1. YAZARLAR

  2. ÇETİN ÇEKO

  3. Made in Turkey ‘milli müzakere’, ‘milli göz’
ÇETİN ÇEKO

ÇETİN ÇEKO

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Made in Turkey ‘milli müzakere’, ‘milli göz’

A+A-

MİT ile PKK arasındaki Oslo görüşme tutanakları polisiye bir yöntemle Eylül 2011’de kamuoyuna sızdırıldı. Kimin, neden ve nasıl sızdırdığı tartışmaları PKK, hükümet ve Gülen Cemaati arasında karşılıklı suçlamalara neden oldu. Şu an MİT ile PKK’yi temsilen Abdullah Öcalan arasında yapılan görüşmelerde üçüncü bir taraf yok. Oslo’da üçüncü tarafın İngiltere olduğu söyleniyor ama kimler, pozisyonları ve yetkileri konusunda tarafların kamuoyuyla paylaştıkları şeffaf bir bilgi yok.

Devlet, Oslo süreci ardından arabulucu olarak uluslararası toplumdan üçüncü bir tarafın görüşmelere katılmasını istemiyor. Oslo görüşmelerinin deşifre edilerek uluslararası tarafın arabuluculuktan düşürülmesine bugün bakınca, olayın sadece Gülen Cemaati ile hükümet arasındaki hesaplaşma veya Kürt sorununa yaklaşımdaki anlaşmazlıklar olarak değerlendirmek yeterli değil. Sonuçta bu operasyon sonucu hükümet uluslararası üçüncü mekanizmayı saf dışı etmiştir.

Bu yüzden başlangıçta “Demokratik Açılım” daha sonra“Kardeşlik ve Milli Birlik Projesi”, ardından da “Milli Müzakere” olarak adlandırılan bu süreç ikili bir şekilde sürüyor.

Kandil’deki PKK yöneticileri,müzakerenin önkoşullarından biri olarak,süreci denetleyen ve tıkanıklara müdahale edecek üçüncü bir tarafın gözlemci olarak katılımının sağlanmasını istiyorlar.Fakat yakın döneme kadarüçüncü tarafın konunun uzmanı, “bağımsız” pozisyona sahip, Türkiye ve Kürdistan’daki kanaat önderlerinden mi yoksa uluslararası toplumdan mı olması konusunda PKK’nın ısrarlıbir tercihi yoktu.

IŞİD’in Kobani’ye saldırısı, ABD öncülüğündeki ittifak güçlerinin IŞİD mevzilerini bombardımanı ve Güney Kürdistan Hükümeti’nin Kobani’deki Kürt güçlerine silah yardımı, PKK’nin uluslararası güçlerle ilişkilerinin gelişmesine katkı sağladı. Bu gelişmeler ardından üçüncü gücün uluslararası toplumdan olmasını, bunun Amerika Birleşik Devletleride olabileceğini Kandil’deki PKK yöneticileri artık açık bir şekilde dile getiriyorlar.

Abdullah Öcalan da, basına yansıdığı kadarıyla masada gözlemci bir tarafın olmasını, bu tarafın hükümetin oluşturduğu Akil İnsanlar Heyeti’nden dokuz ve dışardan bir katılımcıyla on kişiden oluşacak bir komisyon şeklinde öneriyor.

Hükümet de üçüncü bir tarafın sürece katılması hazırlıklarını yaparken, bu mekanizmanın uluslararası toplumdan olmasını istemiyor. Öcalan’ın formülasyonu, hükümetin “Milli Göz” olarak adlandırdığı bileşimle uyuşurken, Kandil’deki PKK yöneticilerinin uluslararası toplumun gözlemci olması talepleriyle uyuşmuyor.

(DEVAMI YARIN)

Bu yazı toplam 7506 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.