1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. “Leyla Güven her an ölebilir”
“Leyla Güven her an ölebilir”

“Leyla Güven her an ölebilir”

HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in taleplerinin karşılanmaması üzerine tedaviyi reddettiğini belirten Gergerlioğlu, “Leyla Güven her an ölebilir. Açıkçası hiç söylemek istemediğimizi bir kelime ancak bu bir gerçek” dedi.

A+A-

Tigris Haber- HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi bugün Mecliste düzenlediği basın toplantısında "Mağdurlar İçin Adalet Topluluğu"nun OHAL'in ikinci yılında toplumsal maliyetleri ölçmeye yönelik hazırladığı 993 sayfalık araştırma raporunu açıkladı.

Gergerlioğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevinde olduğunu ve sağlık durumunun çok bozulduğunu söyledi.

Güven’in dün akşam hastaneye kaldırıldığını ve taleplerinin karşılanmaması üzerine tedaviyi reddettiğini belirten Gergerlioğlu, “Leyla Güven her an ölebilir. Açıkçası hiç söylemek istemediğimizi bir kelime ancak bu bir gerçek” ifadesini kullandı.

HDP’ye yönelik baskıların devam ettiğini, birçok merkezde polis baskınlarının ve gözaltıların yapıldığını belirten Gergerlioğlu, “1,5 ay sonra seçim var. Birtakım bahanelerle il ve ilçe yöneticilerimiz gözaltına alınarak etkisiz hale getirilmeye ve HDP, seçimlerde başarısız kılınmaya çalışılıyor” dedi.

Gergerlioğlu, OHAL döneminde 135 binin üzerinde insanın ihraç edildiğini, pek çok insanın iş yerleri kapatıldığı için işsiz kaldığını vurgulayarak şunları söyledi:

Bugün KHKlılara yapılan tam bir cadı avıdır sivil ölüme mahkum etmektir. Bursa Büyükşehir Belediyesinin KHK’lıların bebeğine ambulans vermemesi Ortaçağdaki anlayışın günümüzde de devam ettiğini gösteriyor. O zaman cadının çocuğu da cadıdır deyip ateşe atılıyordu. Bugün de KHK’lının çocuğu da KHK’lı muamelesi görüyor.

Mağdur yakınlarının çektikleri sıkıntıların en büyüğü ekonomiktir (yüzde 95,3). İkinci sırada, itibarsızlık ve sosyal dışlanma (yüzde 86,6); üçüncü sırada ise psikolojik (yüzde 84,6) sıkıntılar gelmektedir.

Mağdur yakınları yaşadıkları mağduriyetler nedeni ile yüzde 53,6 oranında tıbbi/psikolojik destek alma ihtiyacı da hissetmişlerdir. İhtiyaç, sadece mağdurların ‘eşleri’ ile sınırlandırıldığında, bu oran yüzde 65,3’ü bulmaktadır. Mağdur eşleri yüzde 67,7’si tıbbi /psikolojik desteğe de ulaşamıyor.

Mağdur yakını olarak araştırmaya katılanların yüzde 49,7’si eşler, yüzde 21,5’i kardeşler, yüzde 9,3 çocuklar ve de yüzde 7,8’i ise anne-babalardır. Anneleri ile birlikte nezarethane /hapishaneyle tanışan; hapsedilmiş ebeveynlerinden ayrılık sorunları yaşayan, biyolojik/koruyucu ailelerinin ellerinden alınma travmaları yaşatılan; yoksulluk, göç, dışlanma sorunları ile yüzleşen, çocuklar var.

İşsiz bırakılan KHK/OHAL mağdurları arasında, mevcut (şimdiki) işsizlik oranı yüzde 50’dir. Bir işte çalışanların çoğunluğu sigortasız ve/veya düşük kazançlı işlerde çalışmaktadır. KHK/OHAL Mağduru katılımcılar OHAL mağduriyetleri öncesine göre ortalama aylık (3500 TL) gelirlerinin yüzde 77’sini kaybetmişlerdir (800 TL). Mağdur yakınları da çeşitli sebeplerle yüzde 50 gelir kaybına uğramışlardır.

OHAL /KHK süreçleri mağdurların, aile-içi ve yakın akrabalık ilişkilerine önemli ölçüde zararlar vermeleri yanında; komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerine de çok büyük zararlar vermiştir. Ayrıca mağdur aileler arasındaki bölünme, gerilim ve boşanmaları da artırmıştır.

OHAL /KHK mağduriyetlerinin getirdiği sağlık sorunları, travmalar veya bunalımlar neticesi ortaya çıkan intihar vakaları oldu. KHK/OHAL mağdurlarının yüzde 95,8’i kentsel alanlarda yaşamaktadır ve yüzde 50’si, 15 Temmuz 2016 sonrasında, bulundukları evlerden, mahallelerden, şehirlerden göç etmek zorunda kalmışlardır.

OHAL’de tutuklanan mağdurların büyük bir kısmı nezarethanelerde, hapishanelerde, ‘sistematik işkenceye varan’ hak ihlallerine uğramış ve kötü muameleler görmüştür. OHAL’de gözaltına alınan mağdurların yüzde 79’u ‘iki’ veya daha fazla gün (en fazla 30 güne kadar) gözaltında tutulmuşlardır.

Mağdurlar anlatıyor: Hamile bir gelin gelmişti ve sürekli kusuyordu doktora günlerce götürmediler. Eşimin arkadaşı gözaltında iken düşük yaptı. Psikolojik baskı ve tehdit nedeni ile. Yeni hamile bir bayan düşük yaptı. Bırakın hastaneye götürmeyi, revire bile çıkarmadılar.

Mağdurlar anlatıyor: Dilekçeler görmezden geliniyordu. 10-12 kişilik ortak yaşam alanına sahip tek tuvalet ve tek banyolu bir koğuşta ortalama 40-45 kişi kalıyordu. Bu 17 ay için geçerli. Zira sayımız 62’yi de gördü, belki 5-6 ay 50 kişi de kaldık.

Mağdurlar anlatıyor: Kendi imkanlarımızla yaptığımız hobi aletleri dahi elimizden alınıyordu (Sabunluktan satranç takımı, sandalyeden basket potası). Havalandırmaları kafalarına göre kapatıyorlardı.

Mağdurlar anlatıyor: Namaz için ilk aylar seccadeleri vermediler. Namaz kıldığımız yerleri botları ile kirletiyorlardı. Battaniye üzerinde kılındığı için kavgaya varan tartışmalar oldu. Kışın battaniyelerin bir kısmını aldılar. Yatarken Kat kat elbise ile ısınmaya çalışıldı. Zile, ölüm dışında basmanın yasak olduğunu, çok ciddi bir şey olmadan çağrı ziline basarsak işlem yapılacağının söylenmesi. Aramalarda bazı memurların itip kakması, sürekli ezen bir üslupla konuşma. Her zaman acele etmemiz, istenilen kadar çabuk hareket etmezsek aşağılanma.

Mağdurlar Anlatıyor: Dünyanın berbat bir yer olduğunu düşünüyorum. İnsanların korkunç acımasız çıkarları söz konusu olunca acımasız bencil olduklarını düşünüyorum. Böyle bir dünyada yaşamak istemiyorum. Bazen ölmek istiyorum.

Mağdurlar Anlatıyor: Yargılama laf olsun diye yapıldı. İtirafçıların mahkemedeki beyanları gerekçeli karara geçirilmemiş. Polisteki yanlış ve yanlı beyanları geçmiş. Kesin söylüyorum hâkim ve savcı değil MİT ve polis ifadeleri karara gerekçe yapılmış. Hâkim mahkûm etmeye mahkûm.

Mağdurlar Anlatıyor: Gizli tanık beyanlarına dayalı soyut ifadeli suçlamalarla yargılanıyoruz ne yazık ki. OHAL Komisyonu da bu iddianamedeki soyut iddiaları, kes kopyala yapıp Başvurumu reddetti.

Mağdurlar Anlatıyor: Tamamen yasal olan devletin izin verdiği banka ve sendikadan dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanmaktayım.

Mağdular Anlatıyor: Başkan ve savcı değişti. Eski savcı tahliye talep ettiği için görevden alındığı söyleniyor.

Mağdurlar Anlatıyor: Tamamen gündeme göre karar verildiğini düşünüyorum. Seçim vs. gibi olaylar olduğu veya AİHM veya Avrupa’dan yetkililer geldiği zaman gazetelerde TV’lerde güzelleme haberler yaptırılıyor. Geri kalan zamanlarda da OYALAMA şeklinde vakit öldürüyor.

(Kaynak: Artıgerçek)

 

 

 

Bu haber toplam 956 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.