1. YAZARLAR

  2. NURİ SINIR

  3. OYUN İÇİNDE OYUN
NURİ SINIR

NURİ SINIR

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

OYUN İÇİNDE OYUN

A+A-

Ben,Hopa'da gerici faşist provokatörlerin,gençlere saldırması,tahrik,şiddet ortamı yaratmaya dönük faaliyetleri karşısında,Hopa meydanında toplanıp provokatörlere karşı ders verircesine yapılan konuşma ve gösterilen kararlılık ile ilgili aşağıdaki yazıyı yazarken, Adana ve Mersin'de HDP bürolarına yönelik yapılan bombalama eylemi gündeme oturdu.Öncelikle,nerede olursa olsun,bu hassas seçim döneminde,karanlık odaklarca yapılan ve yapılma devamlılığı gösteren bu vahşi ve insanlık düşmanı eylemleri lanetlemek,insanım diyen herkesin görevidir.Tesadüf eseri bu bombalamalarda kimsenin ölmemesi en büyük tesellidir.

Hopa'da daha evvel yaptıkları gibi,sokak aralarında devrimci gençlere haince saldıran bu provokatörlere karşı,Hopa halkı,önlerindeki polis barikatına karşı,bir gencin aracılığıyla  bu provokatörlerin yaptıkları pislikleri gür bir sesle haykırıyordu.

Onları ortaya koydukları bu tavırlarından dolayı kutluyorum.Kim olursa olsun, Kürd,Laz,Türk,Hemşinli,Arhavi'li,ne,nereli,ne olursan ol,önce İnsan olmayı becer.İnsan olmayı öğren.

Hopa'lının şikayeti ne?

Suyuna, çayına,huzuruna,halkına sahip çıkarken, karşılarına çıkarılan insanlık düşmanlarının saldırısı ve provokasyon ortamının yaratılması.

Bu ülkede, bunlar hep yapılmadı mı ?

Yapılmıyor mu?

Halkı, halkları bayrak yakmalarla, yalan ve provokasyonlarla birbirlerine kırdırmadılar mı? Kırdırmıyorlar mı?

Bu günün tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı bile miting meydanlarında,sözüm ona açılış töreni adıyla konuşma platformlarında,elinde Kuran ne arıyor?

Bayrak, bu ülkede kimin tekelinde?

Kimin adına kayıtlı?

Kimin zimmetinde?

 Kuran bu ülkede kimin adına kayıtlı, kimin zimmetinde?

İnsanların inancı ve kutsal değerleriyle,bu kadar oynama hakkını kim,kimler onlara verdi,Veriyor.?

 

MHP'lilik adına,bayrağı,kuranı,vatan sevgisini bahane ederek,üniversitelerde, cadde ve sokaklarda insanlara saldıranlar,geçmişlerine,1980 öncesi siyasal iktidarlarca aynı şekilde kullanılan,öldürmelerine,öldürülmelerine göz yuman efendilerinin,işleri bitince 12 eylül askeri darbesinden sonra istanbul harbiye kışlasında,Ankara Mamakta kendilerine yapılan işkenceleri ve idam edilen arkadaşlarını hatırlasınlar.Kendileri hatırlayacak yaşta değillerse, o dönemi yaşayan abileriyle konuşsunlar.Abi bulamıyorlarsa,ben onlara Harbiye kışlasında işkencenin her türlüsüne uğrayan ve çeken bir abilerini hatırlatayım.

Adı,Yılma Durak. Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı Alp Arslan Türkeşin, 1980 öncesi genel başkan yardımcısı.Namı diğer Doğunun Başbuğu.Erzurumlu.Gidip onunla konuşsunlar.Ondan alacakları çok ders,çok nasihat var.Aynı dönem,aynı yerde,Harbiye kışlasında,ayrı hücrelerde, beraber kaldık.Gitsinler ona,onu dinlesinler.Bu Ülkede birileri,Ülkücüyüm diyenleri nasıl kullandı,işleri bitince paçavra gibi nasıl bir kenara attı. Hopa'lı gencin,Hopa meydanında,bu cesurca konuşması takdire şayandır. Kendisine, kendilerine bir abi nasihatım: Efendilerinin yaratmaya çalıştığı provokasyonlara karşı duyarlı olmalı,onlarla çatışma minderine mümkün olduğunca gelmemeliler.Çünkü görünen o ki,bu ülkeyi soyup soğana çevirenler,içine girdikleri girdaptan kurtulmak için,yarasalar gibi kan dökmeye muhtaçlar.Hırçınlıkları,meydanlardaki haykırışları bunun göstergesidir.Dökülen ve dökülecek her damla kan onlar için gıdadır,paradır,servettir,saraydır,sahillerin yağmalanması, doğanın tahribatı, ekolojik dengenin bozulması ve tüm bunlar için kendilerine kalkan ettikleri vatanın,çölleşmesi,insanın köleleşmesi,gelecek kuşakların yaşamasını dahil ipotek altına almasıdır.Her türlü pislik,vatan,bayrak,kuran bahane edilerek yapıldı bu ülkede.

 

Sağ,sol diye insanları birbirlerine öldürttüler.1980 yılında palyaçoları ile yaptıkları askeri darbe neticesinde, Kürd'lere yöneldiler.Ülkeyi ve özellikle Kürdistan bölgesini cehenneme çevirdiler. Ceza evlerini ve bölgenin tümünü işkence haneye çevirdiler. Katliamlar yaptılar, sürgünler yarattılar, ormanları yakıp yıktılar, faili meçhul (yapanları belli) cinayetlerle tüm ülkeyi, özellikle bu Ülkede yaşayan Kürd'leri korku çemberi ile sarıp sarmaladılar.

 

Şimdi isteyerek girdikleri Ortadoğu batağında,tek emelleri Kürd'lerin kazanımlarını nasıl engelleyecekleri hesabıyla oyun içinde oyun tezgahlıyorlar. Bu seçimin kendisi bile bir tezgah seçimidir. Kurdukları senaryonun halka ve halklara onaylatılmasıdır. Çözüm süreci diye yaptıkları, yapmak istedikleri, Kürd halkının entegre edilmesidir. Verecekleri, verdikleri hiç bir şey yok. Sanki Kürd halkına sadaka veriyorlar.

 

Demokrasi, hak, hukuk, anayasa, geçin bunları. 2002 yılından beri,üç dönemdir iktidarda olan bu hükümet ve partisi değil mi ?

Her seçimde yeni anayasa tartışması yapılmadı mı?

Şimdide aynı vaatlerle bu halk kandırılmıyor mu?

Halen bu ülkede 1980 askeri rejiminin anayasasıyla bu ülke yönetilmiyor mu?

 

Sonuç:Çözüm bu ülkede yaşayan halkların kendi iradelerini tüm bu tezgahçıların elinden kurtarmasıdır.İnsan olduğunu,insanca yaşama iradesini göstermesidir.Onlar kapalı kapılar arkasında her türlü tezgahı örer,meydanlarda da Hacivat-karagöz gibi bağırırlar. Kavga ettiklerini sanırız. Aslında senaryoyu beraber yazmış, beraber oynuyorlar. Halkı da bu oyunun içinde istedikleri gibi figüran olarak oynatıyorlar. Hopalıların ortaya koyduğu tavır bu oyunu bozmadır. Onun içinde sizleri kutluyor, tümünüze, bu oyunları bozmaya çalışan tüm Türkiye halkları mensuplarına başarılar diliyorum.

 

Bu yazı toplam 7878 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.