1. YAZARLAR

  2. İshak Karakaş

  3. Özür dilemek
İshak Karakaş

İshak Karakaş

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Özür dilemek

A+A-

 

Bundan birkaç yıl önce moderatörü olduğum Nabız adlı haftalık televizyon programında, 24 Nisan haftasına denk geldiği için konuklarımızın ve izleyicilerimizin önünde dedem adına Ermeni halkından özür dilemiş, 1915 Ermeni Soykırımı'nın kurbanlarını saygıyla yad etmiştim. Doğduğum toprakların ve ailemin, aşiretimin tarihiyle özellikle ilgiliyimdir. Hem bu konuda elime geçen kaynakları okurum hem de başta annem olmak üzere çevremdeki ihtiyarları dikkatle dinler, onlara hayatlarını anlattırır, bir çeşit sözlü tarih araştırması yaparım. Biliyordum ki, dedem ve onun yaşıtı birçok Kürt, 1915 Ermeni Soykırımı'na bir şekilde uzaktan ya da yakından katılmışlardı. Yaptığını meşrulaştırmaya çalışanını da gördüm, utançla bu konuda susanını da. Neyse ki Kürtler'in büyük çoğunluğu artık Ermeni halkından özür diliyor.

Diğer taraftan ben annemin çocukluğunda hayatını kurtaran Ermeni komşularını gözyaşları içinde anlatışına da tanık oldum. 98 yıllık ömrünün en güzel anılarını anlatıyor gibi anlatır annem, anneannemin Ermeni komşuları ile farklı dinlere mensup olmaları üzerinden şakalaşmalarını, birbirlerinin dini bayramlarında evlerine yaptıkları bayram yemeklerini göndermelerini.

Bu güzel coğrafyayı bu milliyetçilik, dincilik, ayrımcılık mahvetti. Çölleştirdi.

Bu tekçilik bir gün bu topraklarda en sona kalanları delirtecek böyle giderse.

Eğer bizler çoğulcu bir toplum kuramaz, bir arada kardeşçe yaşamanın formülünü bulamazsak.

Atalaramız bize bir kardeşlik coğrafyası bırakmadı, peki, biz çocuklarımıza, torunlarımıza nasıl bir ülke bırakıyoruz?

Aslına bakarsanız bugün Türkiye'nin sorunlarının hepsi geçmişle yüzleşememesinden kaynaklanıyor.

Çünkü geçmişle yüzleşme sadece mağdurların sorunu değil. Mağduriyete sebep olanlar da geçmişle yüzleşmedikçe doğru yolu bulamıyor. Gerçekle sağlam bir bağ kuramıyor.

Geçmişle yüzleşmemek toplumlar açısından da problemli bir durum.

Geçmişle yüzleşmemek ve mensup olduğu halkın bir kuşağının sebep olduğu mağduriyeti kabul etmemek, o halkın saygınlığına darbe vurur.

İnkar eden, bir yandan da "gerekirse yeniden yaparım" demek istiyor gibidir.

Geçmişte yaşanmış bir katliam veya soykırımı inkar etmek, özür dilememek bu yapılanın suç olduğunu da inkar etmektir.

Türkiye toplumu 21'inci yüzyılda geçmişin suçlarıyla yüzleşerek, demokrasi ve barış yönünde adımlar atabilir.

Ve bu ülkenin buna çok ihtiyacı var.

24 Nisan 2010 günü, akşam üzeri Taksim meydanında sessizce oturmuş ve 1915'de hayatını kaybeden Ermenileri anmış, Ermeni halkından özür dilemiştik. Bu bir ilkti Türkiye'de.

Ama ne Hrant'ın katlinin ardından harekete geçen vicdanlı insanların ne meydanlardaki anmaların ne de ülkede yükselen barış taleplerinin gücü şimdilik devlete yetiyor. Geçmişin katliamlarıyla yüzleşemeyen devlet ben bu yazıyı yazdığım saatlerde Rojava ve Şengal'i bombalıyordu. Oysa oraların halkları da soykırımların, katliamların defalarca mağduru olmuştur. Gelecekte bu acılardaki sorumluluklarını da mı inkar edecekler?

24 Nisan 1915'in acılarıyla yüzleşme bu ülkede barışın şartı olmuştur.

Bu yazı toplam 7367 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.