1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. KANLI PAZAR AĞIDI
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KANLI PAZAR AĞIDI

A+A-

                                        

                                            

Zor zamanlardan,  anlardan kırılarak, kıvranarak hatta incinerek geçiyoruz. Gördüğümüz her fotoğraf, her enstantane bizi derin bir yeise sürüklüyor… Hepimiz tüm ülke gam çekip, kasavet yükleniyoruz omuzlarımıza... Aylar var ki gülmeyi unutmuşuz, kendimden biliyorum. Her daim olduğu üzere geçmişin o kanlı günlerine, pazarlarına gidiyorum, içim acıyarak…

16 Şubat 1969 günü dün gibi aklımda. Ortaokulda parasız yatılı öğrenciyim. Hafta sonları amcamlara geliyorum. Tarlabaşı’ndan Taksim’e her Pazar olduğu üzere top oynarız diye  çıktık. Taksim Gezi parkı ve civarı genç üniversiteliler ve Liselilerle doluydu. Sloganlar, haykırışlar arasında bir o yana bir bu yana bakıyoruz. Halay çekenlere ve türkü söyleyenlere katılıp onlarla beraber söylüyoruz. Büyük Ağabeylerimizden öğrendiğimiz sloganları atıyoruz habire… Sonra birden gürültüler, bağırışlar ve küfürlerle birlikte ellerinde sopalar, demirlerle sakallı, sakalsız takkeli bir güruh peyda oldu. Hep bir ağızdan ‘Tekbir’ çekerek,  az önce neşe içinde 6. Filoyu protesto etmek için bir araya gelen “Go home yankee” diye ünleyen gençlere saldırmaya başladılar. Biz de genç Ağabeylerle birlikte kaçmaya başladık. O saldıranlara, o lanetlenmiş güruha, kümelenmiş olayları seyreden hiçbir polis, o zamanki deyişle hiçbir ‘Fruko’  müdahale etmedi. O gün iki genç insan bıçaklanarak katledildi ve o gün ilk kez ağlayıp, yumruklarımı sıktım bu olaylara… Tüm halk bu son olur inşallah diye haykırdı hep bir ağızdan; lâkin bunun son olmadığını da yaşayarak görecektik.

Tüm bu olaylar olurken de bizler hep birlikte büyüyorduk. 1977 Taksim alanında 1Mayıs kutlamasında da aynı kanlı pazarı bir kez daha yaşayacaktık. Tam 34 genç insan yine kanlı bir planla katledilecekti…

Bu bir sürek avı gibiydi belki de. Her av döneminde avlanmayı bekleyen ceylanlar gibiydik subaşlarında…

Sahi devlet elinin değmediği bir katliam var mıydı? 1915’ i saymıyorum. Dersim, Ağrı, Zilan, Koçgiri, Roboski, Reyhanlı, Suruç ve Diyarbakır’da katledilen yüzlerce insan… Öldürülen, şehit edilen polis, asker ömürlerinin baharında yüzlerce gencecik insan… Geride ağlayan anneler, babalar, kardeşler, eş ve çocuklar…

Sarkis Çerkezyan o koca komünisti bilir misiniz? “Bu Dünya Hepimize Yeter” adlı kitabını… Alın o acı yarayı görün, hissedin… O koca adamın da dediği gibi bu dünya neden hepimize yetmesin ki…

Bu hafta Barış Mitingi düzenlendiğini duyduğumda ‘Ah Tanrım bir kez daha olmasın’ demiştim ki; elimiz böğrümüzde naçar kalakaldık her beraber… Ökseye tutulmuş kuşlar gibi çırpınırken analar, babalar, kardeşler hatta arkadaşlar biz garip kuşlar gibi avlandık, yaralandık…

Etrafımızda bunca kan varken bize değmeyeceğini söyleyenlerden değildik elbet… Birileri bu ülkeyi ateşe atarken, devrimciler nafile yere uyardılar. Yüze yakın insan paramparça oldu; bizler de… Yandık, kavrulduk ah ile…

Devletin televizyonlara çıkan bakanları, yetkilileri utanmadı hatta gülüştüler; istifa edecek misiniz? Diyenlerin yüzüne bakarak… Ben o yüzlere bakarken utandım onlar gibi ölmediğim için…

Bunlar, insanların kimini mermilerle, kimini bombalarla öldürüyorlar. Ancak onları asıl davranışlarıyla, sözleriyle yaralıyorlar. Dostlarımızı, yakınlarımızı, devrimcilerini ülkenin, aydınlıktan karanlığa iteliyorlar; oraya, zindanlara mahkûm ediyorlar. Hepimiz mezarlara, kara toprağa doğru itiliyoruz ve hepimiz öldürülmek için sırada bekliyoruz!

Doksan yedi barışa hevesli genç insan, çocuksu hevesleriyle gittiler ölüme; balonlar uçurulurken, bulutları yarıyorken güvercinleri Ankara’nın

Radyoda Ruhi Su’nun o onaran o bizi meydanlara çağıran sesi yüreğimi dağlıyordu:

   KANLI PAZAR

Ellerinde pankartlar 

Gidiyor bu çocuklar 

Kalkın ayağa, kalkın 

Gidiyor bu çocuklar

 

Bu pazar, kanlı pazar 

Dert yazar, derman yazar 

Kalkın ayağa, kalkın 

Gidiyor bu çocuklar

 

Bu yazı toplam 704 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.