1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. KORE SAVAŞI VE DİYARBAKIR
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KORE SAVAŞI VE DİYARBAKIR

A+A-

                                                              

Kore Savaşı 65 yıl önce bir 25 Haziran günü başladı…

Kore bize göre “Dünyanın öbür ucunda” adı sanı duyulmamış bir ülkeydi. 

Ama bu savaşa da tıpkı Birinci Dünya Savaşı gibi “Bize ne” diyememiştik.

Her iki savaş da  ülkemizin dışında başladı, gelişti. Sıkıntılarını çekmek ise bize düştü.

Her zaman öyle olmuyor mu?

Bakın bölgemize; yıllardır Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de olagelen savaşların sıkıntısını bizler çekmiyor muyuz?..

Neye karşılık?

Batı’ya, özellikle de Amerika’ya “hoş” görünmek  uğruna…

Kore savaşına katılmamız da o yıllarda batıya yanaşmanın, NATO’ya girmenin bedeli  oldu.

Üç yıl sürdü savaş. Ve üç yıl boyunca asker gönderdik Kore’ye… Her seferinde gencecik kınalı körpe kuzuları…

Savaş sona erdiğinde, Türk Birliği’nin 717 şehit verdiği açıklandı. Ayrıca, toplam 5247 kişi yaralanmış, 229 kişi esir düşmüştü. 167 kişinin de kaybolduğu ilan edildi. Esirler daha sonra yurda getirildi.

Bu savaşta doğal olarak en büyük zararı Kore gördü.

Yaklaşık 1 milyon Koreli hayatını kaybetti. Milyonlarca insan evsiz-barksız kalırken, yüzbinlercesi sakat kaldı.

Sonradan yapılan açıklamalarda, bu savaşta toplam olarak çeşitli milletlere mensup 3 milyon insanın hayatını kaybettiği bildirildi...

Türkiye, General Tahsin Yazıcı komutasında ilk etapta 4500 kişilik bir tugayla katılmıştı bu savaşa. Tugayımız görkemli bir törenle ve tekbirlerle uğurlandı. 85 günlük bir gemi yolculuğunun ardından 19 Ekim 1950 günü Kore’nin Pusan Limanı’nda karaya ayak bastı.

Bu kadar uzun deniz yolculuğuna alışkın olmayan askerlerimiz henüz tam dinlenmeye fırsat bulamadan da Amerikan 25’nci Tümeni’nin emrine sokularak Kunuri’deki çarpışmaların ön saflarına sürüldü.

O günden sonra Diyarbakır’ı büyük bir Kore heyecanı sardı.

Savaş boyunca halk gazete bayileri önünde uzun kuyruklar oluşturuyor,  savaşın seyrini  gazetelerden, izlemeye, öğrenmeye çabalıyordu…

Diyarbakır’a “kara haber” erken geldi.

Kunuri’de ön saflarda savaşanlar arasında bulunan Diyarbakırlı hemşerimiz “Binbaşı Mikdat Uluünlü”nun şehit olduğu haberi kentte büyük üzüntü yarattı.

Kendisi için anma törenleri düzenlendik.

O da, bir başka ülkede, bir başka ülke için canını vermişti.

Tıpkı, Osmanlı döneminde Kuzey Afrika ve Arabistan çöllerinde başka ülkelerde, başka ülkeler için canını verenler dedelerimiz gibi…

O günlerde Diyarbakır’dan da çok sayıda asker yolculamıştık  Kore’ye.

Bunlardan bazıları şehit olurken, bazıları SAKAT olarak kente döndüler.

Bu gaziler iş yaşamlarında “Koreli” ön adı ile anılmaya başladılar. Göğüslerinde madalyaları ile…

Günümüzde o gazi ve şehitlerin çocukları göğüslerinde taşıyor bu madalyaları…

Evet. O yıllarda, KORE tam anlamıyla yaşamımıza girmişti. Her şeyde, her yerde KORE vardı...

Hemen her gün yeni yeni “Kore” konulu, romanlar, şiirler, öyküler yazılıyor, kitaplar yayımlanıyordu. Okullarımızda sahnelenen piyeslerin çoğu “Kore” konuluydu. Kore ve Kunuri bazı işyerlerine isim de oluyordu.

Kore Lokantası, Kunuri Berberi, Kore pastanesi  gibi…

Kentimizin sur içi Güneydoğu ucunda, Yenikapı semtinde kurulan ilk gecekondu bölgesine de Kore Mahallesi adı verildi.

Gazetelerde, radyolarda yapılan yayınların tümü Kore’de Türk tugayının kahramanca savaştığı, Kunuri’de kat kat fazla komünist Çin askerlerine karşı destansı zaferler kazandığı, hatta kızıl Çin birlikleri tarafından çembere alınmış bir Amerikan alayını kurtardığı haberleri yayımlanıyordu.

Amerikalı generaller, Türk askerlerinin kahramanlıklarını öve öve bitiremiyorlardı.

Türk gazetelerinde de çarşaf çarşaf Kore savaşları öyküleri yazılıp resimleniyordu…

Öylesine GAZA getiriyorlardı ki insanlarımızı. Bunun yarattığı heyecanla gencecik çocuklarını askerlik şubesine götürüp savaşa göndermek isteyen babalar bile oluyordu…

Evet. Üç yıl süren savaş boyunca Türkiye’nin gündemi’nde hep Kore oldu…

Ve sonuçta, Türkiye bu sayede “Kuzey Atlantik İttifakıNATO’ya alındı…

“Siz sağ, biz selamet…”

Hala oradayız. Ve hala başka ülkelere, Öncelikli olarak ABD’nin menfaatini korumak adına asker gönderiyoruz…

-----------------------------------------------

 

 

 

Bu yazı toplam 7624 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.