1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Kongre ve renkler
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kongre ve renkler

A+A-

 

Toplumun ana akım medyadan da politikacılardan da daha itidalli olduğu gerçeği sık sık net olarak görünüyor. Yine de her defasında şaşmamak elde değil.

Politikacıların söylevlerini, kullandıkları söylemleri dinler ya da ana akım medyanın kraldan çok kralcı ve her daim güçlüden yana tavrıyla bu söylenenleri sayfalarında, ekranlarında yansıtışına bakarsanız, bugünkü iktidarın ve devletin resmi söylemiyle uyuşmayan her siyasi hareket teröristtir, marjinaldir, taraftarları istenmeyen kişi, 'persona non grata' ilan edilmelidir.

Özellikle 7 Haziran 2015 başarısından beri HDP siyasetçilerin ve ana akım medyanın hedef tahtasında böyle lanse edilmektedir. 2015'ten bu yana HDP'nin binlerce üyesi gözaltına alınmış, tutuklanmış, vekilleri ve seçilmiş belediye başkanları hapse atılmıştır. Belediyelerine kayyum atanmıştır. Partinin eş genel başkanları anayasaya aykırı biçimde aylardır zindanda tutulmaktadır. Böylesi büyük bir düşmanlık ve ötekileştirmenin hedefidir HDP.

Peki, toplum da öyle mi görüyor HDP'yi? Bütün bu anti-propagandalar hedefe ulaşıyor mu? Selahattin Demirtaş'a yönelik özellikle 7 Haziran seçimleri sürecinde toplumun bütün kesimlerinin nezdinde iyice ayyuka çıkan sempati ortadan kalktı mı? HDP'liler yaşadıkları yerlerde, toplum içinde istenmeyen kişi haline getirilebildiler mi?

Pek sanmıyorum. Benim gözlemim o yönde değil. Elbette, merkezlerden uzak yerlerde, belirli bölgelerde münferit olaylar oluyordur. Siyasetçilerin ve ana akım medyanın düşmanca söylemleri birilerini etkiliyordur ama genelde toplumda alttan alta bir sempati, adı konulmamış bir ihtiyaç olduğu aşikar HDP'ye yönelik olarak.

Pazar günü HDP İstanbul İl Örgütü'nün Olağan Kongresi'ndeydim. Kongre Bostancı Gösteri Merkezi'nde yapıldı. İstanbul'u bilenler bilir, Bostancı Gösteri Merkezi bir lunaparkın içindedir. Önce bir kere HDP'nin rengarenk flamaları ile lunaparkın rengarenk oyun araçları, dönme dolaplar, atlı karıncalar müthiş bir uyum içindeydi yaz güneşinin altında. Alana girer girmez bu göze çarpıyordu. Adeta kongre alanı ile lunapark iç içe geçmişti. Yoldan geçenler de, lunaparkta eğlenenler de bunu hissetmiş olmalı. 7 Haziran 2015'te topluma reva görülmemiş, toplumun burnundan getirilmiş o neşeli ve barışçıl siyasetten, o umuttan bir esinti vardı havada sanki. Bir süre sonra oyunu kullanan kimi delegeler, kimi partililer lunapark ile gösteri merkezi arasındaki iğreti bariyerleri de kaldırıp girişi çıkışı lunapark içinden yaparken, lunaparkta eğlenenler de kongre katılımcılarıyla sohbete başlar oldu. Ortalıktaki birkaç polis de bunun üzerine gölgeye çekildi.

Bu anlattığım manzara belki birkaç saatlik bir şeydi. Belli bir yerde. Belli şartlar altında. Ama bu manzaranın temsil ettiği ihtiyaç 7 Haziran 2015'te ortaya çıkmıştı ve hâlâ baki. İnsanlar alttan alta ama çok güçlü biçimde barışı, toplumsal barışı istiyor. Neşeli bir siyaset istiyor. Genç bir siyaset istiyor. Renkli bir siyaset istiyor. Daha az savaş söylemi, daha çok barış söylemi istiyor. Yas tutmak istemiyor, gülmek istiyor. Feda olmak değil, hayatın tadını çıkarmak istiyor.

Bütün bunların renkli flamaların esintisinde hissedilir olduğunu algılıyor.

Ne kadar uğraşılsa da bu renkli partinin iki sene önce siyasete getirdiği ferahlamayı unutamıyor.

Pazar günü kongrenin katılımcılarıyla lunapark ziyaretçilerinin Bostancı'daki buluşmasında ben bunları gözlemledim.

Bu yazı toplam 7272 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.