1. YAZARLAR

  2. Sıddık ALGÜL

  3. Kaybolan Meslekler (6)
Sıddık ALGÜL

Sıddık ALGÜL

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kaybolan Meslekler (6)

A+A-

 

 

Hattalar Usta çırak İlişkisi ile Yetişirdi

 

 

Hattatlar, yüzyıllar boyu usta-çırak ilişkisi içinde yetişmişlerdir. Hat sanatını öğrenmeye heveslenen kişi bir hattattan ders alırdı. Başlangıçta alıştırma niteliğinde çalışmalara dayanan ve meşk adı verilen bu dersler tek tek harflerin yazılışının öğrenilmesiyle başlar, harflerin birleşme biçimleriyle, sözcüklerin ve tümcelerin yazılış tarzlarının öğrenilmesiyle sürerdi. Ortalama üç beş yıl kadar süren bu eğitimin sonunda hattat adayı iki ya da üç hattatın önünde yazı yazarak bir çeşit sınav verirdi. Hattatlar bu yazıyı beğenirlerse altına imzalarını koyarlardı. Buna, başarı ya da izin belgesi anlamına gelen icazetname adı verilirdi. İcazetname almamış kişi hattat sayılmaz, dolayısıyla yazdığı bir yazının altına adını koyamazdı. (Kaynak: Dr. Hatice Aksu, 

Hattatlar sanatlarını daha çok şahların, sultanların, padişahların, beylerin, paşaların yaşadığı, saray ve camilerin bol olduğu İstanbul, Bağdat gibi şehirlerde icra ederlerdi.

Müslümanlar resme sıcak bakmadıklarından, dahası mekruh saydıklarından Müslümanlar arasında resim ve heykel sanatı gelişmemiştir. Bunların yerine İran'da minyatür , Osmanlı'da hat sanatı gelişmiştir.

Diyarbakırlı hattatların bir kısmını, Ali Alpaslan'ın Fırat Havzasında Yetişen Hattatlar başlıklı sunum yazısından yararlanarak tarih sıralamasına göre yazacak olursak;:

 

Seyyid Kâsım Gubârî (Ölüm: 1625)

Seyyid Kâsım Gubârî, Diyarbakırlıdır. Şerif Abdullah'tan Aklâm-ı sitte 'yi öğrenmiştir. Çok ince yazılar yazdığı içinGubârî mahlasını almıştır. Gubârî, toza mensup demektir. Hat sanatında ise son derece ince olarak yazılan yazılara verilen addır. Rivayete göre bir pirinç tanesinin üzerine İhlâs süresini yazacak kadar maharet göstermiştir. Bilindiği gibi İhlâs süresi 4 ayet ve 15 kelimeden ibarettir.

Gubârî, Medreselerde hocalık yapmanın yanında, Ahmet Camii'ni süsleyen Celî , yani iri yazılar da yazmıştır (İnşa tarihi: 1616). Yazılarında, daha doğrusu harflerinde metin ve azametli bir duruş mevcuttur.

Seyyid Kâsım Gubârî, Osmanlı döneminde Celî yazısının gelişmesinde önemli bir rol oynayan hattatımızdan biridir.

 

Seyyid Adem (1987'de hayatta idi)

Seyyid Adem, Diyarbakırlı olup, Aklâm-ı sitte ve Nesta'lik adındaki yazıları Diyarbakır'ın mahallî hattatlarından biri olan Hâfız Bulak Özbek'ten meşketmiş ve icâzetnâme almıştır.

Kaside-i bürde 'yi 50 altına yazdığı rivayet edilir. Seyyid Adem aynı zamanda büyük hattat Hâmid Aytaç'ın dedesidir.

 Hâmid Aytaç (1891-1982)

Hâmid Aytaç, bölgemizde yetişen hattatların en büyüğü ve en meşhurudur. 1891'de Diyarbakır'da Ulucâmı İmâdiye Mahallesi'nde doğdu. Asıl adı Mûsâ Azmi'dir. Babasının adı Zülfikar, anasının adı Müntehâ'dır. Hattat Seyyid Adem'in torunudur.

Bu yazı toplam 833 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.