1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Koca Kürt öldü
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Koca Kürt öldü

A+A-

1970’li yıllara kadar BASIN’ın anayurdu Bab-i Ali’de herkes O’na “Koca Kürt” diyordu.

Tek-tük “Kürt Yaşar” diyenler de vardı

O kocaman bir adamdı.

İri yapısıyla tam da “Dağlı Kürtler”i andırıyordu. İri yapılı ama, yufka yürekli, ince esprili, sevecen ve babacan bir “insan”dı…

İlk, 1959 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nin Cağaloğlu’ndaki “Pembe Konak” adıyla da anılan “İttihad ve Terakki’den kalma ahşap binanın koridorlarında karşılaşmış, tanışmıştık.

Umum Neşriyat Müdürü Cevat Fehmi Başkut’un odasından çıkıyordu. Diyarbakır’dan, arkadaşım Aleaddin Bilgi ile birlikte gelmiştik İstanbul’a. Alaeddin Hukuk Fakültesine kaydını yaptıracaktı.

Diyarbakırlı olduğumuzu duyunca daha bir içten karşıladı bizi.

Gelin bakalım” dedi. “Gelin de çayımı için…”

İkimizi İstanbul muhabirlerinin oturdukları odaya davet etti.

Odada daktilolardan çıkan ritmik tuş şakırtıları kulağa bir hoş geliyor.

“Eeee demek Diyarbekir gazetelerine aleyhimde yazı yazanlar sizlersiniz ha…”

Sonra bir kahkaha patlattı.

“Bakın, daha gençsiniz, heyecanlısınız. Kentinizi sevmeniz, sahip çıkmanız güzel bir şey. Ama, inanın birkaç sene sonra beni daha iyi anlayacaksınız…” Dedi ve konuyu değiştirdi…

Alaeddin’le bakışıyoruz. Yaşar Kemal’in konuyu değiştirmesi bizi rahatlatıyor. Bahsettiği        olay 6 yıl öncesine ait.

1953 yılı Temmuzunda Yaşar Kemal Diyarbakır’a gelmiş, kent  merkezinde ve bazı köyleri dolaşmış, tespit edebildiği tarikat şeyhleriyle tanışmış, bazı mahallelerde faaliyet gösteren yasadışı Kur’an kurslarına girmiş, bazı terikatlarin ayınlerine katılmış, bunları Cumhuriyet Gazetesinde yayımlatmıştı…           

Denilebilir ki, Yaşar Kemal ilk ve en eski “Kent Röportajları”nı o yıllarda kaleme aldı. Yaşar Kemal’in böylesi “Kent Röportajları” geniş yankı bulunca sonraki yıllarda başka İstanbul  ve Ankara gazeteleri de yazarlarını Anadolu’ya saldılar. O yıllarda özellikle de Doğu ve Güneydoğu ağırılıklı Anadolu Röportajları sıklıkla gazetelerde yayımlanır oldu.

Dünya Gazetesi’nden Fikret Otyam, Milliyet Gazetesi’nden Necmi Onur, Ümit Deniz, Vatan Gazetesi’nden Kemal Aydar, Akşam Gazetesi’nden Mete Akyol, Ankara Zafer Gazetesi’nden Metin Toker  Doğu ve Güneydoğu röportajlarıyla ünlendiler…

Cumhuriyet Gazetesi’nde Yaşar Kemal’in Diyarbakır ve köylerindeki gericilik hareketlerini dillendirmesio biz genç gazetecilerin kanımıza dokunmuştu. Röportajlarında memleketimizi kötü gösteriyor diye Yaşar Kemal’e kızıyorduk. Bu kızgınlığımızı da o günlerde yerel “Yeni Şark Gazetesi’ne yazılar yazarak gösteriyorduk. Gazetenin bütün yazarları Yaşar Kemal’i, Cumhuriyet Gazetesi’ni hedef alan yazılar yazıyorduk.

Günler süren eleştirilerimizin yayımlandığı gazeteleri de hem Cumhuriyet Gazetesi’ne, hem Yaşar Kemal’in adına postalıyorduk…

Yeni Şark Gazetesi’nde kaleme aldığımız sert bir yazının başlığı, o günlerde hayli yankı bulmuştu.

Gazetenin Manşeti şöyleydi:

“Kafrun köyünün kaşifi, Anduk ayininin mucidi Yaşar Kemal”

O gün anlattı. Bu başlığımıza hayli gülmüştü Yaşar Kemal…

Sonraki yıllarda birkaç kez daha görüştük.

Her seferinde de babacanlığıyla karşılaştım.

-Heeey koca Kürt, ışıklar içinde yatasın…                                                                                                                                                             

 

Bu yazı toplam 1087 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.