1. YAZARLAR

  2. Nimetullah Yıldız

  3. KAİNATI "KURAN" DA , "KUR'AN'A" KAİNATI " SIĞDIRANDA" O'DUR
Nimetullah Yıldız

Nimetullah Yıldız

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KAİNATI "KURAN" DA , "KUR'AN'A" KAİNATI " SIĞDIRANDA" O'DUR

A+A-


“Şüphesiz müminler için göklerde ve yerde ayetler vardır. Sizin yaratılışınızda ve türetip yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi 9)
Kimi hayvanlarda , çıplak gözle bile görmekte güçlük çektiğimiz antenler vardır . Bu antenler bir çok hayvan açısından hayati önem taşır. Bilim dünyası , canlıların farklı amaçlar için kullandıkları bu antenler ile ilgili , her gün yeni detaylar keşfetmektedir .
Mesela son yüzyılda karıncalar üzerinde yapılan bilimsel araştırmalarda bu küçücük canlıların kendi arasında , inanılmaz bir iletişim ağı olduğu tespit edilmiştir .
Biz İnsanlar , karşımıza çıkan bir kaç karıncayı bile ayırt edemiyorken , birbirine tıpatıp benzeyen karıncalar için , birbirlerini tanımak hiç te zor değildi. Peki karıncalar birbirlerini nasıl tanıyorlardı ?
İşçi karınca, yuvasına giren bir karıncayı tanımak için anteniyle onun vücuduna dokunur. Koloniden olanla olmayanı, üzerinde taşıdığı özel "koloni kokusu" sayesinde ayırt eder. Yuvaya giren bir yabancıysa, kolonidekiler bu davetsiz misafiri kabul etmezler.
Karıncalar, yuva arkadaşlarının vücutlarına antenleriyle dokundukları zaman, amaçları onlara bilgi vermek değildir . Salgıladıkları kimyasalları algılayarak bilgi almaktır. Bir karınca, yuva arkadaşının vücuduna çok hafifçe vurur ve anteniyle hızlıca dokunur. Kimyasal sinyalleri mümkün olduğunca ona yaklaştırmaya çalışır. Bunun neticesinde de arkadaşının henüz bıraktığı koku izlerini algılayıp takip ederek yiyecek kaynağına ulaşabilirler.
Arıların da koku alma uzuvları antenlerinin üzerindedir. Beyinlerinden gelen koklama sinirleri, antenlerinin içine doğru uzanır. Ancak bu sinirlerin koku maddeleriyle doğrudan teması yoktur. Çünkü böceklerin vücutları ( antenleri de dahil olmak üzere ) kabuk ile kaplıdır.
Arı antenlerine mikroskopla bakıldığında antenin üzerinde pek çok delik göze çarpar. Beyinden gelen koklama sinirleri bu deliklerin içinde son bulur. Ancak bu deliklerin üzeri özel bir zarla kaplıdır ve sinir uçlarını korur. Buna rağmen kokuyu geçirebilme özelliğine sahiptir. Bu deliklerin arası ise incecik tüylerle kaplıdır. Bunlar arının duyum tüyleridir.
Bilim adamları , sağır olan bu arıların buldukları yerleri birbirlerine nasıl haber verdiklerini araştırırken mucizevi bir durumla karşılaşırlar. Tarif etmek istedikleri yeri "dans ederek" diğerlerine anlatmaktadırlar. Dans süresince diğer işçiler, tarifi yapan arının etrafında kümelenir ve de her hareketini takip ederler. Ayrıca dansçının titreşen karnına antenleri ile dokunurlar. Bu hareket çok önemlidir, çünkü arının havada oluşturduğu kesintili akım besin kaynağının uzaklığını bildirir. Arının gövdesinin alt kısmını sallaması sayesinde hava akımları oluşur. Diğer arılar da antenleri ile bu akımları algılar ve gidecekleri besin kaynağının uzaklığını bu vasıtayla tespit ederler. (Insect Antenna Anatomy)
Ve de sonuç şudur ki !
"…O'nun (Allah'ın) alnından yakalayıp denetlemediği hiç bir canlı yoktur…" (Hud Suresi, 56)

Bu yazı toplam 707 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.