1. YAZARLAR

  2. Mümin Ağcakaya

  3. İYİ-KÖTÜ, GÜÇLÜ- ZAYIF İKİLEMİ
Mümin Ağcakaya

Mümin Ağcakaya

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

İYİ-KÖTÜ, GÜÇLÜ- ZAYIF İKİLEMİ

A+A-

               İnsanın edebi bir yaratımı olan mitolojilerin; insan üzerindeki etkileme gücü tartışmasızdır. Mitolojiler birbirlerini hem etkilemişler, hem de etkilenmişlerdir. Bu yüzden mitolojiler arasında ortak temaları bulmak mümkündür. 

 Dünyanın değişik yer ve zamanlarında yaşayan halkların ortak değerlerini yansıtan bu anlatımlar genellikle güç, iktidar, aşk, doğum- ölüm- ölümsüzlük, eski-yeni, iyi-kötü, yaradılış-tufan gibi değerler üzerine kurulmuştur. Bu anlatımlara konu olan kahramanlar vasıtasıyla yürütülen mücadeleler verilmektedir. Kişileştirmelerle yürütülen bu mücadeleler bütün kültürlerde ortak yanları bulmak mümkündür. Benzer aşamalardan geçen, birbirine yakın koşullar içerisinde yaşam mücadelesi veren halkların kültürel benzerliklerin olmasından ve birbirlerinden etkilenmelerinden daha doğal bir şey olamazdı. Nitekim bir Avrupalı, bir Asyalı ya da bir Kızılderili veya bir Afrikalı için, iyi her yerde iyi; Nemrut’ta her yerde Nemrut'tur.

Bu mitolojilerdeki anlatımlardaki kahramanlar genellikle tanrılar, tanrıçalar, yarı tanrılar, krallar, kraliçeler gibi soylu kişilerdir. Onların trajedileri, insan olarak zaaflarından, kusurlarından ve o zaafların onları yıkıma götürmesinden kaynaklanmaktadır. Ölümsüzlük gücüne erişmek isteyen bir ölümlü yöneticinin, doğanın; doğum-ölüm, eski-yeni diyalektik döngüsüne müdahale etmeye kalkması beyhude bir çaba olmaktan öteye gidememektedir. Elinde bulundurdukları gücü ve dayatmacı düzeni kaybetmek istemediklerinden dolayı baskıcıdırlar ve halk böylesi bir yönetimden dolayı acı çekmektedir.

 Kral Nemrutla özdeşleştirilenler kişiler birden fazladır. Gerçekte hangisidir. Her anlatımda bazı farklılıklar olsa da genel tema aynıdır. Çizilen karakter ve işlevine bakıldığında hepsi de denebilir. Kral Nemrut olarak atfedilen kişiler arasında; Sümer Akad şehir devletinin rahip kralı Sargon, Döneminde çıkardığı kanunlarıyla ünlü Babil hükümdarı Hammurabi, Adıyaman Nemrut Dağına adın dev bir anıt mezar yaptıran Kommagene kralı I. Antiochos sayılmaktadır. Ayrıca; Yunan mitolojisinde geçen ve tanrısal bir gücünün olduğunu iddia eden Agemennon da benzer karakterdedir.  

Bu öykülerde güç kazanma ve güç kaybetme bir ikilem oluşturmaktadır.  Her güç kazananın ve iktidarına dört elle sarılanın, bir de güç kaybedeceği bir karşıtlığı vardır. Haksız ama güçlü olanların zalimliği, kibirliliği, kendilerine olağanüstü rol biçmeleri karşısında; güçsüz ama haklı olanların çaresizliği, bu zayıflığının içinden çıkan birinin karşı çıkmasıyla haksızlık ve adaletsizlik üzerine kurulmuş olan piramidin yerle bir olmasının etkileyici öyküleri geçmiş insanların zengin birer kültürel yaratımıdır. Yani; tarihte bir açıdan gücün kazanılmasıyla kaybedilmesi karşıtlığını anlatan öyküler zinciridir.  Yaşamın doğal akışı gereği gücü elinde bulunduranın, onu sonsuza dek elinde tutmak istemektedir. Bundan dolayı da her türlü baskı ve sindirme aracına başvurması sonucu eskiyerek, gericileşir. Yeni olan ise güçlenerek, uygarlığın gelişimine yol açar.        

  Yunanistan mitolojisinde Tanrılar düzenini temsil eden Zeus temsil etmektedir. İnsanlık adına, tanrılardan ateşi çalan Prometheus; Zeus tarafından zincire vurularak cezalandırılır.  Prometheus ‘un eylemi, insanlık için yeni bir yol açar.

Demirci ustası Kawa öyküsünde de, zalim Dehak; Nemrut’u aratmayan bir zulüm uygulamaktadır. Bu zulmü kabul etmeyerek, ona karşı koyan Kawa sonunda Dehak’ın zulmüne son verir. Dehak’ın hükümranlığına son verilmesini halk yeni bir başlangıç sayar. Yeni günün başlangıcı sayılarak; o gün bayram olarak kutlanır.

İbrahim peygamberin, kendini tanrı yerine koyan Kral Nemrut’un halk üzerindeki zulmüne ve putperestliğine karşı çıkması sonucu mancınıkla ateşe atılmasından sonra tanrı tarafından ateşin suya, odunların da balıklara dönüşmesi anlatılır. Beynine giren bir sinek, Kral Nemrudun delirmesine ve ölümüne sebep olur.

Diğer bir Nemrut söylencesinde ise;  zalimliği, kibirliliği, yarımadam diye aşağıladığı Topal’ın Nemrut'a karşı öfkesini, bacağını yitirdiği günden, babasını kurban verdiği güne dek bilinçle sürdürür. Topal onun iktidarını yıkma yolunda öncüdür. Nemrut'un beynine girip delirmesine neden olan sinekle özdeşleşir.  Karşı koyuşu Nemrut’u çaresiz bırakır. Topal ölür ama Nemrut’un ve iktidarının sonunu getirir.     

    Yunan mitolojisinde krallık yetkisini Zeus'tan alan Agemennon güçlü bir kral ve savaşçıdır. Agemennon ile Akhilleus arasındaki kavgada, Agamemnon'un, kendi çıkar ve isteklerini, buyruğundaki insanlardan üstün görmesi ve gücüne güvenmesi, ordunun alt tabakalarından Thersites'in ona başkaldırmasına neden olur.

 Halkla yönetenler arasındaki bu çatışmada; yönetenlerin aşırı hırsı kurulan düzenin de yıkımını hazırlamaktadır. Nemrut, güç kazandığını sandığında; hırsına yenilmesiyle aslında gücünü yitirmeye başlar. Yani onun için sonun başlangıcı olur. 

Anlatımlarda işlendiği gibi; zulmeden hükümdarların ölümlerinin ardından bir doğum olayı gerçekleşmektedir. Doğum yeniye işaret etmektedir. Yeni gelişmeye gebedir. Yeni düzen ve yeni toplum halk tarafından kabul görür ve kurtuluş günü, sevinçle, coşkuyla kutlanır. İnsanlığın ortaya çıkışından günümüze kadarki on binlerce yıllık süreçte; doğum ve ölüm ikilemi; yaşamın ayrılmaz gerçekliği olmuştur. Kendilerini ölümsüz ilan eden tanrı krallar, sonunda; diğer insanlar gibi ölümden kaçışları yoktur. Ölümsüz olan sadece heykelleri oluyor. Nemrut’lar ölüp gidiyor, geriye halk kalıyor. Tarih; Nemrut ölüp gittikten sonra, onu da aratmayan çok Nemrut’lar gördü. Nemrutlar bir daha gelmez mi? Gelmemesinin garantisi var mıdır?          

 

 

Bu yazı toplam 713 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.