1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. KOT MİNARENİN BAŞINA GELENLER
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

KOT MİNARENİN BAŞINA GELENLER

A+A-

Denilebilir ki, bir zamanlar (1700-1800’lü yıllarda) AMİD şehrinin en canlı, en hareketli ticaret merkezlerinden biri, İçkale’nin güneyindeki Nasuh Paşa Camii çevresiydi.

Kentin cam, seramik, çini ve fayans atölyeleri buradaydı.

Bu atölyelerde üretilen nadide çiniler, fayanslar kentteki önemli yapılarda, camilerde, medreselerde kullanıldıktan başka İstanbul’a saraya da gönderiliyordu.

Kurşunlu Cami ile İçkale arasındaki Uğurlu Meydan ve Nasuhpaşa Camii (Kot Minare) çevresindeki boş alanlarda 1950’li yıllarda başlayan gecekondu yapımı sırasında temel kazılarında, toprak altından çok miktarda çini ve cam eşya parçaları çıkıyordu.  Bunun üzerine bölgede inceleme yapan Tarihçi Prof. Dr. Fahrettin Kırzıoğlu, buralarda 17'nci ve 18'nci asırlarda çini ve cam atölyelerinin bulunduğunu  belgeledi…

Bu hareketli, canlı ticaret merkezini oluşturan çarşının orta yerinde de Vali Nasuh Paşa tarafından eşi Servinaz Hanım adına yaptırılan zarif ama mütevazi bir minareli cami bulunuyor.

Bu caminin minaresi, 1960’lı yıllara kadar tepesi yıkık olduğu için halk arasında KOT MİNARE adıyla anılıyordu.

Diyarbakırlılar hala da bu bölgeyi tarif ederken “Kot Minareli Cami” deyimini kullanırlar.

Bu minarenin başına gelenler  ilginçtir.

1818 yılında kente vali olarak atanan, DELİ lakabıyla da anılan Behram Paşa’nın, baskıcı ve haksız uygulamaları yüzünden  halkla arası açılır.

Bu arada, Diyarbekir eyaletinin, Rakka eyaletine katılarak Deli-Behram Paşa'nın idaresine verildiği haberi de kentte büyük huzursuzluklara yol açtı ,

Emekli kaymakam ve tarihçi hemşerimiz Abdülgani Fahri Bulduk bey “Elcezire'nin Muhtasar Tarihi”  adlı eserinde  anlattığı isyan şöyle gelişir:

Diyarbekir'e geldiğinin üçüncü gününde şehir halkını toplayarak sert bir konuşma yapan Deli-Behram Paşa, halka hitaben  "Benden önce sürdürdüğünüz Valilerin hesabını soracağım, evlerinizi başınıza yıkacağım, direnenleri keseceğim, öldüreceğim..." mealinde konuşması halk arasındaki  huzursuzluğu infiala ve isyana dönüştürdü. Bunun sonucu olarak,  Ramazanın 25. gecesi (18 Temmuz 1819)'de isyan alevlenir.  Vali içkale'ye kapanır. Çatışmalar 101 gün sürer.

O yıllarda valilik dahil tüm idari birimler İçkaledeydi. Fatih Paşa Camii çevresinde toplanan halk İçkale’ye doğru harekete geçince, İçkalenin ortasındaki Virantepe’nin üzerine çıkan Vali Behram Paşa, buradan halkın üzerine ve kente doğru top atışları yaptırır. Atılan topların bazıları çevredeki binaları ve Fatih Paşa Camiinin bir bölümünü tahrip ederken bir gülle de Nasuh Paşa Cami’inin minaresine isabet eder ve yarısının yıkılmasına neden olur.

Bu arada Vali Behram Paşa akrabası olan Milli Aşireti Reisi “Hamidiye Alayları“  Komutanı Milli İbrahim Paşa’dan yardım ve destek alıyordu.

Uzun süren İsyanın yatışmasından sonra yapılan soruşturma sonucunda, isyanın ve olayların Vali  Behram Paşa'nın  halka karşı  düşmanca davranışı ve tahrikiyle meydana geldiği anlaşılınca,  Valilikten alınarak sürüldü.

İşte bu cami, yakın yıllara kadar yarısı yıkık minaresi yüzünden halk arasında KOT MİNARE olarak anılır oldu. Minare 1960 lı yıllarda Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılarak eski haline getirildi...

Nasuh Paşa, namı diğer “Kot Minareli Cami” de diğerleri gibi günümüzde işlevini sürdüren güzel mabetlerimizden biridir… 

Bu yazı toplam 2438 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.