1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. MUZAFFER TAYYİP USLU
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

MUZAFFER TAYYİP USLU

A+A-


 
                          "...  Bilmelisiniz ki insan kardeşlerim
                                 yalnız yaşamak için geldik bu dünyaya
                                 başka bir şey için değil
                                 mesut olabilmemiz içindir
                                 ne varsa bu dünyada
                                 gökyüzünden tutun da 
                                 ağaçların meyvesine
                                 hatta gölgesine varıncaya kadar
                                 ne varsa bu dünyada
                                 mesut olabilmemiz içindir..."
                                 
                           Muzaffer Tayyip Uslu'nun ismine ilk kez Sadık Gürbüz'ün " Sevda ve Gurbet Şarkıları" başlıklı müzik kasetinde rastlamıştım. Şarkıların arasında şairlerimizden özenle ve başarıyla seçilmiş dizeler seslendirilmişti. Seçilen şiirlerden biri, Muzaffer Tayyip Uslu'nun " Kan" şiirinin bir bölümüydü. Halen gösterimde olan, Yılmaz Erdoğan'ın yönettiği " Kelebeğin Rüyası" filminde de duyduğumuz "... Önce öksürüverdim/ Öksürüverdim hafiften,/ Derken ağzımdan kan geldi/ Bir ikindi üstü durup dururken/..." şiiri...
 
                           Muzaffer Tayyip Uslu, Rüştü Uzun ve Kemal Uluser ile birlikte 1940'lı yılların başında Zonguldak'ta şiirle, denemeyle, edebiyatla ilgili gençlerden biri olarak edebiyat tarihinde yerini almiştır. Dünya harbi, açlık, yoksulluk, maden ocaklarında çalışma mükellefiyeti, hastalık; üç arkadaşın yaşama sevincini yok etmemiştir. Rüştü Uzun 1942, Kemal Uluser 1944, Muzaffer Tayyip'te 1946 yılında veremden 20'li yaşlarda yaşamını yitirecek ancak unutulmayacaklardır. Hiç şüphesiz, bugünlerde ülke gündeminde yer etmiş olmalarının nedeni 'Kelebeğin Rüyası' filmi olmuştur.  
 
                          Muzaffer Tayyip Uslu  İstanbul, Fatih, 1922 doğumludur. Babasının memuriyeti nedeniyle Zonguldak'lı olmuş, İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümündeki öğrenciliği yoksulluk ve hastalık nedeniyle yarım kalmış, şiirlerinin 1945 yılında "Şimdilik" başlıklı bir kitapta toplandığını görebilmenin mutluluğunu yaşamış ve  3 Temmuz 1946' da Zonguldak'da  24 yaşında yaşamını yitirmiştir. Arkadaşlarıyla birlikte, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Behçet Necatiğil, Salah Birsel, Sabahattin Kudret, Necati Cumalı, Nurullah Ataç, Ahmet Naim tanıştıkları ve etkilendikleri şair ile yazarların bir kısmıdır. Yalnız şiir, deneme yazmamışlar, genç yaşlarda olmalarına karşın edebiyat üzerine  bütünlüklü yazılarıyla da ses getirmişlerdir.

 
                    Muzaffer Tayyip Uslu, 'Şiire ve Şiirde Primitif Anlayışa Dair' başlıklı yazısında, " gerçek şair yaşadığının farkına varan insandır. Halis şiir, yaşamak sevincinin bir tezahürüdür... Şair, harcıalem şeylere teşbih ve mecazlarla layık olmadığı bir değeri vermek için çabalayan bir sahtekar değil, bulanık düşünceleri berraklaştıran hakikat arayıcısıdır..." diyor. Bir başka yazısında , "yarınki Türk şairinin halk edebiyatından faydalanmak zorunda olduğunu" tespit eden Uslu, şiirlerinde, yaşadığı yoksulluğu, kenar mahalleleri, acıları, hastalıkları, ölümü, savaşı, aşkı, yaşama sevincini anlatmıştır. 
 
                   Muzaffer Tayyip Uslu,  ' Harpten Önce'. 'Harpten Sonra' , 'Dünya Harbi' ile 'Barış' şiirlerinde,  2. Dünya Savaşını konu etmiştir.  " Siyah gözlü delikanlının/ deniz gibi mavi/ masmavi gözleri varmış/ harp başlamadan evvel/  " (Harpten Önce), " Diyor ki bir arkadaşım/ Evlenmek olacak ilk işim/ Hele bir harp bitsin/ Ben de aynı düşüncedeyim/ Hele bir harp bitsin/ hele bir harp bitsin/ (Harpten Sonra) , "... bu kadar mahzun etmemişti beni/ babası ölen çocuk/ dalı kırılan ağaç/ kocası sarhoş kadın/ bu kadar mahzun etmemişti beni/ ah, boyu devrilesi/ körolası dünya harbi" ( Dünya Harbi) . (Kelebeğin Rüyası filminin bir sahnesinde, Japonya'nın Pearl Harbour'a saldırması haberi üzerinden Dünya harbinden sözeden Yılmaz Erdoğan, 1946 yılında yaşamını yitiren M.T.Uslu'nun bu şiirlerinden birini duyurarak Dünya harbinin bittiğini de duyursa ne güzel olurdu.)

            

                Muzaffer Tayyip Uslu, şiirlerinde insanı, acısıyla, sevdasıyla, ileriden güzellikten yana olan insanı anlatmıştır. Onun sözleriyle bitirelim: "... 'şiirde insanı aramak' mürteci kafalı şovenlerin yaygaralarına ve terbiyesizce saldırmalarına  kulak asmıyarak sırf Türk edebiyatının selameti için insanı aramak... İşte genç Türk şairlerinin parolası."       

 

Bu yazı toplam 653 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.