Nimetullah Yıldız

Nimetullah Yıldız

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

PARAMPARÇA

A+A-


Bana " en sevdiğin kelime nedir ? "diye sorsaydılar . Muhakkak ki bu soruya " paramparça diye cevap verirdim . Hayatı , bu kelimeden daha iyi tarif eden bir kelime duymadım . Hangi açıdan bakarsam bakayım hep aynı neticeye varırdım , Bu hayat paramparçaydı ve de her parçasında aynı hakikat vardı. Nereye bakarsam bakayım ! Nereden bakarsam bakayım ! Neresinden bakarsan bakayım , bu hayat hep paramparçaydı ! Hangi parçasına dokunsam , hangi parçasına baksam , hangi parçasını görsem, hangi parçasına körsem ; aynı paramparçalığı anlatır , aynı paramparçalığı tarif ederdi . Her parçası aynı şeyi anlatırdı . Her parçası aynı şeye ağlatırdı .Her parçası aynı hakikati anlatmaktaki çırpınışın bir parçasıydı .Ve de bu paramparçalık tek kelimede buluşurdu ; O da " Paramparça " ydı !
" Bir hikayen var mı ? " diye sorulmamalı hiç bir insana . Vardı elbette herkesin bir hikayesi . Vardı elbette herşeyin bir hikayesi . Ve de tüm bu hikayeler , aynı paramparçalığın , aynı acının ifadesi . Tüm bu hikayeler tek kelimeye çıkardı o da " Paramparça "ydı. " Mesela " diye başlayan her cümlenin hakikati anlatışındaki çıpınışına ortak olan bu meselelerin benzersiz bir kelimesi vardı . O da " Paramparça "ydı .
Bu hayat paramparçaydı .Yıllarıyla , mevsimleriyle , geceleriyle gündüzleriyle ; saatleri , dakikaları , saniyeleriyle her parçası başka bir zamandı .Her parçası başka bir andı . Her anı hiç bir anına benzemeyen bir hayattı ki benzersiz bir paramparçalığın izahını yaşatırdı .
Bu hayat paramparçaydı . Yerleriyle gökleriyle anlatırdı kendini .Yere göğe sığdıramadıklarımızın , yere göğe sığmaz yalanlarının yaşattığı yanılgılarla ; göklere çıkardıklarımızın , yerle bir edişlerindeki yenilgilerle doluydu .
Kelimelerin Kıyameti adlı romanın gizemli karakteri Robin de aynı fikirdeydi . Ona göre de bu hayat paramparçaydı ve de her parçasında aynı hakikat vardı . Kendinden ayırmadığı dostu Henry'e bir keresinde şunları söylemişti.
Bu hayatın ucundan tutabileceğin bir tarafı yok , Henry .
Tutunacak hiç bir dalının olmadığını kurumuş yapraklardan öğreneceksin.
Sonbaharın yaprak yaprak anlattığı bu gerçeği ;
güvendiğin dağlara yağan karlarla örtemeyeceksin.
Elle tutulur bir tarafı yok bu hayatın , Henry .
Bir elinle diğer elini tutarsın elin elinde kalır ;
ve de hayatın elinde olmayan tarafını
belkide en güzel bu anlatır .
Robin Malum bar'ın penceresinden derin derin bakıp dostu Henry'ye döner ve de sözlerine şöyle devam ederdi .
Musa'nın asası ne ki Henry .
En fazla denizi ikiye bölerdi.
Öyle gidişler bilirim ki !
Tüm bir hayatı paramparça ederdi .
Sonra Robin Henry'nin gözlerine tüm bir hayata bakar gibi bakar ve de şunları söylerdi :
" Bu hayatın her parçasında o var Henry . Ve de bu hayat paramparça . "

 

 

Bu yazı toplam 1071 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.