1. YAZARLAR

  2. Yakubi Doktor

  3. KISSADAN HİSSELER KISSADAN HİSLER
Yakubi Doktor

Yakubi Doktor

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KISSADAN HİSSELER KISSADAN HİSLER

A+A-

 

Mor menekşe: Bülbül güle

aşık olmuş duydun mu?

Papatya: gülün derdi, bana

ne?

Mor menekşe: bülbülün derdi

demek istedin galiba.

Papatya: gülün derdi. Aşk

yanmayı göze alabilmektir,

gün gelecek BÜL-BÜL yanıp

KÜL,KÜL olacak, ve

bir gün gül hiç böyle sevilemeyeceğini

geç de olsa

anlayacak… gülün derdi…

Dip not: BÜL: Cilt yanıklarında

ortaya çıkan içi su dolu

kabarcık… yanık travması-

nın en basit hali…

BEKLEYiŞ:Umut ile umutsuzluk

arasındaki çizgi…

UMUt: ışık ile karanlık arasındaki

çizgi…

KArANLıK: Görme ile bakma

arasındaki çizgi…

YAŞAMAK: Olmak yada olmamak

(=to be or not to

be) arasındaki çizgi…

ÖLMEK: Cennet ile cehennem

arasındaki çizgi…

Ve bizler; ince çizgide ayak izi

bırakmayan ip cambazları…

ÖZDEMir ASAF: Kitap bası-

ma hazır

yayıncı: Sevindim. ismi ne

olacak?

ÖZDEMir ASAF: Yuvarlağın

köşeleri…

yayıncı: Yuvarlağın köşesi mi

olur hoca? ilgi çekici olsun

dedik saçma olsun demedik…

ÖZDEMir ASAF: Yuvarlağın

köşesi de olur açısı da…

Görebilene… Bakma ile

görme arasındaki ince çizgi

dostum..…

yayıncı: Hoca

hoca çizgiyi aşı-

yorsun…

ÖZDEMir ASAF:

Ne mutlu bana!

Doğru olsam ok

gibi, yabana atarlar

beni,

Eğri olsam yay

gibi elde tutarlar

beni. MEVLANA

OK: Hedefe varacağım, 12

den vuracağım.

YAY: Belki eğriyim, lakin ben

olmasam bir arpa boyu yol

alamayacağını da bilesin.

OK: Bana yol veren sen değilsin,

doğruluktan kaskatı

kesilmiş arkandaki ip…

Mevlana dostunun dükkanın

dan çıkmış, ağır adımlarla

evine doğru yürürken kafasında

bin bir soru-cevap labirentinde

kaybolmamayı

umuyordu. Aniden bir kadın

sesiyle dünyaya geri

döndü, baktı kadına, üstü

başı harapçaydı, buyur

dedi. Kadın çocuğunun çok

hasta olduğunu dermanının

istanbul’da bir doktor da

olduğunu, oraya gidecek ne

parası ne de gücünün oldu-

ğunu söyledi.

Mevlana kadının söylediğini

ikiletmedi, ‘al şu parayı bir

atın yeteceği arabayı da 1

aylık yemeğinizi de karşı-

lar’ diyerek, cebindeki keseyi

içindekileri saymadan

kadına verir. Kadın koşar

adım mutlu mu mutlu uzaklaşır

oradan.

Olayı dükkanın dan gören

dostu bir nefeste Mevlana’

nın yanına gelmiş.

Dostu: O kadın sahtekar, in-

şallah bir şey vermedin

Mevlana: Çocuğu hastaymış,

ölümcül…

Dostu: Çocuğu turp gibi ma-

şallah, ne hastası

Mevlana: Yani ölümü bekleyen

bir çocuk yok mu?

Dostu: Yok…

Mevlana: işte bu, bu hafta

duyduğum en güzel haber…

Bu yazı toplam 1183 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.