nakit para olarak yapılmasın, yem desteği verilsin. Bir hayvanın en büyük gideri yemdir, devlet yem desteği sağlasın. Yem pahalılığından üretici elindeki hayvanı satıyor. Devlet, verdiği teşvikin üretime dönüp dönmediğini de denetlemelidir. Kimisi hayvancılık desteği alıyor ve gidip bu destekle araba alıyor, köyde kendisine ev yapıyor” dedi.

Tarım ülkesi olarak her şeyi ithal eder duruma gelmişiz

Et fiyatını düşürmenin yerli üretimi arttırmak dışında bir yolu olmadığını belirten Abdurrahman Aksoy, “ Yıllardır bu konuda yeterli tedbirler alınmamış. Tarım ve hayvancılık ülkesiyiz ama eti, tarım ürünlerini; buğdayı, samanı, mercimeği dışarıdan alıyoruz. Peki, o ülkeler bunu nasıl başarmışlar? Bir Hollanda, küçücük bir ülke nasıl tarım ve hayvancılık ürünlerinde ihracat yapıyor da biz tarım ülkesi olarak her şeyi ithal eder duruma gelmişiz”  diye konuştu.

Dişi hayvan kesimi yasaklansın!

Sur’un genç esnaflarından Muhammet Güzel, yerli üretimin arttırılması için devletin dişi hayvan kesimine yasak getirmesini istedi. Güzel, “Bence et fiyatları ithal etle düşmez. İthal et çözüm değil. Her şeyden önce dişi hayvanların kesiminin yasaklanması lazım. Devlet çıkıp diyecek, dişi hayvanı kesene 50 bin TL ceza veriyorum. Bunun başka da bir çaresi yok. Dişi hayvanların kesimi yasaklanacak ki hayvan üretimi artsın. Nüfusumuz gittikçe artıyor ama hayvan sayımız azalıyor, buna bir çözüm bulmak gerekiyor” diye konuştu.

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Van’daki esnaf ziyareti sırasında bir esnafın et fiyatlarının düşürülmesini istemesi karşısında "Eti 50 liradan yemeyeceksiniz. Yüzde 40 düşük fiyata yiyeceksiniz" şeklinde bir açıklamada bulunmuştu.

Bakanlık olarak et fiyatlarında “kısa vadeli çözüm değil, kalıcı çözümler arıyoruz” diyen Fakıbaba, et fiyatlarının düşeceğine yönelik halkta ve esnafta bir beklenti yaratırken, bir yandan da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Sırbistan'dan 5 bin tonluk et ithali anlaşmasıyla dönmüştü.

Tigris Haber olarak et fiyatlarındaki artışı ve ithal et meselesini Diyarbakır’daki kasaplara sorduk.

 

 

‘İthal et çare değil, çare yerli üretimin arttırılmasıdır’

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi esnaflarından Vedat Karadaban, et fiyatlarının düşürülmesinde ithal etin çare olmadığını söyledi. Karadaban, şöyle konuştu: “17 yıldır esnafım ve kasaplık baba mesleğimizdir. Evet, 5 bin ton ithal etten bahsediliyor ama henüz piyasada bir yansımasını görmedik. Ama ithal et çare değil, yerli üreticinin desteklenmesi ve yerli üretimin arttırılması gerekir. Çiftçilere, köylülere destek verilmedikten sonra üretim kapasitemiz artırılmadıktan sonra ucuz et yemenin imkanı yoktur. Özellikle bölge için düşünürsek, köylerin boşaltılması, köylerdeki üretimin azalması bölgedeki et piyasasına ister istemez yansıyor. Yani, doğuda hayvancılık öldü. Bundan yıllar önce Doğuda boşaltılan köylerin faturası şuan et piyasasına yansıyor. Evet, şuan hayvancılığa bir destek var ancak bunun etkisini ancak 10 yıl sonra alabiliriz. Ayrıca üreticiden sonra hayvanlar çok el değiştiriyor. Aracının çok olması da et fiyatlarını yükseltiyor. Köylü ağlıyor zarar ediyorum diye, Kasap ağlıyor kar etmiyorum diye, bunun nedeni de aracılardır. Et, bize gelinceye kadar 5 el değiştiriyor. Et, köylüden Kasaba gelinceye kadar kilo başına 2 TL zam alıyor ve bu da az bir para değil. 2 TL bir kasap için çok büyük bir paradır. Tarım Bakanı açıklama yaptı et ucuzlayacak diye; evet, et fiyatları şuan durdu ama henüz bir düşme yok. Et Balık Kurumunda et fiyatları düşük ama ithal eti de insanlarımız tüketmiyor. Bir başka konu, şuan etin en bol olduğu zamandır, önümüz kış. Kışın ise piyasadaki et azalır ve bu da ister istemez fiyatlara yansıyacaktır.”

‘Hayvan pazarına gittiğimizde güzel, kaliteli hayvan bulamıyoruz’

Köylünün eskisi gibi hayvancılık yapmadığına vurgu yapan Süleyman Emel, “Eskiden köylere gittiğimizde ahırları hayvan doluydu. Şimdi ise köylerde üretim yok. Her şeyden önce bu sorunun ortadan kalkması ve köylerdeki üretimin canlandırılması lazım. İthal et bizim sorunumuza çözüm değil. Şuan itibariyle baktığımızda henüz kış gelmemesine rağmen piyasada doğru dürüst hayvan yok. Hayvan pazarına gittiğimizde güzel, kaliteli hayvan bulamıyoruz. Daha karakışa, dona, buza girmeden piyasada hayvan bulmakta zorlanıyoruz. Kışın bir kar yağdığı zaman ulaşım sıkıntısı çekiyoruz, hayvan getirmek büyük sorun oluyor. Haliyle kışın piyasada et azalınca bu da fiyatlara yansıyor” diye konuştu.

 

 

‘Eskiden köylü üreticiydi, şimdi ise tüketici oldu’

Köylünün eski köylü olmadığını ve artık köylünün üretici değil tüketici olduğunu belirten esnaflardan Cesur Emek, “Bence dışarıdan et ithalatı bir çözüm değildir. ‘Taşıma suyuyla değirmen dönmez’. Çözüm, yerli üretime destek verilmesindedir. Bölgede hayvancılık yapılıyor ancak buradan Batıya çok et gidiyor. Etler Batıya gidince burada piyasada et sıkıntısı çekiliyor. Ayrıca artık eskisi gibi kimse köylerde hayvan beslemiyor. Köyler boşaldı, köylerde hayvan üretimi yok. Eskiden köylü üreticiydi, şimdi ise tüketici oldu. Köylüyü tekrardan üretici hale getirmek için devletin teşvik vermesi gerekir. Et ithalatı şuan piyasada fiyatları durdurdu ama bu da uzun vadede bir çözüm değil. Şuan özellikle gelir düzeyi düşük olan vatandaşlar Et Balık Kurumunda ithal ete ilgi gösteriyor” şeklinde konuştu.

 

 

 

Devlet üreticiye yem desteği versin!

Dede mesleğini sürdüren Sur esnaflarından Ahmet Şeyhan Yakşi,  “Bizimkisi dede mesleğidir. Dedem, 1950’de bu dükkanı açmış, babam da kasaptı ve ben de üçüncü kuşak olarak çalışıyorum. Et fiyatlarının düşürülmesiyle ilgili ithal et gündemde. Tabii ki, bu ancak kısa vadede bir çözümdür. Evet, et fiyatları haddini aştı, çok yükseldi. Ama et ithalatının yanında hayvancılığa destek verilmesi gerekir. Et ithalatı sadece yaraya pansuman olur. Ayrıca biz böyle bir durumda sürekli olarak dışa bağımlı oluruz. Dışarıdan et gelmediği zaman yine fiyatlar yükselir. Çözüm bu değil, bizim burada et üretimini arttırmamız lazım. Kısa süreli olarak bakarsak et ithalatı biraz da olsa fiyatları düşürür ama bu nereye kadar böyle yürüyecek. Tamam, et ithal ederek fiyatların kısa bir süreliğine düşmesi sağlanıyor ama bunun yanında üreticinin de desteklenmesi lazım. Tabii, bu desteğin nasıl yapıldığı da çok önemli. Üreticiye destek nakit para olarak yapılmasın, yem desteği verilsin. Bir hayvanın en büyük gideri yemdir, devlet yem desteği sağlasın. Yem pahalılığından üretici elindeki hayvanı satıyor. Devlet, verdiği teşvikin üretime dönüp dönmediğini de denetlemelidir. Kimisi hayvancılık desteği alıyor ve gidip bu destekle araba alıyor, köyde kendisine ev yapıyor” dedi.

‘Et fiyatlarının yüzde 40 düşeceğine ihtimal vermiyorum’

Et fiyatlarını düşürmenin tek yolunun yerli üretimi arttırmaktan geçtiğini ifade eden Yakşi, şunları ekledi: “Şuan itibariyle ithal et bizim piyasaya henüz girmedi ama haberinin duyulması bile piyasayı etkiledi. Et fiyatları biraz aşağı çekildi. Yerli üretici de şuan elindeki hayvanı elden çıkarmanın derdinde. Et fiyatlarının bugün çok yüksek olmasının temel nedeni üretimin düşük olmasıdır. Et fiyatlarını düşürmenin tek yolu da yerli üretimi arttırmaktır. Bunun için de devletin gerçek üreticiye destekte bulunması lazım. Bu desteği de dediğim gibi, para değil yem desteği olarak yapmalı. Bakan, et fiyatlarının yüzde 40 düşeceğini söylese de ben buna pek ihtimal vermiyorum. En fazla yüzde 20 falan et fiyatları geriler.”

Tarım ve hayvancılık ülkesi olarak geldiğimiz hale bakın!

Sur’un yarım asırlık kasabı Abdurrahman Aksoy, Tarım ve hayvancılıkta geldiğimiz noktaya sitem ederken, yerli üretimin arttırılmasına vurgu yaptı. Aksoy, şunları söyledi:  “50 yıldır esnafım. Hayvancılığa ağırlık vermedikten sonra, ülkedeki yerli üretici desteklenemedikten sonra istedikleri kadar dışarıdan et getirsinler bir çözüm değil. Et ithalatının süreklileşmesi burada yüzbinlerce insanın işsiz kalmasına da yol açacaktır. Kendi ülkemizdeki yerli üreticiye destek vermek ilerisi içi daha faydalı olur. Devletin verdiği destekleri de kontrol altına alması lazım. Bizim vatandaş ithal ete güvenmiyor, ithal ete karşı vatandaşta bir tereddüt, çekingenlik var. Evet, Et Balık Kurumunda ithal et veriliyor ve insanlarımız da özellikle gelir düzeyi çok düşük olanlar biraz rağbet etse de pek kimse gitmiyor. İthal etin fiyatların düşmesine de pek bir etkisi olmuyor, et fiyatları yerinde sayıyor. Et fiyatını düşürmenin yerli üretimi arttırma dışında bir yolu yok. Yıllardır bu konuda yeterli tedbirler alınmamış. Tarım ve hayvancılık ülkesiyiz ama eti, tarım ürünlerini; buğdayı, samanı, mercimeği dışarıdan alıyoruz. Peki, o ülkeler bunu nasıl başarmışlar? Bir Hollanda, küçücük bir ülke nasıl tarım ve hayvancılık ürünlerinde ihracat yapıyor da biz tarım ülkesi olarak her şeyi ithal eder duruma gelmişiz.”

 

‘Dişi hayvan kesimi yasaklansın!’

Sur’un genç esnaflarından Muhammet Güzel, yerli üretimin arttırılması için devletin dişi hayvan kesimine yasak getirmesini istedi. Güzel, “Bence et fiyatları ithal etle düşmez. İthal et çözüm değil. Her şeyden önce dişi hayvanların kesiminin yasaklanması lazım. Devlet çıkıp diyecek, dişi hayvanı kesene 50 bin TL ceza veriyorum. Bunun başka da bir çaresi yok. Dişi hayvanların kesimi yasaklanacak ki hayvan üretimi artsın. Nüfusumuz gittikçe artıyor ama hayvan sayımız azalıyor, buna bir çözüm bulmak gerekiyor. İthal et daha çok Et Balık Kurumlarında satılıyor, bundan devlet kazanıyor ama esnaf kan ağlıyor. Ayrıca yerli hayvanımızın tadı başkadır, ithal et damak tadımıza uymaz. Her bölgenin hayvanının kendine özgü bir tadı vardır. Et fiyatlarının yüksek olmasının bir diğer nedeni de yemin pahalı olmasıdır. Maliyet artınca bu ister istemez fiyatları yükseltiyor. Bir başka husus, köylü artık eskisi gibi hayvancılık yapmıyor. Köylü de şehre alışmış, köylerde eskisi gibi üretim yok. Tabii köylünün kazancı da istediği gibi olmayınca haliyle köylü hayvan üretmiyor” ifadelerini kullandı.

Ali Abbas Yılmaz / Özel

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SEÇTİKLERİMİZ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Tigris Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 412 229 20 03-0538 334 53 75 | Haber Yazılımı: CM Bilişim