1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. KIRMIZI YUMURTA GÜNLERİ
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KIRMIZI YUMURTA GÜNLERİ

A+A-

                   

 

1940’lı,1950’li yıllarda bir başkaydı Diyarbakır.

Gelenekleriyle, görenekleriyle, sosyal yaşamıyla cıvıl, cıvıl bir kent.

Ve “Kırmızı yumurta günleri” ayrı bir güzellik, ayrı bir renk ve heyecan katardı kent yaşamına.

Kırmızı yumurta günleri, Nevruz’un hemen ardından,  “Paskalya” ile birliktebaşlardı.

Eskiden, 1940’lı yıllarda kentin çeşitli semtlerindeki boş arsalara ocaklar kurulur, bu ocakların üzerine konulan büyük kazanların içinde yumurta haşlanır, satışa, daha doğrusu yumurta tokuşturanlara sunulurdu. İnsanlar, özellikle de gençler bu kazanların etrafında toplanır almacasına yumurta tokuştururlardı.

Yumurtaları renklendirmek için fokur fokur kaynayan kazanların içine kuru soğan kabukları atılırdı. Böylece beyaz yumurta kabukları turuncuya, krem rengine, kahverengiye boyanmış olurdu. Yumurta dolu kazanlara çeşitli renkte (genellikle kırmızı ve pembe) iplik boyaları atanlar da olurdu.

Kırmızı yumurta haşlanırken eğer başka bir renk verilmek isteniyorsa o zaman da Çerçi Kör Yusuf’tan boya alınır yumurtaların haşlandığı suya yeteri kadar atılırdı.

Süryani Çerçi Kör Yusuf’un dükkanı Gazi Caddesi üzerinde, Çarşıya Şeviti  sokağının başındaydı.  Kör Yusuf’ta, göz ilacından gıda boyasına, öksürük şurubundan kabızlık ilacına, her türlü sağlık sorununda kullanılan çeşitli kurutulmuş bitkilerden ayakkabı çivisine, çamaşır yıkamada kullanılan çivitten, kumaş boyalarına, loğusa şerbetinde, mevlitlerde dağıtılan şerbetlerin yapımında ve kızamık şekerinde kullanılan gıda boyalarına kadar hemen her şey satılırdı.

Yumurta tokuşturma pazarının en büyüğü, en canlısı Eski Yoğurt Pazarında Eski Borsa Hanı’nın güney duvarının arkasındaki geniş alana kurulurdu.

1950’li yılların ortalarına kadar sürdü bu gelenek. Oralara dükkanlar yapılınca bu ilginç ve renkli gelenek de sona erdi.

İşte, bu alanda duvar dibine kurulan kazanların her birine yüzlerce yumurta atılırdı.  

Yumurta kazanlarının kurulduğu geniş alanın karşısında, Dökmeciler sokağı, onun yanında da Kahvedögen KADO Dayı’nın dükkanı vardı...

Kahvedögen Kado dayı güçlü, kuvvetli biriydi. Dükkanın ortasında yere gömülü büyük bir taş dibekte, o büyüklükteki taş tokmakla günün hemen her saatinde kahve döverdi. Büyük taş tokmak bir manivelaya bağlanmıştı ve KADO dayı ayağıyla tokmağın sapına her bastığında tokmak yukarı kalkar, bıraktığında da koca tokmak “güüüm” diye dibeğin içine gömülürdü. Böylece kahvenin dövülmesi gerçekleşirdi.  Kahve dövülen saatlerde ortalık mis gibi kahve kokardı...

Yumurta tokuşturma zamanı Eski Yoğurt Pazarı panayır yerine dönerdi.

Özellikle Nisan ve Mayıs ayları NERGİZLEME zamanı da olduğundan, ev için lazım olan yumurtayı gider buralardan alırdık.

Yumurta tokuşturma gün boyu iddialı bir şekilde sürerdi.

Bu arada hileli, sahte yumurta tokuşturanlar da olurdu.

Bazı açıkgözler, yumurtanın içini ince bir iğnenin ucu ile boşaltıp içine katı maddeler doldurup sağlamlaştırdıktan sonra, karşılaştıkları saf vatandaşlarla böyle hileli yumurtaları tokuşturuyorlardı. Tornada tahtadan yumurta yapanlar da vardı. Bu tip hilebazlar  pazara gelmiş saf insanları, çocukları, köylüleri kendilerine av olarak seçip bunlarla yumurta tokuştururlardı.

Bunlar önce normal yumurtalarla saf kimseleri kazandırıyor, ardından da kaşla göz arasında hileli yumurtayı ellerine alıp, karşıdakini ağlarına düşürürlerdi.

Tokuşturma sırasında kırılan yumurtalar akşam saatlerinde evine giden esnafa, isteyen vatandaşlara ucuza satılırdı...

Yumurta tokuşturma dönemi mayıs sonuna kadar sürerdi.

Yumurta kazanları kaldırıldıktan sonra buralara sebzeciler, köylerden yoğurt, peynir, deriden tulum içinde ayran getiren köylüler otururdu.

Eylülden itibaren de oduncular gelirdi buraya. Keleklerden at ve eşekle taşınan odunlar burada istiflenir, perakende olarak halka satılırdı...

 

Bu yazı toplam 7706 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.