Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

LEVON USTA

A+A-

 

 

Kaç kez dinledim annemden; yeşil gözlerini yüzüme düşürmüşken… O da ağabeyinden dinlemiş; sevdalı masallar diyarının mesellerini… Dayım bana da babam anlatmıştı deyip üstüne almazdı… O zamandan mı düştüm masal diyarının güncesine bilmem…

Onca zaman annemden dinlemişken bir kez de dayımdan dinleseydim deyip kaç kez hayıflandım. Ben masalı düşünürken annem başka bir öykünün sayfalarını aralamıştı bile…

Levon usta bir sabah döşündeki sızıyla uyandı. Öyle ağrıdan gözü dönen adam değildi ya; ağrı da ağrı hani; döşte bıçak yarası işte…

- Yahu Levon usta, dediler: Sen öyle basit ağrılardan yılmayansın, gel dinle bizi de hastaneye gidelim.

Levon usta, olmazlandı, sinirlendi. Sinirlendi mi kel kafası kıpkırmızı olurdu. Yine oldu.

- Ne deyisiniz? Oncağız yeğnik ağrıyla mı gidecük hastaneye… Beribenzer lafınan boyna delü delü konuşman… Tokat lehçesi ne çok belirgindi Levon usta da…

Dinlemediler onu alelacele hastaneye yetiştirdiler. Doktor sinirli çokbilmiş bir adam; ustanın ağrıyan yerine elini sürdü, biraz ‘çık çık’ etti ağzıyla… Sonra da:

- Tez bu adamın belini alçıya alın! Bunun belinde kırık var. Deyip kükredi. O saat, o dakika muhkem bir alçıyı doladılar ustanın beline…

Eve geldi, gelmesine ya ustayı uyku tutmadı bir kez. Karısı Lusia kadına kızdı, bağırdı,çağırdı.

- Herii, bunlarla birlik oldun ya! Kundağa sarılmış bebe oldum yanıızda… Hele beni yüzün guylu yatırın baham… Yatırdılar ustayı. Ne derse yaptılar el birliğiyle… Lusiye kadın ve kızları Vartanuş’la Anjel…

- O çahır gözlü doktor, benim gibi derde düşene sormadı da sizin gibi delülerin aklına uydu., diye söylendi durdu Levon usta…

Sabah eşeklerle çöp toplayanlar kapıya gelene dek ancak dayandı ağrıya. Lusiye kadını çağırdı.

- Beri gel kadın. Aha şindi bana tez bir peşkürle bahraç, leğen neyin getürün. Gidin Hampo’yu da çağırın gelsin.

Hampar Usta okumuş, yazmış kültürlü bir adamdı. Evinde kitaptan yer bulamazdılar. Levon ustanın da has arkadaşı… Çağırdılar, soluk soluğa koşup geldi. Nefes nefese…

- N’oldu eme, diyerek girdi içeri. Levon ustanın halini görünce telaşlandı.

- N’oldu Levon, derken bir ustaya bir odadakilere bakıp durdu.

Levon usta, o haldeyken bile güldü. Delü bir dohtora denk geldim. Beni dinlemedi bile. Beli kırılmıştır deyip, alçıya aldı. Halbusem, yoh öyle bir şey… İrin var irin desem de anlamadı. Yahu bu Şir-ü

Pençe’dür bili misin? Hani Yavuz Sultan Selim’in çıbanından… Gardam bah şindi. Önce testereyle şu alçuyu keseceksün. Sonra da hani uzun ince uzunca bir buçağın varıdı. Getir onu şu mangalda bir ısıt hele. Dedüğüm yere aniden batıracahsın ki irin dımılık dımılık aksın leğene… Acıma ama ha, diyerek ilave etti.

Hampar usta kızdı, olmazlandı. Boşuna olduğunu bile bile direndi.İnatçı dediğim dedik bir adama karşı nasıl gelinirdi ki… Önce alçıyı kesti. Ortalık bembeyaz oldu. Sonra da çaresizce kabullenip bıçağı kıpkırmızı olana dek mangaldaki kor ateşe tuttu. Vaz geçer diye de dudaklarını ısırararak aceleyle batırdı. Odadaki herkes Levon usta dışında gözlerini kapadı. Şişlenen yerden kanla karışık bir irin fışkırdı bakracın içine, herkes şaştı. Sani mezbahanede koyun kestiler say. Leğen doldu, bakraç doldu da taştı. Ustanın Tıp mektebindeyken öğrendiği ve eliyle yaptığı bir merhemi getirip boca ettiler kanlı bir göz gibi görünen yaraya… Sarıp sarmaladılar. Usta, acının verdiği yorgunlukla kendinden geçip sızdı. Odadakilerse o gece ve gündüzü, uyumadan geçirdiler başucunda… Birileri koştu belki gelir diyerek doktora da haber verdi ya… Doktor kızıp,” Alçıyı kestiler ha. Ölümüne susamış bu adam. Ne hali varsa görsün” deyince gerisin geri döndüler. Usta o gün hiç kalkmadı. Ertesi sabah karısından tanabur ve gatmer istedi. Karısı sevinçle getirdi ayran aşını, katmeri… Öğlende sevdiği etli yarpah sarmasını… Tabakamı verin, deyip bir de tütün sarınca daha bir şaştılar.

- Benim yaram tez iyüleşir bilmez misiniz? Deyip, güldü usta. Ertesi gün de işe gitti.

Annem bu masalı anlatınca öbür masal güme gitti tabi ki… Onu da anlat desem de başka sefere deyip gözlerimden öptü… Artık başka zamana…

 

Bu yazı toplam 1779 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.