1. YAZARLAR

  2. Mehmet Mercan

  3. Merhaba Ramazan
Mehmet Mercan

Mehmet Mercan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Merhaba Ramazan

A+A-

Değerli TİGRİS Haber okurları;

Geçtiğimiz cumartesi günü ramazan’ın birinci günüydü. Ve biz birinci günde “Onbir ayın sultanı” ramazana “Hoş geldin” dedik.

Sade ve kuru bir “Hoş geldin”le geçiştirmedik tabii. Biraz biraz yıllar ve yıllar öncesinin eski ramazanlarından da söz ettik. Eski ramazanlarda evlerde nasıl özel iftarlık yemekler yapıldığını, komşular arasındaki dayanışmayı, ramazan ayı boyunca çarşıda pazarda herkesin, ama herkesin, Müslüman’ı ile Hıristiyan’ı ile tüm Diyarbakırlıların nasıl bir hoşgörü davranışları sergilediğini, herkesin birbirine karşı nasıl saygılı davrandığını anlattık.

Sonra ne dedik;

Ramazan-ı Şerif’in yüzü suyu hürmetine kavgalar, durur, dargınlar barışır, insanlardaki saygı-sevgi duyguları kabarır doruğa çıkar” demiştik.

Kentteki tüm lokantalar, kahvehaneler bir ay boyunca kapanırdı demiştik.

Evet.

Gerçekten eskiden bir başka HOŞ geçerdi Ramazan ayı…

Çok daha zorlu sıcaklara rağmen, çok daha sıkıntılı yıllara rağmen. Herşeyin karne ile alınıp satıldığı savaşlı yıllara, darlık ve yokluğa rağmen

Evet. Her türlü kıtlığı, darlığa rağmen komşular arasında yardımlaşma ve dayanışma vardı. Komşuda pişen yemekler, yapılan tatlılar üstü örtülü tepsiler içinde mahalledeki yoksul ailelere, diğer komşulara gönderilirdi.

İnsanlar arasında sevgi, saygı ilişkileri çok güçlüydü…

Hıristiyan komşularımız da Ramazan’a saygılı davranırlardı. Küçüklü, büyüklü hiç kimse uluorta bir şey yemez, içmezdi.

Şimdilerde olduğu gibi öyle hiç kimse caddede, sokakta sigarasını tüttüre tüttüre dolaşmazdı.

İşte, böylesine güzel geçerdi ramazan…

Şimdiki gençlerimiz eskinin güzelliklerini görmediler, bilmezler…

Keşke bilselerdi. Birileri bu güzellikleri anlatsaydı.

İşte, diyorum ki TAM ZAMANIDIR.

Yaşlılarımız, eskilerimiz bu güzellikleri çocuklarına, torunlarına anlatsınlar.

Çünkü, biliyoruz ki eski güzelliklerin içinde İBRET vardır, TERBİYE vardır. SEVGİ vardır, SAVGI vardır.

İşte biz, bu RAMAZAN-I ŞERİF’i fırsat bilerek zaman zaman bu sütunlarda  bunları dile getireceğiz.

Eski Diyarbakır’da, ramazan gecelerinde birer kültür mekanı olan çayhanelerin, kıraathanelerin sosyal ve kültürel yaşamımızdaki önemli yerini örnekleyeceğiz.

Eski Diyarbakır’ı, eski ramazanları, arada bir kutsal mekanlarımızı, camilerimizi, medreselerimizi, kutsal mekanlara ilişkin söylenceleri, sırları, Diyarbakır’ı şereflendiren Peygamberleri, anlatacağız.

Asıl Diyarbakır’ın gerçek Peygamberler Şehri olduğunu, asıl ve gerçek Eshab-i Kehf’in Diyarbakır’da olduğunu belgelendireceğiz.

Dört Kutsal kitapta da “Cennet Irmağı” olduğu kabul edilen Dicle Nehri’nin faziletini, Allah’a giden yol olduğu inancını dile getireceğiz…

………….

Bu yıl denilebilir ki ORUÇ AYI mevsimin en sıcak günlerine rastladı.

İnanın eskiden böylesine zorlu sıcaklar vardı.

Ama, Diyarbakır henüz bu denli BETON yığınına dönüşmediği için sıcak çok da fazla etkilemiyordu insanları.

Yani, kısaca, her şeye rağmen güzel geçiyordu…

Tekrar, “Ramazan-i Şerif”in tüm İslam alemine, inananlara, insanlara rahmet ve bereket getirmesini diliyoruz…

 

Bu yazı toplam 620 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.