1. YAZARLAR

  2. Bedros Dağlıyan

  3. PARAMAZ YOLDAŞIN YOLCULUĞU
Bedros Dağlıyan

Bedros Dağlıyan

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

PARAMAZ YOLDAŞIN YOLCULUĞU

A+A-

                          

                                                                  

 Kobani’nin Miştenur Tepesinden ve Beyazıt Meydanından yüzyıl ara ile iki ayrı yoldaş Paramaz devrimciliğin en idealist ve en savaşçı ruhuyla haykırıyorlardı…  Teslim olmadan, devrimci dayanışmanın en güzel zamanlarını yaşamış ve yaşatmıştılar… Tüm Türkiye halkı ve tüm devrimciler tarihin bu cesuryürek devrimcilerini evrensel insanlığın yüce duygularıyla selamlıyorlardı.

Eski bir devrimcinin ismini taşıyan Suphi Nejat (Paramaz Kızılbaş) Ağırnaslı ölümünden hemen önce vasiyetinde şöyle seslenmişti:

"Sevgili dostlarım, "Türkiye'nin batısında sıradan emekçi insanların hayatını büyüleyecek, sıradan kahramanlar çıkaracak büyük bir çıkışın tohumlarını, hakikat arayıcılığının öncü ve artçı örgütünü yaratmanız dileğiyle...”

Kısa ve öz ve yalın bir seslenme ki ancak evrensel düşünceye sahip bir devrimci böyle düşünüp, seslenebilir.

Matteos Sarkisyan; nam-ı diğer Paramaz Yoldaş ise 1863 yılında Megri’de doğup büyüyüp öğretmen olan, sonra da dönemin devrimci hareketlerini benimseyip Sosyalist Hınçak Partisine katılmış ve İstibdadın ağır koşullarına karşı ezilen Ermeni Halının yanında olmuştur.

Van ilinde Osmanlı polisince yakalandığında, mahkemede şöyle hitap edecekti: “Bizim istediğimiz eşitlik. Katı milliyetçi değiliz. Bizim talebimiz; Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Laz, Ezidi, Süryani, Arap ve Kıptilerle birlikte eşit koşullarda yaşamaktır. Bu hedefe devrimciliğimin bütün kalbiyle inanıyorum…

Osmanlı ise devleti Türkçülüğe doğru götürüyor. Biz kışkırtıcı ve serseri değiliz. Halkı sömürmek demek, halkın sahip olduğu anayasal hakları ortadan kaldırmak demektir. Biz dünya tarafından tanınan ihtilalcileriz.” O sırada mahkeme birkaç kez durmuş Rus Elçisinin telkinleriyle devam etmişti.

Bu savunma Hınçak Partisince en parlak savunma seçilmiştir.

Bizi bu yola hükümetin inanılmaz zulmü itmiştir. Son dört yıl boyunca 175 bin Ermeni katledilmiştir. 80 bin aile mağdur olmuş, 2500 köy yakılmıştır.( Sanırım bu size yabancı gelmemiştir.) Zengin Ermeni aileleri Saadettin, Zeki ve Kürt Bahri Paşalar ve diğerleri eliyle katledilmiştir. Köylülerin birçoğu çeşitli işkencelerle katledilirken, Muks kaymakamı kendilerini koruyamayacağını iletmiştir. 570 Ermeni kilisesi ve 80 manastır soyulmuş papaza ve halka eziyet edilmiştir. Alabildiğine vergiler alınarak halk mütemadiyen soyulmuştur. Süt çocuklarından dahi askerlik vergisi alınmıştır. Hamidiye alayları ve tütün kolcuları halkın üzerine kırbaç görevi görmektedirler. Bunlar halkın ve namusunun düşmanıdırlar. Kolcular ve Hamidiye Osmanlı’nın o yüzyıldaki en muhteşem icadıdır.” (Bugün de)

“Halkın saadeti için taleplerimiz şunlardır: 1- Vicdan hürriyeti 2-Basın hürriyeti 3-toplantı ve ifade özgürlüğü 4- Can, mal ve ırz güvenliği 5-  Vasıtalı vergilerin kaldırılması”

Bunları alamayacağını ifade eden Mahkeme reisine ise şöyle seslenmiştir.” Biz milliyetçi ve şoven değiliz. Halk dostlarıyız. Hükümranlığınızı devam ettirmek istediğinizi biliyoruz. Bizim istediğimiz halkların kendi yöneticilerini özgürce seçmeleridir. Bize istediğiniz hükmü verebilirsiniz. Hükümlerinizi küçümsüyor ve size iade ediyoruz. Halkların düşmanı olan sizler bir gün cezalandırılacaksınız. Yaşasın Devrim, yaşasın Hınçak Cemiyeti!”

Daha sonra 1908 Meşrutiyetinden sonra İstanbul’a gelen Paramaz Hayr Siva adıyla  Aravelk Gazetesinde mizah yazıları yazmaktadır. O sırada bütün Hınçak üyeleri ve Paramaz  sıkı bir denetim altındaydılar. Mısır’dan döndüğü bir sırada İttihatçı liderlere suikast ihbarı sebebiyle daha sonra Yargıtay başkanı oalcak Mehmet Reşat Mimaroğlu tarafından onları satan Ermeni bir muhbir sayesinde yakalanacaktırlar. Aynı zamanda 1915 24 Nisan’ın da Ermeni aydın ve ileri gelenlerinden oluşan 300 kişi de Mehmet Reşat tarafından gözaltına alınacaktır. Paramaz ve diğer gözaltına alınan yoldaşlar Talat Paşa’ya suikast yapacakları dolayısıyla alınmış olduğundan Avrupa’ya Ermeni katliamının nedenlerinden olan ‘arkadan vurdular’ hükmünün ispatı gibi alınacaktır. Hapiste bulunan Paramaz İstanbul Patriği olan Zaven Der Yeğyayan’a gönderdiği mesajda şöyle yazmaktadır: “Acele edin öz savunmayı takviye edin. Katliam Ermenilerin kapısında”

19 Nisan 1915 tarihinde açıklanan iddianameyle Mülkiye Ceza Kanununun 45, 55 ve 58. Maddeleriyle Divan- Harp örfi Dairesince yargılanacaktırlar. O sırada 24 Nisan’da Ermeni aydın ve ileri gelenleri tutuklanıp Çankırı ve Ayaş’a sürgün edilecektir. 10 Mayıs’ta başlayan mahkeme 10 gün sürecek Ajan Arşavir Sahakyan ve yine yargılanıp serbest bırakılan Gohak Gazetesi sahibi Hımayak Aramyan’ın işbirlikçi tutumlarıyla işkence görecektir. Silahlı örgüt durumuna sokulmak suretiyle cezalandırılmak istemektedirler. Bağımsız Ermenistan mı kurmak istiyorsunuz dşyen reise şöyle seslenecektir.

“Bizim için bir vatan yoktur. Biz sosyal demokratız. Biz bütün insanlığın kurtuluşu için çalışıyoruz; vatanımız bütün dünyadır” diyecektir. Sonra da kendisini ülkeyi parçalamakla suçlayan Hurşit Bey’e şöyle diyecektir.

“Siz ülkemizi bundan 600 yıl önce işgal ettiniz. Halkımızı sürekli katliamlarla imha etmeye çalıştınız. Şimdi Osmanlı vatanını bir Türkiye’ye dönüştürme çabasındasınız. Siz bunları yaparken değil de biz kendimizi savunurken mi suçlu oluyoruz. Cezaevinde her gün okuduğumuz Sabah Gazetesinde Ermeni olduğunu iddia eden yazarlar Müslüman cihadını göklere çıkarmaktadır. Arşavir Sahakyan da bir Ermeni’dir. Tıpkı size hizmet veren diğer Ermeniler gibi… Ben bu ülkeden ayrılmak istemiyorum. Tersine bu ülke beni reddederek kendisini benden ayıran bir ülkedir.

27 Mayıs 1915 günü 22 yoldaşıyla birlikte Paramaz idama mahkûm oldu. Paramaz darağacına çıkarıldığında şöyle haykıracaktır: “Siz sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla. Yarın Ermenilik özgür ve sosyalist Ermenistan’ı selamlayacaktır. Yaşasın sosyalizm!”

 

 

 

Bu yazı toplam 662 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.