1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Kurban Bayramı Gelenekleri
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kurban Bayramı Gelenekleri

A+A-

Sonbaharın güzel günleri arasında, gönlümüz kırık, içimiz yanık giriyoruz bayrama…     

Çevremiz kan ve barut kokuyor.

Her yanımız yanıyor, yıkılıyor.

İnsanlar birbirini boğazlıyor.

Müslüman Müslüman’ı “Allah-ü Ekber” nidaları arasında katlediyor.

Ve bu koşullar, bu duygular içerisinde bir kurban bayramını daha kutluyoruz.

Her şeye rağmen; Bu yılki kurban bayramının da tüm Müslüman alemi için hayırlara vesile olmasını, tüm insanlığa da barış, huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz...

……………..

Biliyorsunuz, her dini bayramın kendine özgü koşulları, anlamı ve önemi vardır.

Kurban bayramının da.

İnsanlar yıllar yılı süregelen geleneklere, göreneklere göre bayramı karşılar, kutlarlar.

Geleneksel davranışlara  yine yıllar yılı süregelen sevaba  ve günaha ilişkin inanışlar yön verir

En önemlisi; Kurban bayramı arife günü akşamı Diyarbakırlı kadınların akın akın Dicle üzerindeki 10 Gözlü Köprü’ye gidip ırmağa, Allah’a yazılmış dilekçeler atmalarıdır.

Diyarbakırlı kadınlar, yıllar önce bu geleneğe daha yoğun ilgi gösterirlerdi.

Kurban Bayramı’na yaklaşıldığı günlerde Diyarbakırlı kadınlar, evlenme çağına gelmiş genç kızlar mahalledeki ve yakın semtlerdeki hocalara, muskacılara gidip Allah'a dilekçe yazdırmanın telaşına girerler.

Kadınlar  arife günü ikindi ezanından sonra kadınlar, genç kızlar topluca Mardinkapı'dan çıkar, yokuş aşağı köprü başına varıncaya kadar hiç konuşmadan yürüyerek, Dicle üzerindeki 10 Gözlü Köprü'ye giderler. Kalabalık, köprünün tam ortasına geldiklerinde yüzlerini kıbleye döndürerek, hocalara yazdırdıkları dilekçeleri sessizce dualar okuyarak ve niyetlerini de içlerinden tekrarlayarak Dicle nehrine atarlar. Havada uçuşan kağıtların bir bölümü nehre ulaşıp suya düşerken bir bölümü de rüzgarın etkisiyle kıyıdaki çalılara takılır kalırdı. Dilekçeleri suya düşmeyenleri hüzün sarardı. Kadınlar, kızlar bu dilekçelerin Dicle aracılığı ile Allah'a ulaşacağına inanırdı.

Çünkü; Diyarbakırlılar için Dicle KUTSAL bir nehirdir. Ve Dicle’nin Allah'a giden yol olduğuna inanılır.

Günümüzde Dicle'ye dilekçe atma geleneğini sürdürenin sayısı çok azaldı.

Bilinen o ki; Tüm kutsal kitaplarda Dicle ile Fırat “Kutsal Nehirler” olarak belirtilmişlerdir.

Nitekim efsanelerde, Hızır Aleyhisselam’ın Ab-i Hayat’ı bulmak için Dicle kıyılarına kadar geldiği, Bırklin Mağaralarına girip, Dicle’nin kaynağını burada bulduğu ve ölümsüzlük sırrına erdiği, o günden sonra da Diyarbakır çevresinden hiç ayrılmadığı anlatılır…

Günümüzde de Dicle’nin kutsallığı inancı yaygındır. Yalnız Diyarbakır’da değil, Irak'ın bazı bölgelerinde yaşayan bazı toplumlarca da Dicle, kutsal nehir olarak kabul edilir.

Irak'ta, kendi ilkel dünyalarında yaşadıkları bilinen Seba Tarikatı üyeleri, her yıl Mart ayı ortalarında, dolunayda,  Dicle'nin soğuk ve coşkun sularına girerek yıkanır, arınırlar.

Hıristiyan inancına sahip oldukları bilinen bu topluluğun, Hazreti İsa'dan 200 yıl sonra kurulduğu ve Vaftizci Yahya'ya bağlılıklarıyla tanınıyor. Irak’ta ve Dicle kıyılarında içlerine kapanık olarak yaşayan bu tarikatın üyeleri yabancılarla konuşmuyor, ilişki kurmuyorlar.

Her yıl Mart ayı ortalarında ve dolunayda  elbiseli olarak girdikleri Dicle'de yıkanan tarikat üyeleri böylece tüm günahlarından arındıklarına inanırlar.

Tıpkı, Hintlilerin kutsal bilip şifa bulmak ve günahlarında arınmak için girip yıkandıkları GANJ  gibi…

………………

Diyarbakırlıların Kurban Bayramı ile ilgili başkaca inançları da var elbette.

Örneğin, Diyarbakırlılar  Kurban Bayramı akşamı mezarlık ziyaretine gitmezler.

Çünkü; Kurban Bayramı akşamı tüm ruhların Mekke’de Hacda olduklarına inanılır.

Bir kimse kurban bayramı akşamı mezarlığa giderse, ziyarete gittiği yakınının ruhunun kabrine geri dönmek zorunda kaldığına, dolayısıyla haccının yarım kaldığına inanılır.

Bu nedenle, Diyarbakırlılar kesinlikli Kurban Bayramı akşamı değil, birinci günün sabahı kabristana giderek mezarlık ziyaretinde bulunurlar…

 

Bu yazı toplam 1174 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.