1. YAZARLAR

  2. Tahir Şilkan

  3. ORHAN KEMAL'İN YAZI KAYNAKLARI
Tahir Şilkan

Tahir Şilkan

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ORHAN KEMAL'İN YAZI KAYNAKLARI

A+A-

 

 

      Orhan Kemal, edebiyatımıza belleklerden silinmeyecek güzellikte ve sayısı oldukça fazla roman, öykü ve oyunla katkıda bulunmuş bir yazarımızdır.

 

     Toplumcu bir yazar, bilimsel materyalist dünya görüşüne sahip bir sanatçı olarak sanatının amacını, "insan soyunun, müspet bilimler doğrultusundaki koşullar içinde, en mutlu olmasını isteme çabası" olarak tanımlayan Orhan Kemal, sanatın bir propaganda aracı olduğunu ve sanatçının tutumunun düşündürücü, gerekiyorsa güldürüp ağlatarak düşündürmek olması gergktiğini ifade etmektedir.

 

                                  YAZMAKTAKİ AMACI

 

    Orhan Kemal bir söyleşisinde konularının genel kaynağını insan olarak açıklamıştır. Sanattaki amacını, insanlığın, insanlık tarafından , insanlık için yönetilme çabası adına sanat olarak  tanımlamış, önüne çıkan konular arasında seçme yaparken;

 

     Bu konuyu neden aldım?

     Niçin işleyeceğim?

     İşlemekten amacım ne?

     Daha açık bir deyimle, yurttaşlarımla insanlığa ne demek istiyorum?

     Ne demek isteyeceğim?

 

 sorularını sorduğunu ve bu soruların yanıtını aradığını ifade etmiştir.

 

                                                      YAZI KAYNAKLARI

 

     Orhan Kemal, hayatın bütün alanlarından yararlanmasını bilmiş, bunu başarabilmiş sanatçılardandır. Küçük memurluk, katiplik yaptığı fabrika, ırgatların, yoksul emekçilerin yaşadığı mahalle, gurbete çıkan, Adana'ya inen köylüler, çırçır işçileri, pamuk toplayanlar, patoz işçileri, ustalar, demiryolu işçileri, şimendifer grevine katılan - yön veren - emekçiler, onların anlattıkları, gördükleri, tanık oldukları, Onun yazı kaynakları olmuştur.

 

     Yazmak için yaşamak, duymak, halkı algılamak gerekir...Bir yazar için çok gereklidir halkın içinde kalabilmek...Ve halkın değişimini algılamak...Eskimemek için, hatta değişimi yakalamak, bu değişimin dışına düşmemek gerekir. Her gün çalışmak, her gün boğuşmak gerekir.

 

     Orhan Kemal, Bereketli Topraklar Üzerinde adlı Çukurova emekçilerinin destansı romanını hazırlarken, emekçilere şöyle seslenir:

 

 "...Diyorum ki, fabrikayı biliyorum. Depoda, mağazada, iplikte, sulamada çalıştım. Ama tarlayı? Çocukluğumda, babamın çiftliğinden şöyle böyle hatırlıyorum, ama yetmez! Gidip bir ırgat gibi Kalekapı'sında ( Adana'da ırgat pazarının kurulduğu yer) dikilmeli ha? Irgat başından iş istemeli. Sonra bir ağanın tarlasında kazmaya ( çapa işçiliği), pamuğa başlamalı ki yazacağım sahici olsun!..

 

     İsmail ustadan fabrikayı, Yunus ustadan ameleleri!.. Ali Şahin'den ırgatları, ırgatların traktör hikayelerini... Dinlemeli, Dayı Remzi, çiftlikleri anlatmalı ki...

 

    Irgatların hayatını, esrarı, kumar hikayelerini, patozun içtiği kanı, kundaklanan harmanı, fabrikanın mekikten geçen ipliğin bezini...

  Yaşamalı, görmeli, notlar almalı, sonra oturup Çukuroava'nın destanını yazmalı..."

 

     Orhan Kemal seslendiği hepsi dostu olan emekçilerin anlattıklarını dinlemiş, Kalekapısı'ndaki, Orosdibak meydanındaki işçileri, ameleleri gözlemlemiş, onların arasına karışmış, anlattıklarını duymuş, notlar almış ve yazmıştır. Sonra...

 

     Bereketli Topraklar Üzerinde'yi yazıp bitirdikten sonra bir gece Nadir'in kahvesinde; İsmail ustayı, Selahattin ustayı, Ali Şahin'i, Yunus ustayı, Osman Zenginler'i, Beethoven'i toplamış, çaylar, kahveler benden diyerek sabaha kadar onlara romandan parçalar okumuş.  İşçiler, Ustalar Onu dikkatle dinlemiş ve sonunda şöyle demişler: "...İyi yazmışsın Raşit! Ellerine sağlık. Söylediklerinin hepsi doğrudur. Hatta her bir şeyi söylememişsin bile. Çukurova'da öyle şeyler olur ki,  insanın nefesi kesilir, hepsini anlatsak bir değil beş roman yazarsın..."

 

      Orhan Kemal, gördüklerini, gözlemlediklerini, yaşadıklarını, anlatılanları harmanlamış ve yazmıştır. 

 

                                                    PATOZA VÜCUDUNU KAPTIRAN İŞÇİ

 

 Orhan Kemal'in Çukurova'daki fabrika ve tarım emekçilerini anlattığı romanlarında ve öykülerinde yer verdiği olaylar bir yönüyle anonimdir. Örneğin, Bereketli Topraklar Üzerinde romanının son bölümlerinde Pehlivan Ali'nin ağır çalışama koşulları nedeniyle vücudunu patoza kaptırıp kan kaybından yaşamını yitirmesi olayı, Orhan Kemal'den çok önce röportajlarla, gazetecilikle yazarlığa başlayan Reşat Enis'in Toprak Kokusu romanında anlatılmıştır. Reşat Enis Adana'da yazdığı bu romanda, gazetecilik yaparken röportajlarda anlatılan bu patoza vücudunu kaptıran emekçi olayını bir anekdot olarak romanında anlatmıştır.

 

      Toprak Kokusu 'nun Evrensel Basım Yayın tarafından yayınlanan baskısının 146, 147. sayfalarında anlatılan bu tüyler ürpertici kaza, Orhan Kemal tarafından Pehlivan Ali'nin başına gelen iş cinayeti olarak destanlaştırılmıştır. Reşat Enis, olayı iki üç paragrafta anlatırken, Orhan Kemal patoz cinayetini öncesi ve sonrası ile 11 sayfada anlatmış, ağaların sömürüsünün, ağır çalışma koşullarının  sonucunu belleklerden silinmeyecek biçimde ve ayrıntılı olarak anlatmıştır.

 

                                                         BİR ÖLÜYE DAİR

 

    Orhan Kemal'in Ekmek Kavgası adlı öykü kitabında yer alan, ilk kez,  Yürüyüş Dergisi'nin Haziran-Temmuz 1943 sayısında yayınlanan " Bir Ölüye Dair" adlı öyküsü, kocası askerde olan  üç çocuklu iplikhane işçisi Zehra'nın kendini asmasını anlatır.

 Yayınlandığı zaman ses getiren ve Nazım Hikmet'in de çok beğendiği öyküde anlatılan olay, Reşat Enis'in Toprak Kokusu romanında; Altıncı bölümün başında dul Zeynep'in hikayesi olarak kısaca anlatılmıştır. 

 Orhan Kemal, öykünün geçtiği çevreyi, ölü evini, komşu kadınları, fırıncıyı, savcıyı, çocukları gözlem gücünün farklılığıyla anlatır. Giriş, gelişme, sonuç olarak kurgulanan öykü, eksiksiz biçimde anlatılmıştır.

 

                                                         YAŞAR KEMAL'LE TANIŞMA

 

  Orhan Kemal, baba ocağından hayata atılışına, ekmek kavgasından  ünlü bir yazar olana dek geçirdiği acı ve sevşnç dolu yıllarını Nurer Uğurlu'ya anlatmış, Nurer Uğurlu da anlatılanları ve araştırmalarını, Orhan Kemal'in İkbal Kahvesi adlı anı-romanında yazmıştır.

       Orhan Kemal, Nurer Uğurlu'ya ünlü yazar Yaşar Kemal'le tanışmalarını ayrıntılı bir biçimde anlatır. Orhan Kemal'in Yaşar Kemal'i ilk tanıyışı, birlikte gittikleri çay ocağı, meyhane, Aşık Kemal'in anlattıklarını dinlemesi,  "Orhan Kemalin İkbal Kahvesi" kitabında okunabilir. 

     Orhan Kemal, Yaşar Kemal ile ilk tanıştıkları gün yaşananların önemli bir bölümünü satır satır,  "Eskici ve Oğulları" romanında, eskicinin büyük oğlunun hikayesi olarak yer verecektir.  Zaten Orhan Kemal, Nurer Uğurlu'ya, Topal Eskici'nin babasına benzediğini söyleyecektir.

"...Topal Eskici bir parça babama benzerdi. O da onun gibi tok sözlü. Onun gibi lafı ağzında. Topal Eskici vatanın kurtuluşu için bacağını verenlerdense, babam da kendini feda edenlerden biridir..."

 

                                                                                   &&&

 

    Orhan Kemal, çok iyi tanıdığı, hayatı onlar gibi yaşadığı, acılarını onlar gibi çekmiş olduğu insanların maceralarını , nedenlerini ve sonuçlarını ortaya koyarak anlatmıştır.  İşçilerin emekçilerin sömürülmeleri, çalışma ve yaşam koşulları, ezilmeleri ve direnişleri Orhan Kemal'in kendi dramı olarak yazılmış ve destanlaştırılarak anlatılmıştır.

 

 

Bu yazı toplam 1065 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.