1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. ÖLÜMÜN AĞZI-İRFAN YALÇIN
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ÖLÜMÜN AĞZI-İRFAN YALÇIN

A+A-

"  Mükellefin urganı, terli olur yorganı; mükelleften kurtulan çifte kessin kurbanı"
( Anonim  türkü)
 
            İkinci Dünya Savaşı yıllarında Zonguldak kömür ocakları çevresinde yaşayan erkek köylüler, " mükellefiyet " adı altında zorla çalıştırılmaya tabi tutulmuşlardır.
            İş mükellefiyeti;  1936 yılında çıkan İş Kanunu'nun işçileri koruyan hükümleri askıya alınarak yürürlüğe konulan ve 27 Şubat 1940-1 Eylül 1947 arasında uygulanan ülke tarihinin en acı sayfalarından biridir. Yasayla, Ereğli- Zonguldak bölgesindeki yöre köylülerine yılın yarısını maden ocaklarında çalışma zorunluluğu getirilmiştir.
            Tarlada, çitte, çubukta çalışan yöre köylüleri, hiçbir deneyimleri olmadan maden ocaklarında, eşinden-çocuğundan ayrı; ilkel, zor, güvensiz koşullarda günde 16 saat çalıştırılmış, barakalarda pislik içinde barındırılmış, aldıkları çok az ücretlerin büyük kısmını da onları çalıştıranların kantininde satılan bozuk gıdalara sayılmış ve ailelerinin yanına beş parasız ve hasta ciğerlerle dönmüşlerdir. 
             Gerekli eğitim verilmeden Ocaklara sokulan köylüler, meslek hastalığı, iş kazaları ve genel sağlık sorunlarıyla başbaşa kalmışlardır. İş Mükellefiyetinin uygulandığı 1940-1947 arsında yalnızca iş kazalarında ölenlerin sayısı 700'ü geçmiştir. 
            Yaşlı bir madenci o günleri şöyle anlatıyor: 
 
"... Yük taşıyan bir hayvan huysuzlanıp gitmezse, sahibi döver onu... Ama ne kadar döverse dövsün, hayvanını yaralamak, sakat bırakmak, öldürmek gelmez içinden... İşte! böyle sakınmalardan bile uzak bir çalışmadır: mükellefiyet...  Bir hayvan, bir eşya kadar değeri olmayan insanlar. Ayağı kırılan bir ocak katırı, kaybolan yiten bir kazma, yaşamını yitiren işçilerden daha çok üzerdi başımızdakileri...Çünkü Ocak'ta çalışacak katır az bulunuyordu, kazma, kürek belli sayıdaydı; ama işçilere gelince, karıncalar kadar çoktuk biz..."
 
           İrfan Yalçın, 'Ölümün Ağzı' romanını, maden ocaklarında can vermiş, sakat kalmış, madenin bütün çilesini çekmiş ancak hiçbir zaman insan onuruna yaraşır yaşatılmamış tüm emekçilere adıyor. İrfan Yalçın,  'Ölümün Ağzı'nda grizu patlamasında ölenleri, ölüsünü sevdiklerinin yanına götürüp gömemeyenleri, aylarca insanlık dışı çalışma koşullarında zorla çalıştırılıp, jandarma-devlet baskısıyla canından bezen köylü emekçilerin yaşadıklarını, yürek dağlayıcı gerçeklik ve güzellikte anlatmıştır.


          Maden ocaklarından firar edenlerin evlerine yapılan jandarma baskınlarını, dayak, küfür, gözaltı, hatta ırza tecavüz olaylarını anlattığı romanında; İş mükellefiyetinin yarattığı dramları belleklerimize kazıyor. Yayınlanmasının üzerinden 34 yıl geçmiş olmasına karşın eskimeyen bir roman. Ölümün Ağzı romanını maden emekçilerinin on yıllar boyunca hiç değişmeyen kaderlerine ilişkin belgesel bir anlatı olarak da okumak gerektiğini düşünüyoruz. Ölümün Ağzı,  İrfan Yalçın'a 1980 yılı TDK( Türk Dil Kurumu) Roman Ödülünü kazandırmıştı.

 

           İrfan Yalçın, 80 yaşının eşiğinde, çok görkemli insan hikayelerini edebiyatımıza armağan etmeye devam ediyor. 2011 yılında yayınlanan  "İlkyaz Ölümleri"nde,  yirmili yaşlarında  veremden ölen Zonguldaklı Muzaffer Tayyip Uslu, Rüştü Onur, ve Kemal Uluser'in edebiyatla dolu kısacık ama iz bırakmış hüzünlü hikayelerini anlattı.

 

      İrfan Yalçın, Memduh Şevket Esendal'ın " Ayaşlı ve Kiracıları" romanını anımsatan ve 1974 yılında Milliyet Roman Ödülü yarışmasında ikincilik ödülü kazanan " Pansiyon Huzur" romanıyla tanındı. Genelevde Yas, Yorgun Sevda gibi romanlarının dışında öykü, oyun, eleştiri alanlarında kitapları ve dergilerde yayınlanmış yazılarıyla edebiyatımızın usta yazarlarındadır.  

                                                                                                                  

 

Bu yazı toplam 844 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.