1. YAZARLAR

  2. Yakubi Doktor

  3. KARA ÖLÜM
Yakubi Doktor

Yakubi Doktor

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KARA ÖLÜM

A+A-

Gözlerinin beyazı dışında tümüyle karalara bulanmıştı. Eşinin hazırladığı sefer tasını yavaşça açtı, birinde çorba diğerinde 2 adet biber dolması vardı. Afiyetle yedi, ne de güzel yapmıştı. Yeni evlenmişlerdi, son kontrole gittiklerinde baba olmasına iki ay kaldığını söylemişti doktor, eli kulağındaydı. Yemek sonrası sendromu, sigara çekti canı, yasak olduğunu hatırladı. Abisinin tüm ısrarlarına rağmen bırakamamıştı mereti. Üç yıl önceydi abisi grizu patlamasında yeni doğmuş ikizleri ardında bırakarak, bir varmış bir yokmuşa karışmıştı.

 Yaklaşık 1,5 saatlik bu yemek molalarını sevmiyordu, her seferinde bir an önce işbaşı düdüğünün çalması için dua ederdi. Kendisiyle baş başa kalmak ızdıraptı. Anılar, abisinin özlemi, ikizler, ikizlerin masrafı, eşi, bebesi, yetmeyen maaş söz birliği etmiş gibi, madenin karanlığını fırsat bilircesine kimselere görünmeden beynine yüreğine sızıveriyorlardı. Sevmiyordu molaları. Bir an önce işe başla demeliydi birileri. Nefret ettiği baretini başına takmalı, tek dostu kazmasını abisinin ölümünden sorumlu tuttuğu kara ölüme, kömüre aman vermeden indirmeliydi. Mola bitmiş nasırlı elleriyle kavradığı kazmasını hipnoz olmuş haliyle vuruyordu kömüre.

 Tik-taklar birbirini kovalamış mesai bitmişti, arkadaşları duşa, kendisi duraksamadan hızlı adımlarla eve yol almıştı. Kapıda annesi karşıladı, gözleri son üç yıldı böyle gülmemişti. ‘kızın oldu, hem Ayşe de çok iyi’ dedi. Babasını hatırladı, kelimelerin kifayetsiz kaldığı an demişti babası bir zamanlar, şiir miydi neydi. Kelimesiz kalmıştı ya kendiside, hoş kelime bulsa avaz avaz bağıracak mıydı?

 Aylar geçti, kızımız emeklemeye başlamıştı bile. Adam bir an önce yeraltında pusuya yatmış kara ölümden uzaklaşmak için başka ekmek kapılarına bakıyordu ancak bırak bulmayı madene iş başvurusu yapan yeni kurban sayısının gün geçtikçe arttığını görüyordu.

 Hikayemizi Yeşilçam filmi tadında fazla da dramatize etmeden mutlu sona bağlayalım...

 Evine herkesten önce varmıştı. Kızının kısmetine aldığı yılbaşı piyangosu 2 gün önce çekilmişti, hala bakmadığını hatırladı. Yemeğini yedi, çayını- sigarasını yudumladı. Hanım piyango dedi, Ayşe listeyle birlikte piyangoyu verdi, büyük ikramiye işte elindeydi. Eşine baktı, kız seni seviyorum dedi. MUTLU SON…

 Ancak  kimilerinin kara elmas  kimilerinin kara ölüm dediği  yerde hala vampir misali çok kazanma uğruna iş-işçi güvenliğini, çalışanın hakkını hiçe sayanların sayesinde böyle masalsı bir sonu bulmak zor zanaat.

DİP NOT: KARALARI BEYAZA ÇEVİRELİM DİYECEĞİM AMA YİNE BİRİLERİ KEFENİN BEYAZI ANLAYACAK DİYE KORKUYORUM.

 

 

Bu yazı toplam 963 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.