1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. NAZIM HİKMET'İN GÜNCELLİĞİ
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

NAZIM HİKMET'İN GÜNCELLİĞİ

A+A-

 

 

      Ölümünün üzerinden yarım yüzyılı aşkın zaman geçmiş olmasına karşın bugün de Nazım Hikmet, ülkemizde ve dünyada en bilinen yazarımızdır. En tanınmış şair -yazar olmanın ötesinde en çok bilinen insanlarımızdan biridir. Onu güncel kılan nedir sorusunun yanıtı üzerine düşüncelerimi başlıklar halinde sıralayıp bu başlıklara ilişkin düşüncelerimi açıklamak istiyorum.
       Nazım Hikmet, bütün dünyada edebiyat ve sanatın en güçlü yazı adamlarının başında gelmektedir. Memleketimden İnsan Manzaraları başta olmak üzere, Nazım Hikmet'in Türk şirine ve dünya şiirine katkısı önemli ve anlamlıdır, şiirimizi ve şairlerimizi onun kadar etkilemiş bu güçte  şairimiz azdır.  Ülkemizin çok büyük şairleri var; bu sözün altını herkes kendi dünya görüşüne ve şiir anlayışına göre doldurabilir. 

 

       Nazım HİKMET, bu derece güçlü ve unutulmaz edebiyatı, bütün tersine iddialara karşın sosyal, siyasi dünya görüşünü neredeyse her konuda yazdığı şiirlerinde göstermekten kaçınmadan yapmıştır:  Örneğin şu şiirler onun sevda şiirleridir.

 

                              İstanbul'da Tevkifhane avlusunda

                              Güneşli bir kış günü yağmurdan sonra

                             ......................................

                             ......................................

                              Ben, nefsimin ne kadar cesur, ne kadar alçak

                              ne kadar kuvvetli, ne kadar zayıf şeyi varsa

                                                                 hepsini  taşıyarak

                              dünyayı,  memleketimi ve seni düşündüm.

 

                        ya da

 

                               Sen  esirliğimsin ve hürriyetimsin,

                               çıplak bir yaz  gecesi gibi yanan etimsin

                               sen memleketimsin.

                       

                          veya      

                                       Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi

                                        geceleyin ateşler içinde uyanarak

                                                       ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi

                                         .........................

                                         ...........................

                                         İstanbul' da yumuşacık kararırken ortalık

                                                                 içimde kımıldanan bir şeyler gibi

                                         seviyorum seni " Yaşıyoruz çok şükür !" der gibi.

 

                        Evet, bu şiirler sevda şiiridir ama kim, bu şiirlerin yalnızca "aşk" şiiri olduğuna inanır !

                                       

                                                                                 &&&

 

                          Nazım  Hikmet'in  emperyalist saldırganlık konusunda yazdıkları, şiirinin ana temalarından biridir. İtalyan ve Alman Faşizminin tüm dünyaya yönelik dizginsiz saldırganlığı, Amerikan, İngiliz, Fransız ve Japon emperyalizminin dünyayı paylaşım kavgası Nazım Hikmet'in şiirinde güçlü bir yer tutar.

 

                        " Geliyorlar  Taranta- Babu ;  Seni Öldürmeye Geliyorlar" başlıklı şiir bu konudaki örneklerden biridir:

 

                                                       " Geliyorlar  Taranta- Babu     

                                                        Seni Öldürmeye Geliyorlar

                                                       Geliyorlar  Taranta- Babu

                                                        Bu ölmeye ve öldürmeye gönderilenler

                                                        kanlı  sargılarına birer birer

                                                        teneke haçlar takıp döndükleri gün,

                                                        büyük ve adil Roma'da

                                                        hisse senetleriyle aksiyonlar yükselecek

                                                        ve gidenlerin ardından

                                                        yeni efendilerimiz

                                                        ölülerimizi soymaya gelecekler..."

 

                  Birinci dünya savaşını 15-16 yaşlarında yaşayan Nazım Hikmet, 2. Dünya savaşını cezaevinde yaşayacak, ama " büyük insanlığa" olan inancı, onun yaşananları ve yaşanacakları öngörme konusunda  en büyük payeleri taşıyanlardan daha doğru görebilmesini sağlayacaktır.

        

                Nazım Hikmet'in bu şiirinin gücünü ve kalıcılığını, bugün Irak, Afganistan,  Filistin, Suriye ya da dünyanın başka yerlerindeki halklar  "gözlerini gerçeğe kapamamış bütün insanlar" yaşayıp görüyorlar ve görecekler.   Emperyalistler, Ortadoğu coğrafyasındaki bütün ülkelerin ve insanların kaderini en acımasız biçimde çizmeye devam ediyorlar. Onlar için milyonlarca insanın, yüz binlerce çocuk ve kadının ölümü, bir o kadarının sakat kalması, ülkelerin yağmalanması, ülkelerin harabe ve yıkıntıya dönmesi, yoksulluk, açlık, elektriksizlik, susuzluk, uygarlık merkezlerinin yağmalanmasının hiçbir önemi yoktur. Önemli olan, uluslararası tekellerin daha fazla sömürüsü, enerji yollarına daha kolay ulaşma ve ele geçirme, daha fazla kâr, borsaların yükselişidir.  

 

                                               &&&

                                                  

                       Nazım Hikmet " gelecek güzel günlere" inanan bir insandır; bunu bütün yazdıklarında ortaya koymuştur:

 

Eğer,  “ellerimiz balçık gibi itaatli,

           Ellerimiz karanlık gibi kör,

           Ellerimiz çoban köpekleri kadar aptalsa ve ellerimiz isyan etmiyorsa

Bu bezirgân saltanatı ve bu zulüm bitmeyecek “ der ama umudunu da ortaya koyar.

 

 

                                   .....................

                                    .......................

                                           Gün gelecek

                                                             insanlar çok uzun

                                                                                  çok bahtiyar yaşayacaklar.

                                    İnsanın yüreği ve kafası var...

                                     İnsanın elleri...

                                     İnsan?

                                     Ne zamanki,

                                                  nerdeki,

                                                        hangi sınıftan? 

                                    Onların insanları

                                              bizim insanlarımız

                                      ve her şeye rağmen

                                      yeni bir dünya için yapılan kavga...

                                     ....................              

                                        .....................        

                                              
                                                     &&&

 

                            Dostoyevski'nin "Puşkin Üzerine Konuşma" adlı kitabında Puşkin üzerine söylediği:  

  "...inancın olduğu yerde umut vardır. Rus insanının geleceği karşısında duyulan büyük bir umut..."  sözünü Nazım Hikmet için uyarlarsak :  Nazım Hikmet'te inanç vardır; "büyük insanlığın" geleceği karşısında duyulan büyük bir umut.   Nazım Hikmet'in son yıllarında yazdığı " Kosmosun Kardeşliği Adına" şiiri bunu en somut örneğidir:

 

                               "     Tovariş diyecek

                                     ne üs kurmaya geldim yıldızına

                                                         ne petrol ne yemiş imtiyazı istemeye

                                      Koka kola  satacak da değilim

                                      selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına,

                                      bedava ekmek ve bedava karanfil adına,

                                       mutlu emeklerle mutlu dinlenmeler adına

                                      "yarin yanağından gayri her yerde her şeyde hep beraber"

                                                                                     diyebilmek adına

                                         evlerin

                                                  yurtların

                                                             dünyaların

                                                                          ve kosmosun kardeşliği adına.

 

                    Nazım Hikmet'in " Yaşamaya Dair" başlıklı üç şiiri suçsuz yere uzun yıllardır yattığı Bursa Cezaevi'nde, 2.Dünya Savaşı' nın ertesinde  yazılmıştır. Bu şiirler,  Nazım Hikmet'in yaşama bağlılığının görkemli örnekleri olduğu kadar, umudun, direncin, erdemin, insan sevgisinin de şiiridir.

                     bu konuda başka bir örnek vermek  gerekirse;

 

                           .................

                           ..................

                         Yedi tepeli şehrimde

                          bıraktım gonca gülümü.

                          Ne ölümden korkmak ayıp,

                          ne de düşünmek ölümü.

 

                           En acayip gücümüzdür,

                           kahramanlıktır yaşamak:

                           öleceğimizi bilip

                           öleceğimizi mutlak.

                  

                    Nazım Hikmet'in 70 sene önce yazıp bugün ülkemizde ve Dünyanın her yerinde aynıyla geçerli emek, sömürü," özgürlük" konulu  "Bir Hazin Hürriyet " şiiriyle bitirelim.

 

                                                Satarsın gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu,

                                                 bir lokma bile tatmadan yoğurursun

                                                 bütün nimetlerin hamurunu.

                                                Büyük hürriyetinle çalarsın el kapısında,

                                                ananı ağlatanı Karun etmek hürriyetiyle,

                                                                                                      hürsün!

 

                                                 ......................

                                                 .....................

                                                büyük hürriyetinle dolaşıp durursun,

                                                 işsiz kalmak hürriyetiyle ,

                                                                               hürsün!

 

                                                 En yakın insanınmış gibi seversin memleketini,

                                                 günün birinde, mesela, Amerika'ya ciro ederler onu

                                                 seni de büyük hürriyetinle beraber,

                                                 hava üssü olmak hürriyetiyle ,

                                                                                           hürsün!

           Bu şiirin son mısrasındaki hava üssü yerine Malatya- Kürecik'te kurulan füze kalkanını koyarak Nazım Hikmet'in güncelliği üzerine düşünelim...

 

Bu yazı toplam 763 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.