1. YAZARLAR

  2. NURİ SINIR

  3. KENT, KENTLİ, KENT YÖNETİCİLERİ (2)
NURİ SINIR

NURİ SINIR

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KENT, KENTLİ, KENT YÖNETİCİLERİ (2)

A+A-

                                                                        

                                                                

         Bölge nüfusunun Kürd olması,bu kentin Kürd kimliği ve yapılan isyanlar, bu kenti  siyasal iktidarların gözünde sabıkalı hale getirmişti.Kentin tahrip edilmesine göz yumdular.Onların gözünde kentin tarihi önemi yoktu.İktidarlarına ve varlıklarına köle olması önemliydi.Bu süreçte Kent’in asıl  yerleşikleri,kenti terk ederek, batının metropol kentlerine taşındılar.Son 30 yıllık savaş, bu tahribatın daha da artmasına neden oldu.Bağı,bahçesi,evi yakılıp yıkılan kırsal alan nüfusu,kentlere sürüldü.Bu sürgün ve entegrasyon politikasından, bu ülkenin bütün kentleri olumsuz etkilendiler.Batının metropol ve diğer kentlerinin tüm varoşlarında, bölgedeki savaş ve zulümden kaçan insanların yarattığı gecekondu gettoları oluştu.

      Yalnız batının kentleri değil, Kürd kentlerinin tümü bundan etkilendiler.Hem de daha fazlasiyla.Bazı ilçeler şehirlerden daha fazla yoğunlaştı.Kızıltepe,Nusaybin,Batman,Cizre,Tatvan,Doğu Bayezit, Silvan,Viranşehir vs..Sıtratejik açıdan uygun görülen bazı kasabalar, şehir yapıldı.Örneğin Şırnak.Nüfusu Cizre’den az olmasına rağmen,savaş hesaplarıyla İl  yapıdı.

      Diyarbakır bu savaştan en fazla etkilenen şehir oldu.Kent yöneticilerinin rantçı anlayışları yüzünden bu tahribata göz yumuldu.Sur içindeki tarihi evlerin yıkılarak,yerlerine beton yığınlarının yükselmesi,şehrin tarihi dokusunu allak,bullak etti.Ulu cami önü,Melikahmet caddesinin-Balıkçılarbaşı bölümü, ofisteki yer altı çarşıları, şehrin tarihi ve geleceği düşünülmeden, rant ve cep doldurma anlayışıyla yapıldı.

      Koşu yolu Parkını da gözüne kestiren bir Belediye başkanı,Kültür sitesi kandırmacasiyla burayı ranta çevirmeye yeltenince,sivil toplum örgütlerinin karşı çıkması ve kamu oyu oluşturulmasi  ile,Belediye başkanı vazgeçmek zorunda kaldı.

     Sivil toplum örgütleri bu olaydan sonra, bu kentte susmaya başladılar.Bunun nedeni de siyasete teslim  olmalarıdır.Bölgede oluşan siyasi ortama uymaya, bundan nemalanmaya ve kotuklarını korumaya,kimileri de bu kotuklara oturma hesabiyla siyasetin batağına saplanınca,sivil toplum anlayışı iflas etti.

     Arsa, emlak spekülatörleri,nerede, neyi, nasıl kaparım anlayışı, kentin yöneticilerine ve ticaretine egemen oldu.(kimi iyi niyetli,fedakar ve çalışkan yönetici ve ticaret erbebını  tenzih ederek,bunun dışında tutuyorum.)

     2005 yılında,Kanada,Ottowa Üniversitesinden Diyarbakır’a gelen Anne Legare’ adlı öğretim üyesini Sur içinde gezdirdikten sonra,Sur içi belediye Başkanı  Abdullah Demirbaş,onu yemeğe aldı.Yemekten sonra bana “Hava alanından otele gelirken,yanlış bir yere geldiğimi zannederek şaşırmıştım.Benim okuduğum,cidilerini seyrettiğim tarihi  kent bu gördüğüm kent olamazdı.Bu gün gezdikten sonra Diyarbakır’a geldiğimi anladım.Ama şunu ifade etmezsem rahat edemem.Bu gün bu kentte yaşıyanlar ve bu kenti yönetenler, geçmişte bu müthiş kenti yaratanların torunları olamaz.”

    Umarım, Anne Legare’ şunu duymamıştır.Kürd yöneticileri olma iddiasındaki Kürd’ler, Kürd ve Kürdistanı çöplüğe gömdüler.

    Kürd’lerin ve Kürdistan’ın tarihi onların neyine !....

                                                                                                        

 

Bu yazı toplam 7701 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.