1. YAZARLAR

  2. Gabar ÇİYAN

  3. Mülteci Krizi: Türkiye AB görüşmeleri ve Kürt Sorunu
Gabar ÇİYAN

Gabar ÇİYAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Mülteci Krizi: Türkiye AB görüşmeleri ve Kürt Sorunu

A+A-

 

Gabar Çiyan

AB ülkelerini meşgül eden önemli sorunlardan birisidir, Suriye’den gelen göçmenler. Özellikle Türkiye üzerinden kara ve deniz yoluyla Avrupa’ya gitmek isteyen göçmenler, ‘illegal yollardan ulaşım’ için bir kazanç sektörünün oluşmasına neden olmuştur. Bu acımasız sektör, işi, göçmenleri sefer öncesi ve sırasında defalarca soyma, azgın ve derin sularda ölüme terk etme, polis işbirliğinde sınırdan gizlice geçirme ve yetkili bir kısım resmi görevlileri de pay sahibi yapmaya kadar vardırdı.

Suriyedeki savaştan kaçan 3.5 milyon insana, her ay binlercesi daha katılıyor ve bu sayı yükseliyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin krizle ilgili bugün çıkacak raporuna göre, 2015 yılı, dünyada son 18 yılda yaşanmamış, görülmemiş düzeyde, bir mülteci akınını getirdi. Bu gelişme, hiçbir ülkenin hazır olmadığı, dünyada ekonomik krizden bahsedildiği bir zamana denk geldi. Gelen yüzbinlerce insana, ev, aş, giyecek, bakım, iş ve eğitim gibi temel yaşam standartlarını sağlamak zor. BM yardım çağrısı yetmiyor. ABD sakin. AB, soruna kaynaklık eden nedenler üzerinde yoğunlaşıp insani çareler üretmek yerine, göçmenleri, Suriye’ye komşu ülkelerce kontrol altına almaya, Avrupa’nın kapılarını yüzlerine kapatmayla, çözüme kavuşturmayı deniyor.

Avrupada artan yabancı düşmanlığı, mülteci kamplarına yönelik saldırılar çok yönlü. Böylesi hayati ve insani bir soruna, sıcak bakan siyasi partiler gerilemeye, yabancıları istemeyen güçler, oylarını artırmaktadır. Konu çok yönlü tartışılmaktadır. İşte bu toplantılardan biri, geçen gün, İsveç’in hükümet ortağı, Yeşiller Partisi (Miljö Partiet), Stockholm Uluslararası Sorunlar Grubu tarafından, ‘Mülteci Krizi: Türkiye ve AB’ başlığı aldında yapıldı. Toplantıya davet edilen Genç Yeşiller Eş Başkanı, göçmen ve integrasyondan sorumlu milletvekili, Magda Rasmusson konuştu. 

Grubun toplantıları planlamadan sorumlu Yakob Bargman toplantıyı açtı ve sözü Rasmusson’a verdi. Kendisi, geçtiğimiz ayda Türkiyeye yapmış olduğu ziyaret hakkında bilgi verdi. Tükiye’de, mülteci kamplarına ve şehirlere dağılmış, yaklaşık 2 milyon mültecinin durumuna değindi. AB çerçevesinde düşünüleni, Türkiye ile yapılan görüşmeler ve İsveç’i bekleyen yeni mülteci dalgası için yapılacaklara açıklık getirdi. Rasmusson’un 20 dakika süren konuşması ardından, Türkiye’de mültecilerin durumu kadar, ülkedeki insan hakları ve Kürt sorunu, AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başarılı ve eleştirilen yönleri, tartışma konusu oldu.

Dünyada ve bölgede mülteci durumu: Dünyada 60 milyon insan, baskı, tehdit ve hayati tehlikelerden dolayı, kendine yeni bir vatan, yer bulmak için yollardadır. 22 milyondan fazla nüfusa sahip Suriye’de, 2011’de başlayan çatışmaların savaşa dönüşmesiyle, ülke nüfusunun yarısı, 3.5 milyon kişi komşu ülkeler (Türkiye, Lubnan, Kurdistan Federe Bölgesi, Ürdün, Mısır) ve dünyanın değişik yerlerinde, 6.5 milyon kişi de kendi ülkesinde mülteci durumda. Konuyla ilgili araştırma yapan kuruluşlar, İnsan hakları örgütü raporları, bulunduğu ülkelerden verilen bilgiler, BM yetkililerin açıklamaları ve basına yansıyan haberler, durumun hiçte iyi olmadığına işaret ediyorlar.

Kurdistan Federe Bölgesi’nde durum: IŞID’in saldırısından kaçan Ezdi Kürtler ve Suriye’nin değişik yerlerinden, ağırlıklı  ‘rojava’ yani Kurdistan’ın batısından gelen Kürtlerin çoğunlukta, ancak içlerinde Arap kökenli sığınmacıların da olduğu 1 milyondan fazla mülteci, Kurdistan Federe Bölgesi’nin Hewlêr, Silêmanî,  Dihok, Kerkuk kamplarında yaşamakta. Kimlik tespiti, BM ve Kurdistan Parlementosu-KRG’ye bağlı yetkililer tarafından yapılıyor. Bir kısım mülteci rojava’ya dönüş yapmakta. Dolayısıyla, gelen ve gidenlerin yaşandığı bu bölgede, göçmen sayısı değişiyor.

Mültecilerin çoğu Kürtçe bildiği için, bir kısmı kampta yaşamakta, geri kalan büyük kesimi, şehirlerde çalışarak geçimini sağlamaktadır. Kürt kökenli olduğu için uyum konusunda zorluk yaşanmamakta, göçmenler ile yerel halk arasında etniki bağlardan dolayı, birçok açıdan sorunlar az. Burada gönüllü eğitime katılım sözkonusu. Arapçaya eğilim azalmakta, eğitim Kürtçe yapılmaktadır. Hewlêr, Silêmanî ve Dihok’ta yaşayan rojavalı Kürtlerin sayısı 250 bin cıvarındadır. Kürt bölgesinde iki sorundan bahsedilmektedir:

. Kampta kalanlara sağlanan yardımın bir kısmı KRG’den veriliyor. BM de yardım ediyor. Bölge hükümeti’nin ekonomik sorunları olduğu düşünüldüğünde, artan mültecilerle birlikte, yük ağır gelmekte. Dolayısıyla KRG’ye, uluslararası destek şart. İnsani yardıma acil ihtiyaç var.

. Bölgede iki evlilik eğiliminin fazlalaştığı, başlık parası karşılığında, genç kızların ve kadınların imam nikahına zorlandığı iddialar sözkonusu. Şehirlerde fuhuşun fazlalaştığı söyleniyor.(Devamı yarın)

 

Bu yazı toplam 585 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.