1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. MİZAHIN MEYDAN HALİ GÜLMEK DEVRİMCİ BİR EYLEMDİR VE KAHKAHALAR MEYDANL
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

MİZAHIN MEYDAN HALİ GÜLMEK DEVRİMCİ BİR EYLEMDİR VE KAHKAHALAR MEYDANL

A+A-

 

En son ne zaman toplanmıştık sahi? Hah, anımsadım işte. Bağlardaki boş tarlada buluşmuşuz hepimizin üstünde değişik renklerde formalar var ve elimizde de bir futbol topu… Top filan oynadığımız yok… Memlekette olağanüstü hâl var ve her devrimci gibi üstümüze düşeni yapmanın gayreti içindeyiz… Günlük olaylardan ve eylem planlarından bahsediyoruz… Hepimiz çok genciz ancak öylesine öfkeli ve öylesine kararlıyız ki ‘başaracağız’ diyoruz kendi kendimize…

 

Günler ağır ve acılı geçerken herkes gibi bizleri de etkiliyor tabi ki; katledilen, yok edilen, işkencelerde canhıraş feryatlar içinde acılar çeken devrimcilerin haberleri, yiğitlikleri geliyor kulaklarımıza… Birbirimizi gördüğümüzde ilk bahsedilen o hafta haberi yenice gelen bir yiğit oluyor…”Ser verip sır vermemiş” diyoruz bilmiş bilmiş… "Biliyor musun? Bir çocuk var işkencecilerine küfür üstüne küfür ediyormuş” Sonra da gülerek işkenceciler üstünde ağır işkenceleri deneyip yorulduklarında “ Gülerek n’oldu yoruldunuz mu?” diye dalgasını geçiyormuş.(GARBİS DEMİRCİ)

Bir arkadaşım vardı aynı yaşlardaydık. Geceleri evdekiler yattığında afişe ve yazılamaya çıkıyoruz. Öyle muzipçe işler yapıyoruz ki, kendi becerilerimize ertesi gün anlatırken bir kez daha gülüyoruz. Burcun birinden iple sarkıtmışız birini yazıyı tam el yetişmeyecek yerine yazmışız. Ertesi gün resmi görevlilerin telaşına bakıp bakıp gülüyoruz; daha çocuğuz işte… (DAĞKAPI BURCU)

 

1 Mayıs günü miting Van’da olacak dendi, Diyarbakır’a izin yok. E, ne yapalım dedik, biz de oraya gideriz… Gideriz gitmesine ya hem para sıkıntısı had safhada hem de olağanüstü hâl ’in izin vereceğinden emin değiliz hatta vermez diyoruz ya; yine de hazırlandık. Biz yine muziplik peşindeyiz tabi ki… Mademki gidemeyeceğiz, buna biraz mizah katmakta bir beis olamaz değil mi? Araçlar hazırlandı o gün; hepimiz elimizde afişler, flamalar olduğu halde meydana geldik ki etrafta yüzlerce toplum polisi kol geziyor. Tam düşündüğümüz gibi diyoruz. Hepimiz bir örnek kırmızı gömlekler giymişiz.  İKD’liler kıpkırmızı başlıklarıyla meydandalar… Ortalık kızıla kesmiş. Hep bir ağızdan söylenen marşlarla birlikte akın akın otobüslere bindik. Bindik binmesine ya, gideceğinden emin değiliz

.

Az sonra korkulan başa geldi.” Otobüslere kırmızı gömleklerle giren gençler bu gömlekleri çıkardıktan sonra gidebilirler” diye meydan sert polis megafonuyla inledi. İtirazlar, bağırışlar içinde karşılıklı bağırıştık; hatta yuh bile çektik hep bir ağızdan… Biz işin dalgasındayız tabi ki…”Tamam, gömlekleri çıkaracağız ama siz de bize gitmemiz için izin vereceksiniz” “Elbette” dediler.

Polislerin kızgın hatta bazılarının sırıtkan bakışları arasında striptiz yapar gibi yavaş yavaş soyunup, gömlekleri önlerine doğru attık. Hepsinin bize bakışlarında nefret, kin ama en çokta şaşkınlık vardı. Sustular; sonra da kızarıp bozaran amirlerinin küfürleri duyuldu önce

” Vay! a..na k…..larım”

 

Hep birlikte kahkahaları koyuverdik. Çıkardığımız gömleklerimizin altındaki fanilalarımızı da bir gece önceden kırmızıya boyamış ve dalgamızı geçmiştik.

Yine megafonlar devreye girdi tabi ki… “bu otobüsün kalkmasına ancak üzerinizdeki kırmızı fanilalarınızı çıkartırsanız izin vereceğiz” Aslında hepimiz izin vermeyeceklerini biliyoruz. Biliyoruz bilmesine ya; az buçuk dalgamızı geçelim bari diye çabalıyoruz. Saatlerdir süregelen gerginlikten polislerin hepsi bizar olmuş ayakta dikilip duruyordular. Bizse meydanı söylediğimiz marşlar ve türkülerle, açtığımız afişlerle âdeta şenlik alanına çevirmiş açık açık saatlerdir 1 Mayıs’ı kutluyor, halaylar çekiyorduk..

 

Liderler hemen öne çıkıp amirlerle görüştüler. Çıkarırsak gidebilir miyiz? Saatlerdir ıstırap çeken amir hemencecik “tabi ki” deyiverdi. Biz yine ağırdan alıp güya isyan ediyoruz. Yine bize gülerek bakıyorlar, hatta dalga geçiyorlar ya; asıl dalgayı, maytabı biz geçiyoruz farkında değiller.

Ağır ağır fanilaları da çıkarıp önlerine attık. Ortada kızıl bir öbek oluştu… Ortalık yine suspus oldu. Çıt dahi çıkmıyordu…

Sonra bir patlama, bir uğultu bizi ve meydanı sarmış polisleri izleyen halkında katılımıyla birlikte bir kahkaha tufanı bizi ve ortalığı sardı. Herkes yerlere yatmış karınlarını tuta tuta gülüyordu. Fanilaları çıkardığımız çıplak vücutlarımız da kıpkırmızıydı. Bunun böyle gelişeceğini tahmin edip, vücutlarımızı da gıda boyasıyla boyamıştık. Sonra birinin aklına ortada duran gömlek ve fanilaları tutuşturmak geldi. Yükselen alevlerin etrafında el ele tutuşup halaya başladık. Polisler ise şaşkınlık ve hüsran içinde birbirine bakışıp duruyordular...

 

O gün hayatımızın en güzel gününü yaşamışız farkında değiliz. Sonra büyüdük işte. Birçok arkadaşımız yitip gitti. O günden bu güne çok az dostum kaldı. Dünyaya nam salmış Diyarbakır zindanlarında yüzlerce genç heba oldu. O yıllardan bu zaman koca bir ah kaldı. 1980 darbesini yapan darbeci eceliyle öldü. Son görünümü, kıydığı canlardan korkan hortlağa benzemişti. O faşist beş general bu günkü faşizmin de bir nedeniydi. Kimse hakkını helal etmeyecektir. Yüzlerce genç katledilmiş, binlercesi, zindanlarda çürütülmüş, binlercesi ise memleketinden uzakta sılada heba olup gitmişti...

 

O canciğer canlardan birisi güpegündüz çarşı karakolunun en üzerinden aşağı atılıvermişti. Yukarıdan aşağıya büyük bir gürültüyle düşenin yanına koştuğum zaman, çok yakın arkadaşlarımdan birisi olduğunu fark ettim; birlikte tarlada toplanmamız geldi usuma… Hatta o 1 Mayıs günü geldi, bir damla yaşla birlikte yüreğime oturdu…

Şimdi 2015’in 1Mayısında isyan eden gençleri; meydana gizlenip ellerinde flamalar ve ağızlarında marşlarla Taksim’e çıkarken bizmiş gibi izlemiştim. O şaşkın polislere karşı o günkü gibi kahkahayı bastım. İşte 1 Mayıs böyle kutlanır diyerek uzaklara çok uzaklara baktım…

Yaşasın 1 Mayıs direnişimiz…

Bu yazı toplam 680 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.