1. YAZARLAR

  2. Fatih Yokuş

  3. Menfi Milliyetçilik Ve Kürt sorunu
Fatih Yokuş

Fatih Yokuş

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Menfi Milliyetçilik Ve Kürt sorunu

A+A-

Halkın değil siyasilerin özel çaba ve gayretiyle kanayan yara haline gelen Kürt sorunu veya terör ülkemizde ve İslam aleminden derin acılara sebep olmaktadır.
Et ve kemik olan Türk ve Kürt kavim tarih boyunca bir ve birlik, kardeş ve yoldaş olmuşlardır.
Fransız devrimi ve sonrası oluşan milliyetçilik, menfi bir hal almış bu durum ülkemizde de etkili olmuştur.
Maalesef Kürt sorunu olarak diyebileceğimiz menfi milliyetçilik terör olaylarının kaynağını teşkil etmektedir.
Bediüzzaman:
Menfi Milliyetçilik: Fakat fikr-i milliyet iki kısımdır: Bir kısmı menfidir, şeâmetlidir (kötü ve uğursuz), zararlıdır. Başkasını yutmakla beslenir, diğerlerine adâvetle devam eder, müteyakkız davranır. Şu ise, muhasamet (kavga ve düşmanlığa) ve keşmekeşe sebeptir."
Siyasi çıkarları doğrultusunda hareket eden siyasiler seçimlere yakın seçmen kitlesine yönelik mesajlar olarak "barış süreci", "çözüm süreci" gibi yaklaşımlarla, seçim bittikten sonra sorunlar kaldığı yerden devam etmektedir.
Yazıktır ve günahtır.
Türk ve Kürt halkı bunu hak etmemektedir.
Geçenlerde, musbet milliyetçi değerlere önem veren bir Türk kızı ile Kürt bir gencin evliliğine şahit oldum. Düğünde yöresel müzikler ile Kafkas müzikleri sıra ile söylenmesi güzel ve hoştu.
Tarih boyunca İslâmî değerlere önem veren Kürt halkı kendilerine en yakın olarak Türkleri görmüş onları kardeş kabul etmiş, himayelerine gönüllü olarak görmüşlerdir.
İlk haçlı saldırılarında Kılıç aslan komutasındaki Türk birlikleri ile beraber oluşmuş, Malazgirt savaşından Alparslan komutasında Bizans ordusuna karşı savaşmışlardır.
Kürt sorununu milliyetçi söylem ve dayatmalara hal olunacağını düşünmek doğru değildir.
Bediüzzaman;
"Âdeta bir sineğin ısırmaması için, müthiş yılanlara arka çevirip sineğin ısırmasına karşı mukabele etmek gibi bir divanelikle, büyük ejderhalar hükmünde olan Avrupa’nın doymak bilmez hırslarını, pençelerini açtıkları bir zamanda onlara ehemmiyet vermeyip, belki mânen onlara yardım edip, menfi unsuriyet fikriyle şark vilâyetlerindeki vatandaşlara veya cenup tarafındaki dindaşlara adâvet besleyip onlara karşı cephe almak, çok zararları ve mehâlikiyle beraber, o cenup efradları içinde düşman olarak yoktur ki, onlara karşı cephe alınsın."
Osmanlı imparatorluğu yıkılıp topraklarında devletler kurulurken Kürtler Anadolu'da Türklerle beraber, bir vatan ve bayrak altında yaşamayı uygun bulmuşlardır.
Irak, İran ve Suriye'deki Kürtler isyan edip devlet kurma istekleri Türkiye de yaşayan Kürtler için cazip olmamıştır.
Seçimlerin yaklaştığı bu dönemde Güneydoğu'da etkili olan siyasi parti ile iktidar partisinin Kürt sorunu ve çözümünü dillendirmeleri samimi olmasa da güzeldir.
Artık bu sorunun çözülmesi ve siyasi rant olmaktan çıkarılması gerekir.
Bediüzzaman;
"Eğer şu milleti ciddî severseniz, onlara şefkat ederseniz, öyle bir hamiyet taşıyınız ki, onların ekserîsine şefkat sayılsın. Yoksa, ekserîsine merhametsizcesine bir tarzda, şefkate muhtaç olmayan bir kısm-ı kalîlin muvakkat, gafletkârâne hayat-ı içtimaiyelerine hizmet ise, hamiyet değildir..."
Birlik ve beraberliğin kaynağı musbet harekettir, bununda en iyi izah eden ve çözümler sunan ise Bediüzzaman ve Risale-i Nur külliyatıdir.
Selam ve dua ile.

 

Bu yazı toplam 888 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.