1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Meğer Rosa Luxwmburg ve Clara Zetkin de PKK’liymiş!
Meğer Rosa Luxwmburg ve Clara Zetkin de PKK’liymiş!

Meğer Rosa Luxwmburg ve Clara Zetkin de PKK’liymiş!

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü afişlerine ilişkin yürüttüğü soruşturmada, dünya kadın mücadelesinin öncülerinden Rosa Luxemburg ve Clara Zetkin'i de PKK üyesi olarak gördü.

A+A-

DİYARBAKIR (DİHA) -Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) Diyarbakır bileşenleri tarafından 3 Mart 2013'te "Rosa'lardan Sakine'lere yolunuz yolumuz, sözünüz sözümüzdür" şiarı ile gerçekleştirilecek olan 8 Mart mitinginin afişleri Diyarbakır 1 Nolu Hakimlik tarafından yasaklanmıştı. 8 Mart Tertip Komitesi'ne Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda, "Söz konusu bildiri evrakında ilimizin muhtelif yerlerindeki billboardlarda asılan afiş örneğinde yer alan 6 kadına ait resimlerin bulunduğu Türkçe ve Kürtçe ibarelerinin yazılı olduğu farklı içerikli afişler hakkında Diyarbakır 1 Nolu Hakimlik, 27 Şubat tarihli değişik iş nolu kararıyla yasaklanması ve toplatılmasına karar verildi" ifadelerine yer verildi.

'Luxemburg ve Zetkin PKK üyesi' 

Üzerinde Rosa Luxemburg, Clara Zetkin, Leyla Qasım, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğraflarının yer aldığı "Rosalardan Sakinelere Sözünüz Sözümüz Yolunuz Yolumuzdur" yazılı afişler yasaklanırken, toplatma kararı çıkarılan afişlere ilişkin "örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla 8 Mart Tertip Komitesi üyeleri hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında savcı, dünya kadın hareketlerin simgesi haline gelen Rosa Luxemburg ve Clara Zetkin'i de "örgüt üyesi" olarak gördü. Diyarbakır 8 Mart Tertip Komitesi üyelerine gönderilen soruşturma evrakında, yüklenen suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Savcı: Clara ve Rosa PKK üyeleridir

Soruşturma evrakında, "Her ne kadar Diyarbakır'da 3 Mart 2013 günü şüpheliler tarafından düzenlenen Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri için 'Rosalardan Sakinelere Sözünüz Sözümüz Yolunuz Yolumuzdur' ibaresinin ve PKK 'terör örgütü' üyeleri Rosa Lüksemburg, Clara Zetkin, Leyla Kasım, Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez'in fotoğraflarının yer aldığı afişlerinin bastırılması ve bu afişlerin şehrin değişik noktalarına billboard olarak da asılması nedeniyle 'örgüt propagandası yapmak' suçundan dolayı şüpheliler hakkında soruşturma yürütülmüş ise de Diyarbakır 1 Nolu Hakimlik 27 Şubat 2013 tarih ve 2013/73 değişik sayılı yasaklama ve toplatma kararının şüphelilere tebliğinin ardından şüphelilerin harekete geçerek şehrin değişik noktalarına asılan afiş ve billboardların kaldırılması için çaba gösterdikleri, tutulan 1 Mart 2013 tarihli tutanak ile de bu hususun belirlenmiş olduğu, bu açıdan suçun maddi ve manevi unsurlarının olayımızda gerçekleşmediği anlaşıldığından şüpheliler hakkında yüklenen suçtan dolayı kavuşturmaya yer olmadığına kararın şüpheliler ve müdafilerine tebliğine karar verildi" ifadelerine yer verildi. 

'Afişler asılmadan toplatıldı'

Av. Ruşen Seydaoğlu, geçen yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yapılacak etkinliklerin takip ve koordinasyonunun sağlanması için kadın kurumlarının ve sendika temsilcileriyle bir tertip komitesinin oluşturulduğunu belirterek, "Kadınların bu etkinliklere davet edilmesi için afiş, broşür gibi görseller hazırlandı. Geçen yıl kullanılan broşürlerde Rosa Luxemburg, Clara Zetkin, Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in fotoğrafları kullanıldı. Broşürler henüz billboardlara asılmıştı ki tertip komitesine savcılıktan afişlerin yasaklandığına dair bilgilendirme yapıldı ve afişler toplatıldı" dedi. Afişlerin toplatılmasına rağmen tertip komitesi hakkında yasağa uymadıklarına ilişkin savcılık tarafından soruşturma açıldığını vurgulayan Seydaoğlu, dün kendilerine gelen tebliğde "Kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildiğini kaydetti. 

'Yargının kadın mücadelesine dair hiçbir alt yapısı yok'

Seydaoğlu, kararı incelediklerinde Clara Zetkin ve Rosa Luxemburg'un PKK üyesi olarak değerlendirildiğini gördüklerini dile getirerek, şunları aktardı: "Bu değerlendirme yargının dünyanın temel dinamiği olan kadın mücadelesine dair hiçbir alt yapısı ve eğitimi olmadığının göstergesidir. Yetkin olmayan savcıların yürüttüğü ve kadınların yargılandığı dosyalardan çıkan kararların toplum nezdinde ne denli hükümsüz olduğu bizzat savcılar tarafından bir kez daha ispatlanmış oldu. Kadına yönelik şiddetle ilgili davalarımızda benzer örnekleri çoğu kez gördük ve bütün raporlama ve açıklamalarımızda bu haliyle yargının ihtiyaçlara cevap olmadığını, şiddet davalarında kadını koruyamadığını belirttik. Kadına yönelik şiddetle mücadele başlı başına kadınlara ilişkindir. Özel eğitim ve yoğunlaşma gerektirir. Bütün bu niteliklerden yoksun kişilerce yapılan yargılamaların sonuçlarının bu şekilde olacağını bilmek zorundayız."

'PKK kurulmadan önce Clara ve Rosa yaşamını yitirdi'

Dünya Kadınlar Günü kapsamındaki faaliyetleri "suç unsuru" sayan mahkemelerin bu yaklaşımlarıyla özelde Kürt kadınları genelde ise bütün mücadele eden kadınları "suçlu" olarak değerlendirildiğini belirten Seydaoğlu, "Hangi örgüt ve çalışmada olursa olsun sisteme karşı duran bütün kadınlar devlet karşısında aynıdır ve suçludur. Kürt kadınları, Rosa, Clara ya da Sakine Cansız arasında kadın mücadelesi açısından hiçbir ayrım yapmadıkları ve onların yürüttüğü mücadele mirasına sahip çıktıkları için yargılanmaktadırlar. Kadın mücadele tarihinden bihaber savcılar da PKK henüz kurulmamışken ölmüş olan Clara ve Rosa'yı PKK üyesi sayarak her gün onlarca kadının öldürüldüğü bu ülkede kadın sorununa ne denli uzak olduklarını göstermişlerdir" diye belirtti. 

 

Bu haber toplam 725 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.