1. YAZARLAR

  2. Fatih Yokuş

  3. Kutuplaşma
Fatih Yokuş

Fatih Yokuş

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Kutuplaşma

A+A-

 

Değerli Tigris gazetesi okuyucuları Allah nasip ederse bundan sonra sizlerle olacağım.
Biraz geç olsa da Birleşik Arap Emirliğinde Türkiye’ye gelen özel bir uçağın İran’da düşmesi sonucu ülkemizde farklı tepkilere sebep olmuştur.
Ölen biri düşman olsa dahi buna sevinmenin çirkin ve dinen sakıncalı olduğu düşünülürse kazadan donra yapılan yorumlara varın buna siz karar verin.
“Oh olsun.”, “Askerlerimizin Suriye’de savaşırken bunların eğlenmeye gitmeleri şık değil.”, “Şehitler verildiği bir dönemde eğlenceye gitmeleri çirkindir.” , Ve daha nice yorumlarla acılı aileleri rencide etmeleri, linç girişimi ve hakaret yapmaları.
Yine bu yorumlara tepki gösterip, “İnsanlığımdan utandım”, “Vicdansız ve kalplı olabilirsiniz…”, “Çürümüş, biz acınacak durumdayız.”, “Bunları yazan İnsan ben kesinlikle değil”, “insanlığın bitişini yapılan yorumları okuyunca bir kere daha anladım…” karşı yorumlar.
Bu kaza ve sonrası yapılan yorumlara bakıldığında Ülkemizin nasıl bir hal aldığını gidişatın nasıl yanlış olduğunu anlatan acı bir gerçektır.
Toplumun kutuplaşması, bir birinden kopması, fanatik tarafgirlik ve neticesinde birbirine karşı acımasız olduğumuzdur. Bu hoş olmayan ve de çok tehlikeli bir durumdur.
Birbirini anlamayan, dertleri ile dertlenmeyen, kutsal ve değerlerine önem vermeyen bir toplumun oluşması hayra alamet değildir.
Unutmayalım ki inşaatların yapımında kum ve Çimento küçük ve değersiz olmalarına rağmen, binanın aslını oluşturur. Onlara önem verilmeden yapılacak inşaatlar, dış cephesinin güzelliği, mermerin kalitesi, kapıları, avizesi, iç dizaynı, konumu… ne kadar kaliteli ve iyi olursa olsun küçük bir sarsıntıda yıkılmaya mahkum olduğudur.
Toplumları da bir binaya benzetirsek, fakir, kimsesiz, yoksul, yaşlı, sakat… Olanlarda kum ve çimento hükmündedirler. Değer verilmez, değerleri önemsemez, hor görülür ve diyaloglar kesilirse o toplumun yıkılmaya aday olduğu tehlikesi hep vardır.
Kazada on bir kişi ölmüş, dünya hayatları bitmiş, hesap ve mahkeme için ahret yurduna göçmüşlerdir. Artık malları, servetleri, kariyerleri, konumları… Dünyevi şan, şöhret, makam… Bittiği ahret denilen yeni bir hayatın onları beklediğidir.
Yüce Allah dünya hayatında nasıl yaşayacağımızı, en ince detayına kadar Kur’an ve Peygamber vasıtasıyla bizlere bildirmiş, helal, haram diye ayırmış ve uyup uymadığımızı takip etmeleri için kişi başına iki melek görevlendirmiştir.
Her ölen gibi uçak kazasında ölenler de, akıl ve baliğ olduktan sonraki yaşamları melekler tarafından kayıt altına alınmış, helal ve haram olarak tasnif edilerek iki kitap halinde onlara sunulacaktır. Amelleri neticesinde ya cehennem ya da Cennete gideceklerdir.
Bize düşen ise onlara dua etmek ailesine sabır dilemektir.
Birbirlerinin acılarını paylaşma, sevinçlerine ortak olma, anlayış ve empati kurma konusunda neden bu kadar uzak olmuşuz? Hele birbirimiz bu kadar acımasızca eleştirme, yok sayma, kin ve nefret’in sebebi ne?
Kutuplaşma, kaplaşma artarken, hoş görü, birbirimizi dinleme nasıl oluyor da halkının %90’nından fazla Müslüman olan ülkemizde nasıl oluyor da azalıyor?
Kültürümüz ve örfümüzde “Matem ve yas” varsa eğlence yapılmaz, ayıp görülür ve saygısızlık olarak kabul edilir.
Hele bir de “bekârlığa veda” adı altında özel bir uçakla kadınların eğlence tertip etmeleri de doğru değildir.
Aslında doğru olmayan Tv. deki eğlence içerikli programlar, eğlence yerlerinin abartılı eğlenceleri, şehitlerin acısına ortak olmayan nice kişilerin hoş olmayan hareketleri.
Yine kültürümüz ve dinimizde Ölen birilerinin arkasında kötü konuşulmaz, hele gurbet ellerinde kazada ölenler için “şehit hükmünde” denilir, acılı aileye teselli verilir.
Yine eğlence dünyasının tanınan simalarının, suçu kesinleşmemiş nice kadınların çocuklarıyla beraber hapishanelerde tutulması, kötü muamele görmesini görmemezlikten gelmeleri sadece kendileri gibi düşünenleri gündemlerine almaları da doğru değildir.
Ülkemizi idare eden ve ya idaresine talip olan siyasi partilerin bu konuda düşünmelerini acil eylem planı ile kutuplaşma, ötekileştirme ve neticesine oluşan bu duruma çözümler bulmalarıdır.
Selam ve dualarla

Bu yazı toplam 1257 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.