1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Mehmet Mercan
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Mehmet Mercan

A+A-

AŞEFÇİLER-3

Mehmet Mercan

Şehir çevresindeki bahçelerde, en çok da Mardinkapı’daki Ben-ü Sen ve Hevsel  bahçelerinde çalışan gündelikçi kadınlara AŞEFÇİ denir.

Aşefçi kadınlar sabahtan akşama kadar yakıcı güneş altında bir yandan sebze fidelerinin çevresindeki yabanı otları, sararmış, kurumuş yaprakları, fazlalıkları temizler, toprağını kabartır ayrıca da fideler üzerinde hastalıklı ya da olgunlaşmamış sebzeleri toplardı.

Bahçelerde olğunlaşmış sebzeleri toplamak da aşefçilerin işiydi.Toplanan  sebzeler içerisinde kaliteli olanlar ayıklanır, bunlar bahçe sahibince şehirdeki anlaşmalı sebzeci dükkanlarına ya da komisyonculara gönderilirdi. Bu arada  geri kalan çürük, ezik ve hasarlı sebzeler de (bahçecinin kontrolünden geçtikten sonra) aşefçilere kalırdı.

Ayrıca, sebze bahçelerinin XERRAT zamanı da vardı. Bir nevi bağbozumu gibi bir şeydi XERRAT. Fidanlar üzerindeki kaliteli sebzeler toplandıktan sonra yerlere dökülenler, ya da  satış değeri olmayanlar aşefçilere kalırdı. Aşefçi kadınlar da bunları toplar götürür aşefçi pazarında kendi hesaplarına satarlardı.

İkindi ezanına kadar bahçelerde çalışan aşefçi kadınlar bu saatlerde tüm ürünleri bohçalara doldurur, sonra sırtlarına alır şehre yollanırlardı.

Sırtlarında, ağırlığı 30-40 kiloyu bulan bohçaları ile Mardinkapı yokuşunu tırmanmak büyük eziyet olurdu aşefçilere…

Eskiden, yani 1940’lı yıllarda aşefçiler pazarı Buğday Pazarı ile Bakırcılar Çarşısı arasındaki Eski Saman Pazarı’nın olduğu meydandaydı.

Eski Saman Pazarı’nda, sabahın çok erken saatlerinde eşek ve katır sırtlarında köylerden balyalarla gelen samanlar öğlene kadar satılırdı. Sonra da ikindi saatlerinde buraya aşefçiler gelir otururdu.

Bu meydanın yerinde 1900’lü yılların başlarına kadar İpekoğulları Vakfı’na ait bir mescit bulunurmuş. Bu mescit, yakınındaki “Çarşıya Şeviti”de (Yanık Çarşı) çıkan büyük yangın sonrasında yıkılınca boş kalmış…

Meydanın etrafında yine İpekoğulları Vakfı’na ait iki han vardı.

Eski Saman Pazarı’nın doğusunda günümüzde ceketçiler çarşısı olarak kullanılan çarşının bir bölümünde geniş bir alan daha vardı. Burası da Kömür Bazarı’ydı. Köylerden özellikle de Mazıdağı köylerinden getirilen çuvallar dolusu odun kömürü bu pazarda alıcı bulurdu. Etrafındaki dükkanların çoğunda da perakende kömür satıcıları vardı. Bu çarşıda ayrıca çok sayıda sulu yemek yapan aşhaneler vardı ve bu aşhanelerde daha çok köylerden gelmiş olanlar ucuza karınlarını doyururlardı.

Melikahmet Caddesi’nin 1959 yılı aralık ayında başlatılan genişletme çalışmaları sırasında  eski saman pazarının da yıkıma tabi tutulmasıyla  buradaki aşefçiler bir süre dağınık yerlerde oturdularsa da sonraki yıllarda Malik-i Ejder (Gerçeği, Malik El İştar) ziyaret ve mescidinin bulunduğu sokağa taşındılar. Bu sokakta Osman Ocak, Abdülgani Göksu, Süleyman Nazif, Adil Tiğrel gibi ünlü ailelerin konakları bulunuyordu.

Günümüzde de bu sokak çevresine Aşefçiler Çarşısı deniliyor…

Özellikle bahar aylarında aşefçilerde her türlü yeşillik çokça bulunur.

Bahçelerin ıskartası sayılan çeşitli sebze ve mevsimlik meyveler yanında vatandaşlarla besledikleri eşekleri ve kuzuları için de taze otu  yine aşefçilerde bulurlardı.,

Bahçelerin su arkı kenarlarında yetişen, tadı ve hoş kokuları Diyarbakır’a özgü, çoğunlukla salatalarda kullanılan, ya da yemekleri yapılan Ağbandır, Delibardağan, Acice, Nane-çuçe, Yarpuz, Kazayağı, Karahübür, Urumdutu, Kenger, Çavuş Marul, Kum Şeftalisi, aluce, Okçur, Tuzik, Çikündür aşefçilerde hem bol hem de ucuza satılırdı. Özellikle bahar aylarında…

----------------------------------------------

SON

 

Bu yazı toplam 7909 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.