1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. "Önemli kararlarda referanduma gidilsin"
"Önemli kararlarda referanduma gidilsin"

"Önemli kararlarda referanduma gidilsin"

Diyarbakır Barosunun beş başkan adayından biri olan Av. Cengiz Baysal, avukatların yaşadığı sorunların çözümüne yönelik projelerini Tigris Habere açıkladı.

A+A-

Ali Abbas Yılmaz / Özel

Baysal'ın projelerinden kreş, huzurevi, otopark sorunu, mesleğe yeni başlayan avukatları için fon desteği , Yeşil Pasaport ve şikayet kutusu öne çıkarken, baro içi ve mesleki sorunlarla alakalı "referandum" önerisi dikkat çekti. Baysal, " Diyarbakır ve bölgenin önemli sorunlarıyla ilgili referanduma gidilebilir. Avukatlar arasında bir konsensüs oluşsun istiyorum. Zaten gerçek demokrasi de anacak bu şekilde olur. Seçilmişlerin değil seçenlerin demokrasisi gerçek demokrasidir. Bundan dolayı tüm avukat arkadaşlarımızın görüşlerine açığız." ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Barosu Başkan adaylarından Av. Cengiz Baysal, Tigris Habere konuştu.

Neden adaysınız?

Meslektaşlarım ve Diyarbakır için bir şeyler yapabileceğimi düşündüğüm için adayım. Bu konuda yeterli donanıma sahip olduğuma inanıyorum. Gerek avukatlık mesleğinin gerekse de bölgenin ve Diyarbakır'ın sorunlarını sadece izlemekle yetinmek istemediğim ve sorunların çözümüne katkı sunma noktasında çaba harcamak istediğim için aday olmaya karar verdim. Diyarbakır Barosunun öncü misyonunun sürdürülebilir olmasında katkılarımın olacağı inancındayım.

Ne gibi projelerle katkı sunmayı düşünüyorsunuz?

Projelerimi 625 üyesi bulunan 'Baro Güncel' adlı grubumuzda zaman zaman paylaşıyorum. Yine sosyal medyada aktif olarak projelerimin paylaşımını güncelliyorum ve ne tür sorunlara nasıl çözümler üretebileceğimizi paylaşıyorum. Tabii ki projelerime destek olduğu gibi eleştiriler de alıyorum.  Her zaman için yapıcı eleştiriye açığız. Meslektaşlarımızın yapıcı eleştirileri bize yol gösteriyor. İki yıl önceki Genel Kurulda bir konuşma yapmıştım ve adaylığım sürpriz değildi. İki yıl öncesinden Baro Başkanlığına aday olacağımı deklere etmiştim. Ayrıca iki yıl önceki Genel Kurulda neden aday olmadığımı da açıklamıştım.

Neden aday olmamıştınız?

Tahir ağabey ile insani ilişkilerimiz, şahsi, manevi duygularımız biraz daha fazlaydı. Onun ölümü şahıs olarak beni çok etkilemiştir. Açıkçası Tahir Elçi'nin ölümü üzerine boşalan o koltuğa o zaman oturmak istemdim. Onun gölgesinin ağırlığı altında kalmak istemedim.

Tahir Elçi ile tam olarak nasıl bir özel yakınlığınız vardı, bunu biraz açar mısınız?

Tahir Elçi'nin hem meslektaş olarak hem de bir ağabey olarak bize çok yardımları olurdu. Mesleğimizle ilgili kendisinin bizlere çok tavsiyeleri olurdu. Ve bugün o tavsiyelerin hepsi biri bir çıkıyor. Onun tavsiyelerine uymadığımızda mesleğimizde yaşayacağımız sorunları bugün çok daha iyi fark ediyoruz. Tahir ağabeyin geleceği öngören sağlam bakış açısı, güçlü sezgileri beni çok derinden etkilemiştir. Tahir Elçi'yi bir baro başkanından öte bir insan olarak çok sevdiğim için duygusal olarak geçen dönem aday olamadım. Bu dönem ise onun arkasından, onun anısına , belki de onun tamamlayamadığı şeyleri hep birlikte, meslektaşlarımızla dayanışama içerisinde elbirliğiyle yapabileceğimize inanıyorum. Ayrıca gerek bölgede gerekse de Diyarbakır'da barışa katkı sunmak amacıyla böyle bir adım attık. Doğru mu ettik yanlış mı ettik buna seçim günü Genel Kuruldaki meslektaşlarımız karar verecek. Ben kişiliğimden çok projelerimle ön planda olmak istiyorum.

cengiz-baysal-(5).jpg

Projelerinizi biraz açar mısınız?

Mesleğimizin sorunlarının çözümüne dönük projelerle başlayayım. Diyarbakır'daki meslektaşlarımızın sorunlarından biri otopark sorunudur. Türkiye'nin diğer illerinde bulunan adliyelerde avukatların araçlarını park etmek  için otopark var ama Diyarbakır adliyesinde meslektaşlarımız araçlarını park edecek yer bulamıyor. Adliyenin otoparkına avukatlar araçlarını park edemiyorlar. Araçlarını sağa sola park etmek zorunda kalan meslektaşlarımızın zaman zaman duruşmalara geç kaldıkları bile olabiliyor. Biz öncelikle bu sorunu gidereceğiz. İkincisi, meslektaşlarımızın cezaevlerindeki müvekkilleriyle görüşmeleri konusunda şoför sıkıntımız var. Bu sorundan bütün meslektaşlarımız muzdariptir. Şoför cezaevinin şoförü ve haliyle cezaevinin işleriyle ilgileniyor. Bu sorunu çözebilmek için sadece baro adına çalışan  ve gece gündüz vardiya şeklinde hizmet veren şoförler tahsis edeceğiz. Bu basit bir sorun gibi görülebilir ama meslektaşlarımızın saatlerce araç beklemesi kolay bir şey değildir. Çünkü zaman sorunu avukatlar için çok daha önemlidir. Bunun dışında mesleğe yeni başlayan avukat arkadaşlarımıza büro kurmada kredili fon desteği uygulamayı düşünüyoruz. Bir yıl olmak üzere ayda bin TL yeni meslektaşlarımıza ekonomik destek sunmayı planlıyoruz. Bu fonu  da meslektaşlarımızın bağışları ya da sundukları kredi ile oluşturmak istiyoruz. Yani bu fona kredi açan meslektaşlarımız ileriki dönemlerde paralarını alabilecekler. Veya bir banka ile anlaşarak fon desteği sağlamayı düşünüyoruz. Yani, mesleğe yeni başlayan arkadaşlarımız ileride ekonomik  durumları düzeldiğinde fondan aldıkları desteği geri ödeyebilecekleri bir sistem kurmak istiyoruz.

Her yıl binlerce avukat hukuk fakültelerinden mezun oluyor. Bahsetmiş olduğunuz bu fon yeni meslektaşlarınızın derdine derman olabilecek mi?

Arzı yaratan taleptir. Mesleğe yeni katılan arkadaşlarımızın sayısı ne kadar fazla olursa o kadar da iş çıkacaktır. Avukat sayısı artıyor ama nüfusumuz da artıyor. Tabii avukatların niceliğinden çok niteliği önemlidir. İşini iyi yapan arkadaşlarımız için sayının önemi yoktur. İşini iyi yapamayan zaten kalburda elenir gider. Avukat sayısının fazla olması aynı zamanda rekabeti de meslek kalitesini de arttıracaktır. Yani, sayımızın çoğalmasını bir eksi değer olarak değil artı bir değer olara düşünüyorum. Bunun dışında Diyarbakır Barosunun bağımsız bir binaya ihtiyacı var. Bunun için çalışmalar sürüyor ve inşallah bu çalışmaları tamamlamak bize kısmet olur. Sosyal tesis konusu ise biraz tartışmalıdır. Zira avukatlar olarak bireysel takılmayı seven insanlarız. Sosyal tesis yapıldığında ne kadar işlevsel kullanılır bunu da kestirmek zor. O sosyal tesislerde düzenli bir sürkülasyonu sağlayabilmek çok önemlidir. Yapılan bir sosyal tesis kullanılmıyorsa o tesis yük  olmaktan başka bir şey değildir. O yüzden bu konuda diğer baroların yapmış oldukları uygulamaların sonuçlarını incelemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Aslında tesis derken avukatların gezip dolaşacağı, dinlenebileceği tesisler olarak da düşünmemek gerek. Avukatların kendilerini geliştirebilecekleri eğitim  alanlardan bahsediyoruz. Kütüphanesi, konferans salonu olan sosyal tesisler düşünüyoruz.

Başka ne tür projeleriniz var?

Benim en büyük projem sevgidir, karşılıklı sevgidir. Benim tüm gayretim meslektaşlarımlar olan ilişkilerimde sevginin tesis edilmesidir. Bunu başardığıma da inanıyorum. Ayrıca beni destekleyecek arkadaşlarımın da beni sevenler olduğuna da inanıyorum. Benim öncelikli hedefim avukat arkadaşlarımla birlikte bir sevgi yumağı oluşturabilmektir. Meslektaşlarımdan kopuk bir yaşam tarzım ve hizmet anlayışım olamaz.  Bizim hizmet anlayışımızda çoğulculuk ön plandadır. Bölgeyi ilgilendiren önemli kararları sadece yönetim kurullarına bırakamayız. Önemli olaylarda yönetim kurulu kararını yeterli görmeyeceğiz ve gerekirse baroya kayıtlı tüm arkadaşlarımızla bir referandum yapacağız ve öyle karar alacağız.

Ne tür kararlarda referanduma gitmeyi düşünüyorsunuz?

Mesela baro binasının yapımını tüm meslektaşlarımıza sorabiliriz. Çünkü bu tüm meslektaşlarımızı ilgilendiren ve onların üzerine külfet yükleyen bir durumdur. Diyarbakır ve bölgenin önemli sorunlarıyla ilgili referanduma gidilebilir. Avukatlar arasında bir konsensüs oluşsun istiyorum. Zaten gerçek demokrasi de anacak bu şekilde olur. Seçilmişlerin değil seçenlerin demokrasisi gerçek demokrasidir. Bundan dolayı tüm avukat arkadaşlarımızın görüşlerine açığız.

Bir diğer projemiz ise adliye ve cezaevlerine şikayet kutuları koymaktır. Bir vatandaş adliyeye geldiğinde ve bir haksızlığa uğradığında muhatap bulamamaktadır. Bir hakim, savcı  ya da bir baro tarafından azarlanan bir vatandaş derdini anlatabilecek kimseyi bulamamaktadır. Adliye içindeki dilek ve şikayet kutusunda birikenleri baro yönetim kurulu değerlendirir ve ilgili kurumlar nezdinde başvurularını yapar. Böylesi bir denetim mekanizması olduğunu gören kamu çalışanları da vatandaşa hizmet konusunda daha dikkatli davranacaklardır diye düşünüyoruz. Biz bunun hukuk ihlallerinde caydırıcı bir rol oynayacağı inancındayız. Bu sayede keyfi uygulamaların önüne geçileceği inancındayız.

Bir başka ve kimi avukat arkadaşlarımızın uçarı bulduğu bir projeyi de açıklamak istiyorum. Memurların sahip olduğu Yeşil Pasaport uygulamasının avukatlar için de getirilmesini istiyoruz. Bir avukat memurdan alt düzeyde değildir.  Meslekte on yılını dolduran arkadaşlarımıza Yeşil Pasaport verilmesini ve bununla ilgili gerekli yasal düzenlemenin mecliste yapılmasını istiyoruz.

Neden on yıl şartı?

Çünkü meslektaşlarımız bu süre içinde kendilerini ispatlamış oluyorlar. Tabii bu ilk etap için düşünülen bir süredir, sonraki süreçte bu süre daha da azaltılabilir. On yıllık süreyi öngörmemizin nedeni meslektaşlarımız bu süre içinde,  tüm devletlerin gerek ekonomik, gerek psikolojik gerekse de sosyal  yönden rahatlıkla kabul edebilecekleri bir ziyaretçi konumuna gelebileceklerdir.

Bunun dışında CMK' da yapılmasını düşündüğümüz bazı düzenlemeler var. CMK, devletin zorunlu avukat atama sistemidir. Özellikle gece 24.00'dan sonra göreve giden kadın avukat arkadaşlarımızın yaşadığı sıkıntılar var. Bu konuda kadın arkadaşlara pozitif ayrımcılık yapacağız. Baromuzdan kadın arkadaşlar için araç ve şoför tahsis edeceğiz. Tabii aynı hizmeti beyan etmeleri halinde, gece geç saatte sıkıntı yaşayan erkek arkadaşlarımız için de sağlayacağız.

 Kadın avukatlar için pozitif ayrımcılıktan bahsettiniz, peki yönetiminizde kadın meslektaşlarınız var mı?

Kadın arkadaşlara görev verildiği zaman erkek arkadaşlardan daha başarılı olacaktır. Kadın avukatların başarısını adliyelerde görmekteyiz ama maalesef baro başkanlığı ya da yönetim kurulunda kadın meslektaşlarımızı göremiyoruz. Tabii bunun için de kadın meslektaşlarımızın yönetim kurulları ve başkanlık için öne çıkmaları gerekir. Ben kendi payıma yönetim için beş kadın meslektaşıma yer vermek istiyorum. Ancak bu benden çok onların adaylık için başvurmalarına bağlıdır. Maalesef kadın meslektaşlarımız bu konuda biraz çekimser davranıyorlar. Kimseyi zorla aday yapamazsınız. Ancak ben şahsen yönetim kurulunda kadın meslektaşlarımızın artmasını istiyorum.

Projelerimizden biri de baro bünyesinde kar amacı gütmeyen bir kreştir. Çocuklu meslektaşlarımız için  kreş hizmeti çok kolaylaştırıcı bir hizmet olacaktır. Yine baro üyelerimizin yaşlı anne ve babalarına hizmet verecek bir huzur evi de projelerimiz arasındadır. Yaşlılar ve çocuklarımız bizim için çok değerlidir. Toplumda en çok sahip çıkılması gereken iki uç, yaşlılar ve çocuklardır. Bir uçta yılların emeği vardır diğer uçta ise geleceğimiz vardır. Bu iki kesime de sahip çıkmalıyız. Yine, sağlık güvencesi olmayan meslektaşlarımız için de bir sağlık fonu oluşturmak gibi bir projemiz var. Buna ilişkin projemizi genel kurulda detayları ile açıklayacağım. Genel kurula kadar projelerimizi peyder pey açıklamayı sürdüreceğiz.

Tahir Elçi soruşturma dosyasının daha etkin bir şekilde takibine yönelik ek ne gibi etkinlikleriniz olacak?

Tabii Tahir Elçi cinayetinin üç yıl boyunca aydınlatılamamış olması adli açıdan büyük bir sorundur. Eğer seçilirsek, kurumlar nezdinde  bu soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmesi ve bir sonuca kavuşturulması için etkili baskı uygulayacağız. Neticede yapılan bir haksızlık ve oluşan bir mağduriyet varsa bunun giderilmesi gerekiyor. Biz Diyarbakır Barosu olarak başkanımızı kaybettik ve mağduruz. Devletin etkin bir soruşturma yaparak bu mağduriyeti gidermesi gerekiyor. Kimden, nereden gelirse gelsin bu saldırının biran önce açığa çıkartılmasını talep ediyoruz. Biz hukukçular olarak, gerçeğin açığa çıkarılmasını ve adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu bir suikast mıdır ya da kaza mıdır bunun somut belgelerle net bir şekilde aydınlatılması lazım.

Somut olarak neler yapacağınızı ne tür girişimlerde bulunacağınızı biraz açar mısınız?

Bu olayı biz basından öğrendik, takip ettik. Olayın oluş şeklinin nasıl olduğunu bilmiyoruz. Orada, olay yerinde olan tanıklar var. Tabii somut olarak yapabileceklerimizi eğer seçilirsek yönetim kurulu ile birlikte değerlendireceğiz ve ona göre bir karar vereceğiz. 

Son olarak meslektaşlarınıza, kamuoyuna bir mesajınız var mı?

Genel Kurullarımız bizim için çok önemlidir. Toplumun aynası olan avukatların yapacağı bu seçimler topluma da öncülük edecektir. Bana göre Genel ve yerel seçimlerden sonraki en önemli seçim baro seçimleridir. Çünkü barolar Türkiye siyasetine yön veren önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Mecliste de meslek itibariyle avukatların çoğunlukta olduğunu düşünürsek, Türkiye'nin siyasetini avukatların belirlediğini söyleyebiliriz. Hak savunucuları olan avukatlar diğer meslek gruplarına göre siyasete daha yatkındırlar. Bu nedenle baro seçimlerini yürütme seçimlerinin de bir aynası olarak görebiliriz. Diyarbakır Barosu bölge için de Türkiye için de çok önemlidir. Diyarbakır Barosunun misyonun da ağrılığının da çok iyi bilincindeyiz. Avrupa'nın da sayılı baroları arasında yer alan baromuz Avrupa'dan da ödül almıştır. Benim bir başkan adayı olarak seçimleri kazanıp kazanmamam önemli değildir önemli olan Diyarbakır'a ve bölgeye hizmettir. Bu hizmeti hangi arkadaşımız daha iyi yapabiliyorsa ben de onun arkasındayım. Tabii bu desteği ben de arkadaşlarımdan beklerim. Kimin başkan olduğunun önemi yok önemli olan daha iyi hizmet üretilmesidir.

Av. Cengiz Baysal Kimdir?

1975 Diyarbakır doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Diyarbakır'da tamamladım. Akara Hukuk Fakültesinden mezun oldum. 13 yıldır Avukatlık yapmaktayım.

Bu haber toplam 1931 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.