1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Kılıçdaroğlu: Kürt Sorunu'nu ilk dört günde çözeceğime söz veriyorum
Kılıçdaroğlu: Kürt Sorunu'nu ilk dört günde çözeceğime söz veriyorum

Kılıçdaroğlu: Kürt Sorunu'nu ilk dört günde çözeceğime söz veriyorum

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kurultayda konuşuyor. Kurultayda konuşan Kılıçdaroğlu dikkaç çekici açıklamalarda bulundu

A+A-

 

CHP'nin 36. Olağan Kurultayı başladı. Kurultayda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu konuşmasını yaptı.

 Kurultay’da konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, CHP'nin 36. olağan kurultayını 'Adalet ve Cesaret Kurultayı' başlığı ile yapıldığını aktararak Cumhuriyet tarihinin en zor süreçlerinin yaşandığının vurguladıktan sonra

kurultayda bulunanları ve bulunmayanları sıraladı.

"    ‘Bu kurultayda olanlar’

Mustafa Kemal’in geldikleri gibi gidecekler diyenlerin kurultayıdır.

Adalet için cesaretle yola çıkanların kurultayıdır.

Kuvay-i Milleyenin kurultayıdır.

Bu kurultay çocuklarımıza daha iyi gelecek vaat edenlerin kurultayıdır.

Toplumun her kesimine cesareti götürenlerin

Yurtta barış cihanda barış diyenlerin kurultayıdır.

'Kurultay’da olamayanlar'

Bu kurultayda terör örgütleri tarafından kandırılanlar yoktur.

Terörle pazarlık yapanlar yoktur.

Vatan topraklarını terör örgütlerine verip Süleyman Şahı kaçıranlar yoktur" şeklinde konuşarak konuşmasına başlayan Kılçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin 5 Temel sorunu var”

Türkiye’nin beş sorununun olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Bu gün Türkiye 5 temel sorunla karşı karşıyadır. Bu sorunlar: Demokrasi, eğitim, dış politika, ekonomi ve Kürt Sorunu’dur.  Karamsar bir tablo var. Düşünen herkes kaygı içinde.” diyerek sorunları sıraladı.

Kürt sorununa dair çözüm adresini CHP’yi gösteren Kılıçdaroğlu şöyle konuştu; “ İster adına Kürt Sorunu deyin, ister Güneydoğu sorunu deyin ne derseniz deyin bu sorunun çözüm adresi CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Bu sorunu ben ilk 4 günde çözmezsem siyaseti bırakacağıma söz veriyorum.”

Konuşmasına Türkiye’nin içinde bulunduğu beş temel sorunlara değinen Kılıçdaroğlu sıraladığı sorunlara geniş değindi.

Kılıçdaroğlu konuşmasının başlangıcında değindiği beş temel soruna ve bunlara karşı parti olarak neler yapacakları yönünde vaatlerini dile getirdiği konuşması şöyle;

Devleti yönetenler açık ve net söylüyorum. Faiz lobisine hizmet eden iktidardır. Çok açık bilgi vereceğim. Son 15 yılda yurtdışında bir grup sermayedara ödenen faizin miktarı 148 milyar dolardır. İçeride de bir grup sermayedara faizler ödediler. 689 milyar lira. Efendim, faizi düşürelim.. çok yüksek.. İktidar değil misin? Sen artık tefecieler ve faiz lobisine hizmet eden bir iktidarsın. Biz ülkeyi üretim bandına alacağız. Herkesin işi aşı olacak. Faiz lobisine hizmet ederseniz ne olur? İşsizlik olur. Türkiye bugün ciddi işsizlik sorunuyla karşı karşıya. İşsizler artık kendilerini yakmak zorunda kalıyorlar. İzlenen politikayla kendi gelirlerini artırdılar, vatandaşı borç batağına soktular. Efendim, CHP vatandaşın sorunuyla ilgilenmiyor… Taşeron sorununu bu ülkenin gündemine hangi parti getirdi? Asgari ücret net 1500 lira olacak dedik. Bizim bütün belediyeler uyguladı. Hükümet para mı bulamayacak. Para var kimin için, tefeciler için, rantiyerler için. Bu çarkı değiştireceğiz. Yeniden herkesin işi herkesin aşı olacak. Orman köylüleri en yoksul kesimdir. Bunların her birisini hükümet işveren olarak kabul ediyor. Orman köylüsünün sorununa sahip çıkan yine biziz. Çiftçinin, kamyon şoförünün derdini dile getiren biziz. Kimin derdi varsa bize gelecek.

Bugün kaygılar var, kimse kaygılanmasın. Adaleti ve cesareti savunacağız. Önümüzdeki seçimde Ankara, İstanbul, Bursa, Manisa, Antalya, Baıkesir, Mersin, Adana’yı alacağız. Bir tarih yazacağız. Yerelden başlayarak gücümüzü iktidara taşıyacğız.

Size namus sözü, yoksulluğu bir yıl içinde bitireceğiz. Asgari ücreti tamamen vergi dışına çıkaracağız. Asgari ücretliden vergi almayacağız. Çiftçinin milli gelirden hak ettiği yüzde 1 hakkı vereceğiz.

Hesap sorun, baskıcı değil hesabını veren devlet olsun diye demokrasiyi savunuyoruz. 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye farklı bir sürecin içine devrildi. Hepimiz hain 15 Temmuz darbe girişimine karşı ortak mücadele ettik. Darbeciler ve demokrasi düşmanlarına karşı direndik. 15 Temmuz’dan söz etmemin temel sebebi halkın direnme hakkını kullanmasıdır. 20 Temmuz’da bir sivil darbeyle karşı karşıya kalındı. OHAL ilan edildi. 1 milyonu aşkın mağdur aile yaratıldı. FETÖ ile mücadele adı altında ne kadar muhalif kişiler varsa üzerine baskıyla gidildi. Buradan haksız yere tutuklanan bütün gazetecilere selam olsun. Milletvekilleri tutuklandı. Grev hakkı yasaklandı. Binlerce kişi kamudan atıldı. Direnme hakkını kullanıp 15 Temmuz’u savuşturanlar 20 Temmuz’da bir sivil darbe ile karşı karşıya kaldılar.

OHAL’i kaldıracağız. Vatandaş yatırım yapacak. Rant ekonomisinden vazgeçip üretim ekonomisine döneceğiz. Dolayısıyla ekonomi poltiiaklarını tepeden tırnağa yeniden düzenleyeceğiz.

Anayasa Mahkemesi kararları uygulanamaz hale geldi. Önce parti devletine, şimdi hanedan devletine dönüştü. Bu düzeni yıkmak bizim boynumuzun borcudur. FETÖ’nün siyasi ayağını çıkarmamak için her türlü numarayı çektiler. Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyordu. 15 Temmuz gecesi boğazı kesilerek ya da linç edilerek askerlerin hakkını savunmak bizim namus borcumuzdur. OHAL’e onurumuzla karşı durduk. Referandumu biz kazandık ama mühürsüz bir seçim yasal seçim haline getirildi.

Demokrasi düşmanlarına karşı hep birlikte mücadelemizi yaptık. Direnmesini bildik ve direndik. Demokrasiyi askıya alma, direnme hakkını getirmiştir. Ben 15 Temmuz darbe girişiminden önce ‘Demokrasiye karşı yapılan ihanetler karşısında direnme hakkını kullanacağım’ dediğimde üstüme gelmişlerdi. Tarih bizim yanımızda. Kim despot yönetim istiyorsa halkın direnme hakkı vardır ve direnme hakkı kutsaldır. Mustafa Kemal Atatürk, Bursa nutkunda ‘Türk genci devrimlerin ve Cumhuriyetin bekçisidir’ der. Bunların doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. ‘Bunları küçük düşürecek en küçük kıpırtı duyduğunda bu ülkenin ordusu ve polisi vardır demeyecektir. Elinde ne varsa onunla koruyacaktır’ diyor.

Bir adalet yürüyüşü gerçekleştirdik. Yalnız olmadığımızı gördük. Yürüyemezsiniz dediler. Kızılcahamam’da durur. Bolu Dağı’nı çıkamaz dediler. Biz Köroğlu’yuz sen kim oluyorsun. Biz hakka hukuka ve adalet inanmış bir partiyiz. (Kılıçdaroğlu’nun konuşması salondan gelen ‘hak hukuk ve adalet’ sloganları ile kesiliyor) Adalet yürüyüşünü böyle başlattık. Adaletin çürümüşlüğünü sadece Türkiye’ye değil bütün dünyaya gösterdik. (Bu arada Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşünde çalınan marş çalınırken yürüyüşle ilgili de bir klip gösterildi…) Her milimini onurla yürüdük. Dünyaya meydan okuduk. ‘Adalet istiyoruz, hak istiyoruz, hukuk istiyoruz’ dedik. Maltepe’de görkemli bir miting yaptık. Bütün dünyada haber oldu. Maltepe’de önümüzde bir duvar vardı. Şimdi kurultayda söz veriyorum; bu duvarı yıkacağız. Onların duvarı bize vız gelir. Bizden korkuyorlar, korkmakta da haklılar. Çünkü bütün baskılara direniyoruz. Çünkü sözümüzü açıkça dile getiriyoruz. Onlara ve onların feriştahlarına meydan okuyoruz.

Bu kurultayda binler bir aradayız. Milyonlar TV’de bizi izliyor. Kurultaydan sonra hepiniz Anadolu’ya dağılacaksnız. Size çok büyük görevler düşüyor.

1- Bu ülkenin huzura ihtiyacı var, her yerde savunacaksınız.

2- Bu ülkenin adalete ihtiyacı var, her yerde savunacaksınız.

3- Demokrasiyi her yerde savunacaksınız.

4- Bu ülkenin darbe hukukundan ayrılmış toplumsal uzlaşmaya dayalı yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Bunu her arkadaşım ezberleyecek. Her yerde her ortamda savunacağız.

5- Kimseyi ötekileştirmeden huzuru, adaleti ve demokrasiyi, yeni bir anayasa ihtiyacını her yerde seslendireceksiniz.

6- ‘Ben değil biz ne olacağız’ diyenlerle birlikte mazlumun ve mağdurun yanında olacağız. Aylardır hapiste yatan gazeteciler var…

Kim olursa olsun hakkı hukuku adaleti sonuna kadar savunacağız.

Bu 6 temel görevi yerine getirdiğimiz zaman göreceksiniz ki; tek adam rejimi yıkılacak, parlamenter demorkasi kurulacak ve Cumhurbaşkanı tarafsız olacak…”

HABER MERKEZİ

 

 

Bu haber toplam 759 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.